ayrılmaya ile cümle
ayrılmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
1948 yılında 2000 lik Yahudi nüfus, kuşatılmış ve zorla bölgeden ayrılmaya zorlanmıştır.În 1948, populația sa era de în jur de 2,000 de evrei ce au fost asediați și forțați să plece în masă.
Şiddetli yağmura rağmen o ayrılmaya karar verdi.În ciuda ploii abundente a decis să plece.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Lucia päättää jättää työnsä ja löytää töitä lentokentän turvatarkastajana.
2000 yılının sonlarında bu anlaşmazlık yüzünden DJ Kay Gee gruptan ayrılmaya karar verir.Näiden erimielisyyksien johdosta DJ Kay Gee päätti erota kokoonpanosta vuoden 2000 loppupuolella.
Sonrasında John Kiffmeyer eğitimi yüzünden gruptan ayrılmaya karar verdi.Pian julkaisun jälkeen John Kiffmeyer päätti jättää yhtyeen ja keskittyä opintoihinsa.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Οι Κινέζοι εγκατέλειψαν τις θέσεις τους το βράδυ και μέχρι το επόμενο πρωί είχαν υποχωρήσει πλήρως.
1990 yazında Daum beklenmedik bir şekilde takımdan ayrılmaya karar verdi.Τον Ιούνιο του 1990, ο Τέκιο αποχώρησε για να ενταχθεί στους Non Fiction.
Micaela utanmıştır ve ayrılmaya hazırlanırken Don Jose onunla evlenmeye hemen hazır olduğunu bildirir.Οι δυο τους ερωτεύονται, ενώ ο Ντον δεν ξέρει ότι η Τζόις είναι ήδη παντρεμένη.
Otelden ayrılmaya karar verdim.Αποφάσισα να φύγω από το ξενοδοχείο.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."Men det blir ikke utført noen likvideringer her uten samtykke fra meg.»
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.Han tok avskjed fra militæret i 1948.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.Lalu mereka saling berjanji tidak akan mengumbar rahasia masing-masing.
Micaela utanmıştır ve ayrılmaya hazırlanırken Don Jose onunla evlenmeye hemen hazır olduğunu bildirir.Micaëla bối rối và đi ra, nhưng Don José tuyên bố rằng anh sẽ cưới cô.
Carmen'e geri döneceğine dair söz vererek oradan ayrılmaya karar verir.Thề nguyền rằng mình sẽ quay lại với Carmen, anh ra đi.
Bunun sonucu olarak Claudius nişan akdini bozdu ve Silanus'u kamu görevlerinden ayrılmaya zorladı.Claudius hủy hôn ước và buộc Silanus phải từ chức.
Referandum sonucunda %51.9 ile AB'den ayrılmaya yönelik oylar birinci çıkmıştır.Các kết quả ban đầu cho thấy phe bỏ phiếu 'Có' dẫn đầu với 51.49%.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."あなたにはわたしにそのように命じる権威も権限もなかろう。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.故に私情に於てもまた相離隔するを欲せず。
Ayrılmaya hazırız.いつでも出かけられます。
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."我總不離棄你,直到我成就了向你所應許的」。
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.安娜-露西亞離開了警隊,找到了一份在機場做保安的工作。
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.2012年 HTML5 – 候选推荐 2012年7月,WHATWG和W3C的工作产生一定程度的分离。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.當時,他們並不需要任何傳譯。
1948 yılında 2000 lik Yahudi nüfus, kuşatılmış ve zorla bölgeden ayrılmaya zorlanmıştır.1948年,住在该区的大约2,000名犹太人被包围,被迫全体离开。
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.1948年,離家從軍。
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.그러나 그들은 전란 이래 진주성만은 공략하지 못하였다.
Ayrıca gazların iyonlara ayrılmaya başladığı yerdir.하지만 비정하게도 가스가 국을 건 싸움이 시작되려 하고있다.
Bu iki nitelik birbirinden ayrılmayacak ölçüde iç içe geçmiştir.그러나 그것이 두 저자들 사이에 별다른 영향을 주지는 않은 것으로 보인다.
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.2012 – המלצה כמועמד ביולי 2012, ה-WHATWG וה-W3C החליטו על הפרדה.
