ayrıldık ile cümle
ayrıldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Annesi ve babası ayrıldıktan sonra, annesi tekrar evlendi.Po rozvode sa jeho matka znovu vydala.
Evliliğin on dördüncü ayındayken 30 Aralık 2011'de Brand, Perry ile ayrıldıklarını doğruladı.Brand 30. decembra 2011 oznámil, že sa rozviedli po 14 mesiacoch manželstva.
Temas noktaları birbirinden ayrıldıkça, temas noktasındaki küçük noktalar son olarak ayrılacak kısım olur.Ko se kontakti razklenejo, nekaj manjših stičnih točk ostanejo še zadnje v stiku.
Burell, gruptan ayrıldıktan sonra Bad Company adlı grubun basgitaristi olmuştur.Burrell je pozneje postal basist skupine Bad Company.
Çift, 2012 yılında ayrıldıklarını açıklamıştır.Par se je leta 2012 ločil.
BBC'den ayrıldıktan sonra, Florida State ve Stanford Üniversitelerinde üst akademik dereceler aldı.Poleg poučevanja na Finski akademiji je poučeval še na Državni univerzi Floride in na Stanfordu.
Dördüncü üyesi Thérèse Löf'tü fakat ayrıldıktan sonra grup ilk albümünü çıkarmıştır.Ketvirtoji narė Thérèse Löf grupę paliko netrukus po pirmojo albumo išleidimo.
Ebeveynleri ayrıldıktan sonra birkaç yıl Maryland'de teyze ve amcasının yanında yaşamıştır.Po mamos mirties keletą metų gyveno pas savo tetą.
Yarışmadan ayrıldıktan hemen sonra müzikal kariyerine başladı.Po dalyvavimo baigė savo muzikinę karjerą.
Nirvana'dan ayrıldıktan sonra Burckhard 2005'te bir albüm yayınlamış olan Attica'da çalmaya başladı.Pärast Nirvanast lahkumist mängis ta bändis Attica, bändil ilmus album aastal 2005.
İlk eşinden ayrıldıktan sonra diplomat olan başka biriyle evlendi.Enne, kui jõudis abielu lahutatud, abiellus ta juba järgmise naisega.
Üniversiteden ayrıldıktan sonra, arkadaşı Jason Stokes ile birlikte Dallas dan Los Angeles'a taşındı.Pärast ülikoolist lahkumist kolis Post koos pikaaegse sõbra Jason Probstiga Los Angeles’sse.
Gruptan ayrıldıktan sonra otobiyogrofisini bir kitapta topladı.Pärast bändi lagunemist alustas ta soolokarjääri.
Atıklar doğru biçimde ayrıldıklarında, atık maddelerinden yeni ürünler üretilebilir.Cuando los residuos se clasifican correctamente, con el material se pueden fabricar nuevos objetos.
Atıklar doğru biçimde ayrıldıklarında, atık maddelerinden yeni ürünler üretilebilir.Då avfallet sorteras rätt kan man använda materialet för att tillverka nya produkter.
Atıklar doğru biçimde ayrıldıklarında, atık maddelerinden yeni ürünler üretilebilir.Kun jätteet lajitellaan oikein, niiden materiaalista voidaan valmistaa uusia tavaroita.
Atıklar doğru biçimde ayrıldıklarında, atık maddelerinden yeni ürünler üretilebilir.Lorsque les déchets sont bien triés, on peut utiliser leurs matériaux pour fabriquer de nouveaux objets.
Atıklar doğru biçimde ayrıldıklarında, atık maddelerinden yeni ürünler üretilebilir.通常您应当先在家进行垃圾分类处理,然后再丢弃垃圾。经过正确的分类处理后,垃圾可以循环利用,制造新的产品。
Ayakları yok. Sonunda, bir ayrıldık.そして私たちは病院から帰りました
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Când s-au separat, fiecare au făcut alegeri, care au condus la direcții divergente pentru seturile de reguli.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Cuando se dividieron tomaron opciones que llevaron por caminos muy distintos a sus normativas.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Da de blev separeret tog de nogle valg som ledte dem ad meget forskellige veje for deres sæt af regler.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Když se rozdělili, udělali rozhodnutí, která vedla k rozdílným cestám pro jejich sady pravidel.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.그들이 분단되었을때 비로소 서로 다른 규칙의 나라로 노선이 나뉜겁니다.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Vid separationen gjorde de val som ledde till mycket skilda vägar för deras regelverk.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Όταν χωρίστηκαν έκαναν επιλογές που οδήγησαν σε πολύ διαφορετικούς δρόμους για τα σύνολα των κανόνων τους.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Когда они разделились, они сделали выбор, который развёл их очень разными путями согласно их наборам правил.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.Після розз'єднання вони зробили вибір і ступили на два різні шляхи вироблення власних правил.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.כאשר הן נפרדו הן בצעו בחירות שהובילו אותן לדרכים מתפצלות עבור אוסף החוקים שלהן.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.عندما اختارتا خيارا الانفصال أدى ذلك إلى مسارات متباينة جدا لمجموعات قوانينهما.
