ayrım ile cümle

ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.Hoje, todos os dias, 9000 africanos contrairão o HIV graças à estigmatização e falta de informação.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.Hoy, cada día, 9.000 africanos más contraerán VIH por el estigma y la falta de educación.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.Tänään, joka päivä, 9000 afrikkalaista saa HIV-tartunnan ennakkoluuloista ja koulutuksen puutteesta johtuen.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.Vandaag, elke dag, lopen 9000 Afrikanen hiv op door stigmatisering en een gebrek aan onderwijs.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.Σήμερα, κάθε μέρα, 9.000 επιπλέον Αφρικανοί κολλάνε HIV εξαιτίας του στιγματισμού και της έλλειψης παιδείας.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.היום כמו בכל יום, עוד 9000 אפריקאים ידבקו בווירוס עקב סטיגמות ומחסור בחינוך.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.اليوم، وكل يوم، 9,000 أفريقي إضافيين سيصابون بمرض الايدز وذلك بسبب وصمة العار وقلة التعليم.
Bugün, her gün 9,000 Arfikalı daha eğitimsizlik ve ayrımcılık yüzünden HIV'e yakalanmış olacak.差別と教育不足が原因でHIVに感染するだろう 何度も言おう 社会問題じゃない 緊急事態だ
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Asta arată că societatea indiană discriminează sistematic și dezavantajează femeile.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Det visar på ett systematiskt förtryck och diskriminering av kvinnor i det indiska samhället.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Esto muestra la discriminación sistemática y los prejuicios de la sociedad india contra la mujer.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Es zeigt systematische Diskriminierung und Vorurteile in der indischen Gesellschaft gegenüber Frauen.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Het toont de systematische discriminatie en vooroordelen tegen vrouwen aan in de Indiase samenleving.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Il montre la discrimination systématique et les préjugés dans la société indienne envers les femmes.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Ini menunjukkan diskriminasi sistematis dan bias dalam masyarakat India terhadap wanita.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.이는 인도 사회에서 여성에 대한 구조적인 차별과 불평등을 보여주는 사례입니다
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Megmutatkozik a szisztematikus diszkrimináció és előítélet az indiai társadalomban a nőkkel szemben.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Mostra a discriminação sistemática e os preconceitos na sociedade indiana, contra as mulheres.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Mostra la discriminazione e i pregiudizi della società indiana nei confronti delle donne.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Nó cho thấy sự phân biệt đối xử và thành kiến ở xã hội Ấn Độ về phụ nữ.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.To kaže na sistematično diskriminacijo in zapostavljanje indijske družbe do svojih žensk.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Ukazuje to systematickou diskriminaci a zaujetí oproti ženám v indické společnosti.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Ukazuje to systematyczną dyskryminację i uprzedzenia w indyjskim społeczeństwie wobec indyjskich kobiet.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Δείχνει τις συστημικές διακρίσεις και προκαταλήψεις στην Ινδική κοινωνία κατά των γυναικών.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.И този модел демонстрира систематичната дискриминация и предразсъдъци в индийското общество спрямо жените.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.Оно указывает на постоянный уровень дискриминации и предубежденности против женщин в индийском обществе.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.זה מעיד על הטיה ואפליה שיטתיות בחברה ההודית כנגד נשים.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.فهي تعكس التمييز الممنهج والتحيز في المجتمع الهندي تجاه المرأة.
Bu Hint toplumunda kadına karşı sistematik bir ayrımcılık yapıldığını gösteriyor.組織的な差別と偏りが あることを意味します よい知らせとして
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.A tak hádzali losy o poradie svojej služby spolu, jako malý, tak veľký, majster s učňom.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Au tras la sorţ pentru slujbele lor, mici şi mari, învăţători şi ucenici.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Chúng đều bắt thăm về ban thứ mình, người lớn như kẻ nhỏ, người thông thạo như kẻ học tập.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Chúng đều bắt_thăm về ban thứ mình , người_lớn như kẻ nhỏ , người thông_thạo như kẻ học_tập .
