ayrılmaya ile cümle
ayrılmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yeni sezon için yönetimle anlaşamaz ve takımdan ayrılmaya karar verir.Ne voulant pas faire une saison avec l'équipe réserve, il décide de quitter le club.
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Ils ne se quitteront plus.
Ancak birkaç hafta sonra özel ve ailevi nedenler dolayısıyla ayrılmaya karar verdi.Elle se retire cependant un mois plus tard en invoquant des raisons personnelles et familiales.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Le Comte a tout entendu et se désespère.
Sonra yer çatlamaya ve ayrılmaya başlar.Elle doit céder et partir.
O, yarın öğleden sonra ayrılmaya karar verdi.Él tiene decidido partir mañana por la tarde.
Asla senden ayrılmayacağım.Nunca te dejaré.
Tom nihayet Mary'den ayrılmaya karar verdi.Finalmente, Tom decidió dejar a Mary.
Otelden ayrılmaya karar verdim.Decidí dejar el hotel.
Tom şirketten ayrılmaya kararlıydı.Tom estaba decidido a dejar la compañía.
Tom şirketten ayrılmaya karar verdi.Tom decidió dejar la compañía.
Ancak onlar da bir söz koparmadan ayrılmaya niyetli değillerdi.No tuvieron descendencia en común.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Se pararon al lado de Tina durante la noche y comenzaron a irse en la mañana.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Lucía deja el cuerpo, y encuentra trabajo como guardia de seguridad en el aeropuerto.
Yılarak sahneden ayrılmaya başlarlar; fakat kalabalık birlikte şarkılarını söylemeye başlar.The Wanted se ven caminando en algún lugar mientras cantan sus partes.
Bunlardan birini Ben'e hediye eder ve böylece onlar asla ayrılmayacaklarına inanırlar.Anch'essi ritornarono ad annunziarlo agli altri; ma neanche a loro vollero credere.
60'ların ortalarında rock türü rock'n'roll'dan ayrılmaya başladı.Negli anni sessanta fece parte di un gruppo scolastico di rock 'n' roll.
1979'da ise sanatçı şirketten ayrılmaya karar verdi.Nel 1979 ha abbandonato l'attività artistica per dedicarsi alla famiglia.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ma, alla fine, si lasciano e decidono di rimanere amici.
II. Tahmasb’ı bundan böyle kendisine bağlılıktan ayrılmayacağına dair güvence vermeye mecbur etti.Ma proprio De Palma ci ha insegnato a non prenderlo sul serio".
Aralarında Hasidik grupların da bulunduğu bazı gruplar zamanla Haredilerden ayrılmaya başladı.Intorno a loro, alcune figure di guerrieri ormai erose dal tempo.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Они стояли возле Тины всю ночь, и начали уходить лишь утром.
Åkerfeldt Nordin'e haber verdiği sırada,Brezilya'da olan Nordin gruptan ayrılmaya karar vermiştir.Когда Окерфельдт сообщил Нордину, тот был на отдыхе в Бразилии.
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.В 1948 году уволился из армии.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."Представить же вам доказательства в подтверждение моего предположения я не могу».
Çok geçmeden halk daha iyi iş bulmak için köyden ayrılmaya başladı.С течением времени работники покидали город в поисках лучшей жизни.
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Они вообще ни перед чем не остановятся.
En sonunda Josephine'den ayrılmaya karar verdi.В конце у него всё таки появились отношения с Йозефиной.
Ayrıca bu sezon, beşinci sezondan beri iki parçaya ayrılmayan ilk sezondur.Также это первый сезон с 2010 года, который не был разделён на две части.
Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi.فالزكاة حق فرضه الله على الأغنياء، ومستحقه هم ذوو الحاجة.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.جو تتراكم عليه الأحزان ويقرر أن يترك الملاكمه.
Verdiğim sözü yerine getirinceye kadar senden ayrılmayacağım."إن ديني ليس بديناركم ولا درهمكم وإني أرجو أن أخرج من الدنيا ويدي بيضاء نقية».
Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi.O poder, que o desprezível possui, foi-lhe permitido por Deus.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Mais tarde, Ana Lucia aparece a trabalhar como segurança num aeroporto.
Fakat çok geçmeden işten sıkılır ve ayrılmaya yaklaşır.Ele acabou ficando entediado com o trabalho e desistiu.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Elas argumentam, a ponto de acabar com sua amizade.
2000 yılının sonlarında bu anlaşmazlık yüzünden DJ Kay Gee gruptan ayrılmaya karar verir.In 2000 besloot DJ Kay Gee om de groep te verlaten.
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.In 1948 verliet hij het leger.
Fakat çok geçmeden işten sıkılır ve ayrılmaya yaklaşır.Maar al snel begint het hem te vervelen dat hij alleen is.
Ayrılmayalım (Ferdi Özbeğen albümü) Ayrılmayalım (Coşkun Sabah albümü) Ayrılmayalım (Ferda Anıl Yarkın albümü)Verlaat de Levieten niet (Deut.
Bunun sonucu olarak Claudius nişan akdini bozdu ve Silanus'u kamu görevlerinden ayrılmaya zorladı.Daarop brak Claudius de verloving af en dwong hij Silanus om af te treden als praetor.
En sonunda Josephine'den ayrılmaya karar verdi.Daarom besloot ze om zichzelf met Josephine van het leven te beroven.
Çok geçmeden halk daha iyi iş bulmak için köyden ayrılmaya başladı.Na de oorlog trokken veel jongeren uit het dorp weg om in de stad beter werk te zoeken.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Ze besluiten vervolgens vrienden te blijven.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.De groep gelooft het verhaal en vertrekt teleurgesteld.
Temmuz 2012’de, WHATWG ve W3C bir çeşit ayrılmaya karar verdiler.W lipcu 2012 WHATWG oraz W3C zdecydowały się na separację.
Bunun sonucunda ayrılmaya ve arkadaşlıklarını sürdürmeye karar vermişlerdir.Postanawiają zakończyć związek i pozostać przyjaciółmi.
1990 yazında Daum beklenmedik bir şekilde takımdan ayrılmaya karar verdi.W 1998 będąc w najlepszej formie zespół nieoczekiwanie zniknął ze sceny.
Hak’tan ayrılmayan Türkler, Allah tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi.Om lagarna, som styrde naturens ordning, inte styrdes av Gud var de instiftade av Gud.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Det får även Kennet erfara och han är beredd att ge upp.
1948 yılında ordu'dan ayrılmaya karar verdi.Han kom därför att lämna partiet 1948.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Efter detta beslutar hon sig för att lämna polisyrket och börjar arbeta som säkerhetspersonal på en flygplats.
Sonra yer çatlamaya ve ayrılmaya başlar.Потім розстикуватися і приземлитися.
Tetrat'taki homolog kromozomlar birbirinden ayrılmaya başlar.Через певний час гомологічні хромосоми починають відходити одна від одної.
Bütün gece Tina'nın başında beklemiş ve ancak sabah yanından ayrılmaya başlamışlardır.Stáli u Tiny celou noc a teprve ráno začali odcházet.
En sonunda Josephine'den ayrılmaya karar verdi.Nakonec se však přece jen rozhodli pro Josefa Hoffmanna.
Ana Lucia görevinden ayrılmaya karar verir ve sonunda bir havaalanında güvenlik görevlisi olarak işe başlar.Ana Lucia tak odložila policejní odznak a našla si práci na letišti jako bezpečnostní služba.
Sonra yer çatlamaya ve ayrılmaya başlar.Ihned se sbalí a vyrazí.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Hrabě jej odzbrojí a před odchodem jej urazí.
Ne olursa olsun hiç ayrılmayacaklardır.Ale ani přesto bez sebe nemohou být.