Ayrıldıklarında, kendi dizi kuralları için çok farklı yollara yönelten seçimler yaptılar.その結果 両国のルールは 大きく違った道を歩むことになりました したがって 私たち人間はルールを変えることが可能です
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.A jistě, kdyby se byli na onu rozpomínali, z kteréž vyšli, měli dosti času zase se navrátiti.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.A keby boli mysleli na tú, z ktorej vyšli, boli by mali času vrátiť sa.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Als zij hadden gewild, zouden zij naar hun vroegere land hebben kunnen terugkeren.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.A wprawdzie, gdyby byli na onę pamiętali, z której byli wyszli, mieli dosyć czasu wrócić się zaś.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Dacă ar fi avut în vedere pe aceea din care ieşiseră, negreşit că ar fi avut vreme să se întoarcă în ea.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.E se, na verdade, se lembrassem daquela donde haviam saído, teriam oportunidade de voltar.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.És hogyha eszökbe jutott volna az, a melybõl kijöttek, volt volna idejök a visszatérésre.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.In ko bi se bili spominjali tiste, iz katere so bili izšli, bi bili imeli časa povrniti se.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.저희가 나온바 본향을 생각하였더면 돌아갈 기회가 있었으려니와
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Och om de hade menat det land som de hade gått ut ifrån, så hade de haft tillfälle att vända tillbaka dit.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.og dersom de hadde tenkt på det som de var kommet fra, da hadde de jo hatt tid til å vende tilbake;
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Og dersom de havde haft det, hvorfra de vare udgåede, i Tanker, havde de vel haft Tid til at vende tilbage;
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Pues si de veras se acordaran de la tierra de donde salieron, tendrían oportunidad de regresar
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Se avessero pensato a quella da cui erano usciti, avrebbero avuto possibilità di ritornarvi
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.S`ils avaient eu en vue celle d`où ils étaient sortis, ils auraient eu le temps d`y retourner.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Und zwar, wo sie das gemeint hätten, von welchem sie waren ausgezogen, hatten sie ja Zeit, wieder umzukehren.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Ví thử họ đã tưởng đến nơi quê hương mà mình từ đó đi ra, thì cũng có ngày trở lại,
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Ví_thử họ đã tưởng đến_nơi quê_hương mà mình từ đó đi ra , thì cũng có ngày trở_lại ,
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.Και εαν μεν ενεθυμουντο εκεινην, εξ ης εξηλθον, ηθελον ευρει καιρον να επιστρεψωσι
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.И если бы они в мыслях имели то отечество , из которого вышли, то имели бы время возвратиться;
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.І справді, коли б ту памятали, з якої вийшли, мали б вони нагоду вернутись.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.С вяра Моисей, като стана на възраст, се отказа да се нарича син на фараоновата дъщеря
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.ואם היתה דעתם על הארץ ההיא אשר יצאו ממנה הלא היה בידם לשוב אליה׃
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.فلو ذكروا ذلك الذي خرجوا منه لكان لهم فرصة للرجوع.
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.他 們 若 想 念 所 離 開 的 家 鄉 、 還 有 可 以 回 去 的 機 會
Ayrıldıkları ülkeyi düşünselerdi, geri dönmeye fırsatları olurdu.他 們 若 想念 所 離開 的 家鄉 、 還 有 可以 回去 的 機會
Bant bağlantısı ayrıldıktan sonra bandı çıkar. Bunu ftape için kullanmayın.Försök mata ut bandet efter det har avmonterats. Använd inte detta för ftape.
Bant bağlantısı ayrıldıktan sonra bandı çıkar. Bunu ftape için kullanmayın.마운트가 해제된 후 테이프를 꺼냅니다. ftape에는 사용하지 마십시오.
Bant bağlantısı ayrıldıktan sonra bandı çıkar. Bunu ftape için kullanmayın.Încearcă să ejecteze banda după ce este demontată. Nu utilizați opțiunea pentru „ ftape ”.