ayrıldık ile cümle
ayrıldık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Long Beach'ten ayrıldıktan kısa süre sonra, Catalina Adası'na yanaşmak zorunda kaldılar.Tuvieron que detenerse en la Isla Catalina, porque poco después de salir de Long Beach
Long Beach'ten ayrıldıktan kısa süre sonra, Catalina Adası'na yanaşmak zorunda kaldılar.הם היו צריכים לעצור באיי קטלינה קצת אחרי שעזבו את לונג ביץ
Long Beach'ten ayrıldıktan kısa süre sonra, Catalina Adası'na yanaşmak zorunda kaldılar.كانوا مضطرين إلى التوقف عند جزيرة كاتالينا بعد مغادرتهم مدينة لونج بيتش بقليل
Long Beach'ten ayrıldıktan kısa süre sonra, Catalina Adası'na yanaşmak zorunda kaldılar.ペットボトルのキャップが緩んで沈みそうになったので
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Après avoir quitté mon couvent, j'en avais fini avec la religion, franchement.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Depois de sair do convento, digo francamente, cortei com a religião.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Dopo aver lasciato il convento, avevo veramente chiuso con la religione.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.După ce am părăsit mănăstirea, terminasem cu religia, sincer.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Eerlijk gezegd was ik, na mijn vertrek uit het klooster, klaar met religie.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.솔직히 말해서 저는 수녀원을 나온 뒤에 종교와는 끝을 봤다고 생각했습니다.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Miután kiléptem a zárdából, végeztem a vallással, ezt őszintén mondom.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Nachdem ich mein Kloster verlassen hatte, hatte ich, ehrlich gesagt, mit Religion abgeschlossen.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Opuszczając zakon, szczerze mówiąc, skończyłam z religią.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Potom, ako som opustila kláštor, som skončila s náboženstvom, úprimne.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Setelah keluar dari biara, sebenarnya saya tak mau lagi berhubungan dengan agama.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Tras dejar el convento, terminé con la religión, la verdad.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Από τότε που άφησα το μοναστήρι, τελείωσα είναι η αλήθεια, με τη θρησκεία.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.След като напуснах манастира, приключих с религията, честно казано.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.Честно говоря, отучившись в монастыре, я решила покончить с религией.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.אחרי שעזבתי את המנזר שלי, סיימתי עם דת, באמת.
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.إذ بعد مغادرتي الدير فإنني وبكل صراحة خلصت من الدين.¥
Manastırdan ayrıldıktan sonra, samimi olarak, dinle işimi bitirmiştim.思っていました
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldıkKencan apa? kami hanya makan lalu pergi.
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldıkΤι ραντεβού; Απλά φάγαμε και φύγαμε αμέσως.
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldık.איזו פגישה? רק אכלנו וישר עזבנו אחרי
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldıkأي موعد؟ لقد أكلنا وغادرنا بعد ذلك فحسب
Ne flört etmesi? Biz yalnızca yemek yedik ve sonra doğruca ayrıldık食事代払えばよかったな
Ne olacak o zaman ? Şimdi anlıyorum çiftlerin evlenmeden önce niçin ayrıldıklarını .Teraz rozumiem, dlaczego pary zrywają, zanim nawet wezmą ślub.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.Am părăsit liceul şi eu mi-am promis că nu va mai trebui niciodată să cerşesc pentru ceva.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.Ce ne andammo e giurai a me stessa che non avrei mai dovuto supplicare per niente, nella mia vita.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.Khi rời khỏi, tôi đã thề với bản thân
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.그곳을 떠나면서, 저는 다짐했습니다. 나는 무슨 일이 있더라도, 그 어떤 것도 남에게 구걸하지 않겠다구요.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.Wyszliśmy i przysięgłam sobie że nigdy w życiu nie będę musiała o nic błagać.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.Y nos fuimos y me juré a mí misma, nunca jamás tener que suplicar por nada en mi vida.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.И мы ушли, а я поклялась себе, что никогда в жизни не буду никого ни о чем умолять.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.אז עזבנו, ואני נשבעתי לעצמי שלעולם לא אצטרך להתחנן עבור דבר בחיי.
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.وغادرنا المكان ، و عندها أقسمت على نفسي ، أنني سوف لن أجبر نفسي على أن أتسول لأي غرض في حياتي .
Okuldan ayrıldık ve kendi kendime hayatım boyunca asla kimseye hiçbir şey için yalvarmayacağıma yemin ettim.どんな時も 他人に頼ったり しないとね 後に合格の連絡があっても
Onu duvarıma bantladım, böylece gidemedi. Biri polisi arasın! Sen delisin, biz ayrıldık!Ja przyklejalam go do Sciany tak nigdy nie opuści mnie ktoś wezwie Policję jesteś szalona jest Koniec
Orada 20 dakika kaldık ve mutlu bir şekilde ayrıldık.도착한 지 20분 정도가 지난 후, 우리는 모두 상점을 나왔습니다.
Orada 20 dakika kaldık ve mutlu bir şekilde ayrıldık.Nuž, boli sme tam 20 minút a boli sme radi, keď sme odišli.
Orada 20 dakika kaldık ve mutlu bir şekilde ayrıldık.We waren daar al 20 minuten en wilden zonder probleem de winkel verlaten.
Orada 20 dakika kaldık ve mutlu bir şekilde ayrıldık.אז היינו שם כעשרים דקות: שמחנו לצאת מהחנות.
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.20%が犯罪を犯し 14%が売春に関わり
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.그리고 러시아의 연구 결과를 보면 보육원을 떠난 후 2년 뒤 20%는 범죄 경력을 가지게 되며
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.ומחקר רוסי מצא ששנתיים לאחר עזיבת המוסדות, ל-20% מהמתבגרים הצעירים יש תיקים פליליים.
Rusya'da ise yurttan ayrıldıktan sonraki iki yılda bu gençlerin yüzde 20'si suça bulaşıyordu.و هنالك دراسة روسية أثبتت أنه بعد مغادرة المؤسسة بسننين، 20 بالمئة من الشباب كان لهم سوابق إجرامية،
Sana bir kez güvenmedim... ...ve bu yüzden ayrıldık.Aku tidak mempercayaimu sekali... Dan akhirnya kita berpisah.
Sana bir kez güvenmedim... ...ve bu yüzden ayrıldık.Desconfié de ti una vez... y entonces nos separamos.
Sana bir kez güvenmedim... ...ve bu yüzden ayrıldık.Eu não confiei em você uma vez... E então nos separamos.
Sana bir kez güvenmedim... ...ve bu yüzden ayrıldık.한때 희중씨를 믿지 못해서 우리가 멀어졌던 적이 있었죠
Sana bir kez güvenmedim... ...ve bu yüzden ayrıldık.Вдав, що не повірив твоїм словам із-за чого ми і розлучилися.
Sana bir kez güvenmedim... ...ve bu yüzden ayrıldık...لم أثق بكِ ولو لمره لهذا انجرفنـا بعيداً
Sen delisin, biz ayrıldık!Du bist verrückt, es ist vorbei!
Sen delisin, biz ayrıldık!¡Estás loca, terminamos!
Sen delisin, biz ayrıldık!'Je bent gestoord, het is uit!'
Sen delisin, biz ayrıldık!Jsi šílená, rozešli jsme se!
Sen delisin, biz ayrıldık!Sei pazza, è finita!
Sen delisin, biz ayrıldık!Tính khùng của cô làm chuyện chung ta xong rồi
Sen delisin, biz ayrıldık!Tu es folle c'est fini