ayrılmak ile cümle
ayrılmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Als je wegging, zeiden de ouders:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Au moment de partir, leur parents vous disent,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Dan ketika Anda akan pergi, orang tuanya berkata,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,E al momento di andare via, i genitori dicono,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,E que quando estavam prestes a ir embora, os pais vos diriam,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,És amikor elmész, a szüleik azt mondják:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,그리고나서 여러분이 가려고 할때, 아이의 부모님들이 물어보는겁니다.
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Och precis när du var på väg att gå, sade föräldrarna:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Og da man skulle til at gå, sagde forældrene,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Und wenn Sie gerade dabei waren wegzugehen, würden die Eltern sagen:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Và khi bạn chuẩn bị đi, cha mẹ chúng nói,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Y cuando estuvieran a punto de irse, los padres les dijeran:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Όταν θα ήσασταν έτοιμοι να φύγετε, οι γονείς θα σας έλεγαν,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,А потім, коли ви вже йдете геть, батьки кажуть до вас:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Вы собираетесь уходить, а родители говорят:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Когато си тръгвате, родителите ви казват:
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,וכשאתם עומדים ללכת, ההורים אומרים,
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,وعندما كنت على وشك المغادرة ، قال الوالدين ،
Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,「行く前にちょっと- もし興味があれば 売り出し中なんだけど」
Bence bir yabancıyla evlenmek istersem Katar'dan ayrılmak ve yurt dışında yaşamak zorundayım.Będę musiał opuścić Katar i żyć zagranicą, jeśli chcę poślubić cudzoziemkę.
Bence bir yabancıyla evlenmek istersem Katar'dan ayrılmak ve yurt dışında yaşamak zorundayım.Creo que dejaré Qatar y viviré en el extranjero si quiero casarme con una extranjera.
Bence bir yabancıyla evlenmek istersem Katar'dan ayrılmak ve yurt dışında yaşamak zorundayım.Ik zal Qatar waarschijnlijk moeten verlaten als ik met een buitenlandse wil trouwen.
Bence bir yabancıyla evlenmek istersem Katar'dan ayrılmak ve yurt dışında yaşamak zorundayım.Je pense qu'il me faudra quitter le Qatar et vivre à l'étranger si je veux épouser une étrangère.
Bence bir yabancıyla evlenmek istersem Katar'dan ayrılmak ve yurt dışında yaşamak zorundayım.Νομίζω ότι θα πρέπει να εγκαταλείψω το Κατάρ και να ζήσω στο εξωτερικό, αν θέλω να παντρευτώ μία ξένη.
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.Ik wil niet aan de kant gaan. man in eigen taal:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum. [kendi dilinde]:En halua mennä pois tieltä. mies puhuu omaa kieltään:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum. [kendi dilinde]:Jag vill inte flytta på mig. man pratar på inhemskt språk:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum. [kendi dilinde]:Jeg vil ikke flytte mig. mand taler lokalt sprog:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum. [kendi dilinde]:Nechci uhnout. muž rodnou řečí:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum. [kendi dilinde]:Nie chcę się odsunąć. mężczyzna mówi w ojczystym języku:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum. [kendi dilinde]:Я не хочу отходить с дороги. мужчина говорит на родном языке:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.Nem akarok eltűnni az útjából. férfi anyanyelvén beszél:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.Non voglio togliermi di mezzo. uomo:
Ben yoldan ayrılmak istemiyorum.Πολλοί από τους εκατοντάδες χιλιάδες συμμετέχοντες δεν αντιλήφθηκαν την τραγωδία που εκτυλισσόταν.
Bir gün ayrılmak için geldikSeulement pour le quitter un jour
Bir gün ayrılmak için geldikSólo para dejarlo algún día
Bir gün ayrılmak için geldikفقط لمغادرته في يوم ما
Birkaç saat oynasaydınız onlarla. Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Bawilibyście się z nimi przez kilka godzin, a kiedy już mielibyście odchodzić, ich rodzice powiedzieliby:
Birkaç saat oynasaydınız onlarla. Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,Hráli byste si s nimi pár hodin a když byste chtěli odejít, rodiče by řekli:
Birkaç saat oynasaydınız onlarla. Ayrılmak üzereyken, ebeveynleri deseydi ki,V-ați juca împreună cu ei câteva ore, iar la plecare, părinții ar spune:
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Als hij wordt uitgenodigd op een feestje, wil hij nooit meer naar huis.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Cuando lo invitan a una fiesta nunca se quiere ir.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Když je pozvaný na večírek, tak vždycky odchází poslední.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.파티에 초대된 그는 떠나고 싶어하는 법이 없습니다.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Meghívták egy buliba, de sosem akar hazamenni.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Nó được mời đi dự một bữa tiệc -- và nó không bao giờ muốn rời khỏi bữa tiệc.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.Wenn er auf einer Party ist, möchte er nie gehen.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.כשהוא מוזמן למסיבה הוא אף פעם לא מוכן ללכת הביתה.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.لقد تمت دعوتها لحفل. وهي لا تريد أن تغادر أبداً.
Bir partiye davetlidir. Hiç ayrılmak istemez.テーブルの上に椅子を片付けはじめても ずっと飲んでいます
Buluşuyoruz, sonra hemen ayrılmak zorunda kalıyoruz.Sitôt réunis, on doit se quitter.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.Ces niveaux se divisent encore en sous-niveaux.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.Dessa nivåer delas ytterligare in i undernivåer.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.Estos niveles se componen de subniveles.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.Nämä tasot jakautuvat vielä alatasoihin.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.Эти уровни подразделяются на подуровни.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.تقسم هذه المستويات أيضاً إلى مستويات تشعبية.
Bu seviyeler alt seviyelere de ayrılmaktadır.上述水平还包括下属分级。例如A1级包括 A1.1、A1.2和 A1.3级课程,A2级 包括A2.1和 A2.2级课程。
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Albo dołączymy do zbrojnej partyzantki albo opuścimy Brazylię.
Çok geçmeden, ya gizlice silahlanmak ya da Brezilya'dan ayrılmak gerekliydi.Hoặc là đi vào hoạt động bí mật với vũ khí sẵn có trong tay, hoặc rời Brazi.