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.De kastede Lod om Ordningen af Tjenesten med lige Kår både for små og for store, Mestre og Lærlinge.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.De zangers kregen hun eigen taak door het lot toegewezen, waarbij niet werd gelet op rang of stand.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.És sorsot vetének a szolgálat sorrendjére nézve, kicsiny és nagy, tanító és tanítvány egyaránt.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Ils tirèrent au sort pour leurs fonctions, petits et grands, maîtres et disciples.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.I miotali losy, straż przeciwko straży, tak mały jako i wielki, tak mistrz jako i uczeń.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.In žrebali so zavoljo svoje službe, vsi enako, mali in veliki, učitelj in učenec.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.이 무리의 큰 자나 작은 자나 스승이나 제자를 무론하고 일례로 제비 뽑아 직임을 얻었으니
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Og de kastet lodd om hvad de skulde ivareta, den minste så vel som den største, læreren så vel som lærlingen.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Per i loro turni di servizio furono sorteggiati i piccoli come i grandi, i maestri come i discepoli
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Tedy metali losy, houf držících stráž naproti druhému, jakž malý, tak veliký, mistr i učedlník.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Und sie warfen das Los über ihre Ämter zugleich, dem Jüngeren wie dem Älteren, dem Lehrer wie dem Schüler.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.Και ερριψαν κληρους περι της υπηρεσιας, εξ ισου ο μικρος καθως ο μεγαλος, ο διδασκαλος καθως ο μαθητης.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.А те хвърлиха жребия за реда на служението си, малък и гялам, учител и ученик, наравно.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.И бросили они жребий о череде служения, малый наравне с большим, учители наравне с учениками.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.ויפילו גורלות משמרת לעמת כקטן כגדול מבין עם תלמיד׃
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.والقوا قرع الحراسة الصغير كما الكبير المعلم مع التلميذ.
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.這 些 人 無 論 大 小 、 為 師 的 、 為 徒 的 、 都 一 同 掣 籤 分 了 班 次
Bunların her biri, büyük küçük, öğretmen öğrenci ayrımı yapılmaksızın, görev dağıtımı için kura çekti.這些 人 無論 大小 、 為師 的 、 為徒 的 、 都 一同 掣籤 分 了 班次
Bu problemi çözmek için, dördüncü satırda bir koşul ya da ayrım ekledik.이 특정한 문제를 해결하기 위해 네 번째 줄에 하나의 조건을 도입했습니다. 다른 표현으로 곁가지(branch)라고 하는데,
Bu problemi çözmek için, dördüncü satırda bir koşul ya da ayrım ekledik.By rozwiązać ten problem wprowadziliśmy w wierszu 4 warunek, znany jako rozgałęzienie.
Bu problemi çözmek için, dördüncü satırda bir koşul ya da ayrım ekledik.כדי לפתור את הבעיה הזו, אנחנו מציגים בשורה 4 תנאי, שידוע אחרת כענף,
Bu problemi çözmek için, dördüncü satırda bir koşul ya da ayrım ekledik.لحل هذه المشكلة قمنا في السطر الرابع بإضافة شرط، أو ما يسمى بـ"فرع"
Buradaki cinsiyet ayrımcılığı için özür dilerim sizden, ama aynen bu şekilde gerşekleşti bu konuşma.Elnézést a szexista vonatkozásért, de valójában ez történt.
Buradaki cinsiyet ayrımcılığı için özür dilerim sizden, ama aynen bu şekilde gerşekleşti bu konuşma.Ich entschuldige mich für dieses sexistische Gespräch, aber so ist es wirklich geschehen.
Buradaki cinsiyet ayrımcılığı için özür dilerim sizden, ama aynen bu şekilde gerşekleşti bu konuşma.Îmi cer scuze pentru conversaţia sexistă de aici, dar chiar aşa s-a întâmplat.
Buradaki cinsiyet ayrımcılığı için özür dilerim sizden, ama aynen bu şekilde gerşekleşti bu konuşma.Jag ber om ursäkt för den sexistiska konversationen, men det var så det gick till.
Buradaki cinsiyet ayrımcılığı için özür dilerim sizden, ama aynen bu şekilde gerşekleşti bu konuşma.Je m'excuse pour cette discussion sexiste, mais c'est vraiment arrivé comme cela.
İlgili Sayfalar