ayrıldık ile cümle
ayrıldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,А тя, като излезе из къщата му, може да иде и да се омъжи за друг мъж.
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,и она выйдет из дома его, пойдет, и выйдет за другого мужа,
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,ויצאה מביתו והלכה והיתה לאיש אחר׃
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,ومتى خرجت من بيته ذهبت وصارت لرجل آخر
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,婦 人 離 開 夫 家 以 後 、 可 以 去 嫁 別 人
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,婦人離開 夫 家 以後 、 可以 去 嫁別人
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Eu e a minha mulher terminámos, depois de eu regressar de Isval.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Io e mia moglie ci siamo separati poco dopo l'arrivo a Isval.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Mi mujer y yo rompimos poco después de mi regreso de Isvar.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Min fru och jag skildes efter Isval.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Min kone og jeg blev skilt efter Isval.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Rozstałem się z żoną, kiedy wróciłem z Isvalu.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Vaimoni ja minä erosimme pian Isvalista paluuni jälkeen.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Χώρισα με τη γυναίκα μου μόλις γύρισα από το Ίσβαλ.
Karımla ben Isval'den döndükten hemen sonra ayrıldık.Я расстался с женой вскоре после возвращения из Ишвала.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.A oblak Hospodinov bol nad nimi vodne, keď sa rušali z tábora.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.A oblak Hospodinův byl nad nimi ve dne, když se hýbali z ležení.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.A obłok Pański szedł nad nimi we dnie, gdy się ruszali z stanowiska.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Apabila mereka berangkat dari tempat perkemahan, awan TUHAN selalu ada di atas mereka pada siang hari
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.E a nuvem do Senhor ia sobre eles de dia, quando partiam do arraial.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.És az Úr felhõje vala õ rajtok nappal, mikor elindulának a táborból.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Herrens sky var over dem om dagen når de brøt op fra leiren.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Het was dag toen zij vertrokken en de wolk ging voor hen uit toen zij zich in beweging zetten.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Ja Herran pilvi oli heidän päällänsä päivällä, kun he lähtivät leiristä liikkeelle.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.그들이 행진할때에 낮에는 여호와의 구름이 그 위에 덮였었더라
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.La nube de Jehovah estaba sobre ellos de día, cuando partían del campamento
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.La nube del Signore era sopra di loro durante il giorno da quando erano partiti
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.La nuée de l`Éternel était au-dessus d`eux pendant le jour, lorsqu`ils partaient du camp.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Norul Domnului era deasupra lor în timpul zilei, cînd porneau din tabără.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Oblak GOSPODOV pa je bil po dnevi nad njimi, ko so šli iz tabora.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Och HERRENS molnsky svävade över dem om dagen, när de bröto upp från sitt lägerställe.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Og HERRENs Sky svævede over dem om Dagen, når de brød op fra Lejren.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Trong lúc ban ngày, khi dân Y-sơ-ra-ên dời trại quân đi, thì trụ mây của Ðức Giê-hô-va ở trên họ.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Trong lúc ban_ngày , khi dân Y-sơ-ra-ên dời trại quân đi , thì trụ mây của Ðức_Giê - hô-va ở trên họ .
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Und die Wolke des Herrn war des Tages über ihnen, wenn sie aus dem Lager zogen.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.Και η νεφελη του Κυριου ητο επανωθεν αυτων την ημεραν, οτε εσηκονοντο απο του στρατοπεδου.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.И Господният облак беше над тях денем, когато тръгваха от стана.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.И облако Господне осеняло их днем, когда они отправлялись из стана.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.וענן יהוה עליהם יומם בנסעם מן המחנה׃
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.وكانت سحابة الرب عليهم نهارا في ارتحالهم من المحلّة.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.他 們 拔 營 往 前 行 日 間 有 耶 和 華 的 雲 彩 在 他 們 以 上
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.他 們拔營 往前 行 日間 有 耶和華 的 雲彩 在 他 們 以上
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Amikor elhagyják az intézetet, igen nehéznek találják az alkalmazkodást és a társadalomba való beilleszkedést.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Cuando dejan la institución, no es fácil para ellos desenvolverse e integrarse en la sociedad.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Khi rời khỏi trại trẻ, họ thực sự cảm thấy khó khăn trong việc đối mặt và hoà nhập vào xã hội.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.아이들이 보육원을 떠날때, 사회에 대처하고 사회에 융합되는 것이 얼마나 어려운지 깨닫게 됩니다
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.La părăsirea instituţiei, integrarea în societate se dovedeşte extrem de dificilă.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Po opuštění ústavu se jen velmi obtížně dokáží začlenit do společnosti.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Po opuszczeniu placówek było im bardzo ciężko przystosować się do społeczeństwa.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Quand ils quittent l'orphelinat, ils ont beaucoup de mal à s'en sortir et à intégrer la société.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Quando lasciano l'istituto hanno difficoltà ad arrangiarsi e ad integrarsi nella società.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Όταν φύγουν από το ίδρυμα, δυσκολεύονται πραγματικά να ανταπεξέλθουν και να ενταχθούν στην κοινωνία.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.За тях е изключително трудно да се адаптират към обществото и да се справят, когато напуснат домовете.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Коли ці діти покинуть сиротинець, їм буде дуже складно дати собі раду і влитися у суспільство.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.Покидая детский дом, они сталкиваются с новой проблемой — полноценно влиться в общество.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.כשהם עוזבים את המוסדות, הם מוצאים שזה ממש קשה להתמודד ולהשתלב בחברה.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.عندما يتركون المؤسسة، يجدون صعوبة بالغة في التعامل و الاندماج في المجتمع.
Kurumdan ayrıldıklarında da topluma ve hayata entegre olmak için yine zor şartlar onları bekliyordu.大変さを知ります モルドバでは 施設で育った女性は
Long Beach'ten ayrıldıktan kısa süre sonra, Catalina Adası'na yanaşmak zorunda kaldılar.Họ đã phải dừng lại ở đảo Catalina không lâu sau khi rời Long Beach.
Long Beach'ten ayrıldıktan kısa süre sonra, Catalina Adası'na yanaşmak zorunda kaldılar.롱비치를 떠난 뒤 얼마 안되어 카트리나 섬에 정박해야 했습니다