ayrım ile cümle
ayrım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Poate că am nevoie de o definiție a vieții pentru a face o astfel de distincție.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Talán mégiscsak szükségem van az élet meghatározására ahhoz, hogy ilyen jellegű különbséget tudjak tenni.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Tal vez se necesita una definición de -vida- para poder hacer ese tipo de distinción.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Vielleicht brauche ich docch eine Defintion des Lebens, um diese Unterscheidung zu machen.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Μάλλον χρειάζομαι έναν ορισμό για τη ζωή έτσι ώστε να κάνω αυτόν το διαχωρισμό.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Возможно, действительно нужно точное определение жизни, чтобы принимать такие решения.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Може би аз все пак имам нужда от определение на живота, за да мога да направя такова разграничение.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.Можливо, мені і справді потрібне визначення життя для того щоб провести чітку лінію відмінності.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.לאנציקלופדיה בריטניקה ופותחים בערך 'ח'. לא, ברור שאינכם עושים זאת; מקלידים את זה בגוגל.
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.رُبما أحتاج الى تعريف للحياة لكي اقوم بذلك النوع من التمييز
Belki bu tür bir ayrım yapmak için hayatı tanımlamaya ihtiyacım var.そんな区別をするための 生命の定義です では生命の定義は可能でしょうか?
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Abandono la gloria y la distinción de estas oficinas a los que les aman.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Aj opustiť sláva a rozdiel týchto úradov pre tých, ktorí radi.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Aku meninggalkan kemuliaan dan perbedaan kantor tersebut untuk orang-orang yang seperti mereka.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Am renunţe la slava şi distincţia de birouri astfel celor care le place.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Én elhagyni a dicsőség és különbséget az ilyen irodák azoknak, akik szeretik őket.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Eu abandonar a glória ea distinção de escritórios tais para aqueles que gostam deles.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Ho abbandonare la gloria e la distinzione di tali uffici a coloro che li amano.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Ich überlasse die Ehre und Auszeichnung eines solchen Büros für diejenigen, die sie mögen.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Ik geef de glorie en de onderscheiding van dergelijke kantoren voor degenen die net als zij.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.I opustit sláva a rozdíl těchto úřadů pro ty, kteří rádi.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.I zrezygnować z chwały i wyróżnienie tych urzędów do tych, którzy tak jak oni.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.J'abandonne la gloire et la distinction de ces bureaux à ceux qui les aiment.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Jag överger ära och åtskillnad av dessa kontor till dem som gillar dem.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Jeg opgiver herlighed og skelnen af sådanne kontorer til dem, der kan lide dem.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.내가 그들을 좋아하는 사람들에게 같은 사무실의 영광과 구별을 포기.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Olen luopua kunnian ja ero näiden toimistojen niille, jotka pitävät niistä.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Sem zapustiti slavo in razlikovanje teh uradov za tiste, ki jim je všeč.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Tôi từ bỏ vinh quang và sự khác biệt của văn phòng để những người như họ.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Έχω εγκαταλείψει τη δόξα και διάκριση των εν λόγω γραφείων σε εκείνους που τους αρέσει.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Да се откаже от славата и разграничаване на такива офиси тези, които ги харесват.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Я відмовитися від слави і відмінність таких офісів для тих, хто, як вони.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.Я отказаться от славы и различие таких офисов для тех, кто, как они.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.אני לנטוש את התהילה הבחנה של משרדים אלה לאלה שאוהבים אותם.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.أنا التخلي عن المجد وتمييز من هذه المكاتب لأولئك الذين يحبون لهم.
Ben onlar gibi olanlar, zafer ve bu ofislerin ayrım terk.私の部分については、私はすべての立派な立派なtoils、試験、そして苦難を忌み嫌う
-- bilim ve insani değerler arasındaki ayrım bir yanılsamadan ibarettir.--Ich werde also argumentieren, dass dies eine Illusion ist und die Trennung zwischen
-- bilim ve insani değerler arasındaki ayrım bir yanılsamadan ibarettir.--오해이며 또 실제로 인간 역사의 이 시점에서
-- bilim ve insani değerler arasındaki ayrım bir yanılsamadan ibarettir.--מדע וערכים אנושיים היא אשליה--
-- bilim ve insani değerler arasındaki ayrım bir yanılsamadan ibarettir.--العلم وقيم الانسان ... ما هو الا وهم
-- bilim ve insani değerler arasındaki ayrım bir yanılsamadan ibarettir.--現代の世相から見て その妄想は
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.De meeste opensource-projecten knepen dus gewoon hun neus dicht en gingen voor het feodale systeem.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.Dlatego w projektach open-source przyjęto "feudalny" system zarządzania.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.Hầu hết dự án mã nguồn mở đều ngưng trệ rồi làm theo hệ thống quản lý kiểu phong kiến.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.Így a legtöbb nyílt forráskódú projekt csak befogta az orrát és elfogadta a feudális irányítási rendszert.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.그래서 대부분의 오픈 소스 프로젝트는 어쩔 수 없이 봉건적인 운영 체계를 유지합니다.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.La mayoría de los proyectos de código abierto asomaron la nariz y adoptaron el sistema de gestión feudal.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.La plupart des projets open source se sont pincé le nez et ont adopté des systèmes de gestion féodale.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.Majoritatea proiectelor open source ignoră și adoptă sistemul de feudalitate managerială.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.Quindi molti progetti open-source si sono messi al lavoro e hanno adottato il sistema di gestione feudale.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.Takže většina open-source projektů si prostě zacpala nos a přijala za své feudální způsoby managementu.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.В итоге большинство открытых проектов зажали нос и нырнули в те же самые феодальные системы управления.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.אז רוב פרוייקטי קוד פתוח סתמו את האף ואימצו את מערכות הניהול הפאודליות.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.لذلك معظم مشاريع المصادر المفتوحه تجاهلت الفكره اعتمدت نظم الإدارة الإقطاعية.
Birçok açık-kaynak projede bu ayrımı kenara atıp feodal sistem aynen kullanılıyor.我慢して 封建的管理 システムを使っています しかしトーバルズは「そんな風には やりたくない」と思いました
Bir çok şehir alanı ayrımcı bir kullanışla park yerlerine dönüştürüldü.Beaucoup de zones urbaines ont été converties en parkings, plutôt sans discernement.
Bir çok şehir alanı ayrımcı bir kullanışla park yerlerine dönüştürüldü.많은 도시의 땅이 주차장으로 바뀌고 마구잡이로 이용되었습니다.
Bir çok şehir alanı ayrımcı bir kullanışla park yerlerine dönüştürüldü.Molte aree urbane sono state convertite in parcheggi in una sorta di uso indiscriminato.
Bir çok şehir alanı ayrımcı bir kullanışla park yerlerine dönüştürüldü.Muchas áreas urbanas se han convertido en aparcamientos con una especie de uso indiscriminado.
Bir çok şehir alanı ayrımcı bir kullanışla park yerlerine dönüştürüldü.Multe spații urbane au fost transformate în parcări, fără a se ține seama de nimic.