Durum ve etkileşim bir birinden ayrılmayacak iki parçadır.מצבים נוספים הם שני חלקי ושט שאין קשר ביניהם.
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.2012 – Candidate Recommendation През юли 2012 г. WHATWG и W3C прекратяват съвместната си работа.
Bazı kazazedeler ise yaptıkları sal ile adadan ayrılmaya çalışır.Направен е опит да се напусне острова със сал.
Ayrıca gazların iyonlara ayrılmaya başladığı yerdir.Тук газовете започват да се отделят един от друг.
Knud'u İngiltere'den ayrılmaya zorladı.Bullington ga natjera napustiti Englesku.
Daha sonra grupta olan arkadaşlarıyla birlikte Kömür Madeni işinden ayrılmaya karar verdi.Oni koji su radili u ugljenokopu napustili su rad.
En sonunda Josephine'den ayrılmaya karar verdi.Nakoniec sa však predsa len rozhodli pre Josefa Hoffmanna.
Ayrılmayalım (Ferdi Özbeğen albümü) Ayrılmayalım (Coşkun Sabah albümü) Ayrılmayalım (Ferda Anıl Yarkın albümü)짐승의 끝 – Čimsungi kkut) a krátky film Nevychádzaj z domu (kór.
Yeni sezon için yönetimle anlaşamaz ve takımdan ayrılmaya karar verir.Pre ďalšiu sezónu sa s klubom nezhodol a nehral.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Aj naďalej sa trápi a chce sa od neho odpútať.
10 Eylül - Macaristan'ın sınırı açmasıyla, binlerce Doğu Alman vatandaşı ülkelerinden ayrılmaya başladı.10. september - Madžarska odpre zahodno mejo beguncem iz Vzhodne Nemčije.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Grofič se toraj poslovi in hoče oditi.
Rahip John ve Mac görevden alındıktan sonra, Franklin de okuldan ayrılmaya karar verir.Ko se vse skupaj poleže, se Franklin odloči zapustiti šolo.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Tačiau Retas ją atstumia ir praneša, kad ją palieka.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Liusija po incidento paliko policijos gretas ir įsidarbino oro uosto apsaugos darbuotoja.
17 Temmuz'da Lituanica görünmedi ve sabah insanlar ayrılmaya başladı.Liepos 17 d. „Lituanica“ nepasirodė, paryčiui žmonės pradėjo skirstytis.
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Igatahes meie mõisast ei tagane.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.15살때, 제 여자친구들은 자신들이 좋아하는 스포츠 팀에서 나오기 시작했습니다. 이유는 너무 근육질 처럼 보이기 싫다는 것이였습니다.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Když v patnácti moje kamarádky přestaly hrát za svoje oblíbené sportovní týmy, protože nechtěli vypadat mužně.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Keď v 15tich moje kamarátky prestali hrať za svoje obľúbené športové tímy, pretože nechceli vyzerať mužne.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Lên 15, các bạn nữ bắt đầu rời khỏi các đội thể thao ưa thích của họ vì họ đã không muốn trông có cơ bắp.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.Op m'n 15de stopten meisjes met sporten omdat ze niet te veel spieren wilden.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.В 15 мої подружки залишали свої улюблені спортивні команди, тому що вони не хотіли здаватись мускулистими.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.В пятнадцать мои подруги ушли из любимого спорта, боясь, что слишком накачают мышцы.
15 yaşındayken kız arkadaşlarım, kaslı görünmemek için çok sevdikleri spor takımlarından ayrılmaya başladılar.כשבגיל 15 חלק מחברותיי החלו לנשור מקבוצות הספורט שאהבו כיוון שלא רצו להיתפס כ"שריריות".
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.A pak to začalo v Egyptě, a Hosni Mubarak se rozhodl odejít.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.A potem zaczęło się w Egipcie i Hosni Mubarak postanowił ustąpić.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Aztán Egyiptomban is megkezdődött, és Hoszni Mubárak is úgy döntött, távozik,
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.Dan kemudian Mesir memulainya, dan Hosni Mubarak memutuskan untuk pergi.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.După aceea a început Egiptul şi Hosni Mubarak a decis să plece.
Ardından Mısır başladı, ve Hüsni Mübarek ayrılmaya karar verdi.E depois o Egipto começou, e Hosni Mubarak decidiu ir-se embora.