ayrıldı ile cümle
ayrıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, üç gün önce ayrıldı.He left three days ago.
Bizim varışımızdan kısa bir süre sonra ayrıldı.He left soon after our arrival.
Beni gördüğü anda odadan ayrıldı.He left the room the moment he saw me.
Bir süre önce ayrıldı.He left a while ago.
O, hesabı ödeyerek otelden ayrıldı.He checked out of the hotel.
Okuldan geçen hafta ayrıldı.He quit school last week.
Geç kalmamak için erken ayrıldı.He left early in order not to be late.
Onun şehirden ayrıldığını ve doğuya taşındığını duydum.I heard that he left town and moved east.
Tokyo'dan Avrupa'ya ayrıldı.He left Tokyo for Europe.
Kyoto'ya gitmek için Tokyo'dan ayrıldı.He left Tokyo for Kyoto.
Amerika'ya gitmek için Japonya'dan ayrıldı.He left Japan for America.
O asla geri dönmemek üzere Japonya'dan ayrıldı.He left Japan never to come back.
O, gülümsedi ve ayrıldı.He smiled and left.
O hasta olduğundan dolayı şirketten ayrıldı.He quit the company on the grounds that he was ill.
Demokrat Parti'ye girdi ama oradan çok geçmeden ayrıldı.He entered the Democratic Party but soon left it.
O, uyarmadan ayrıldı.He quit without notice.
7 yıllık evlilikten sonra ayrıldılar.They broke up after 7 years of marriage.
Okullarından ayrıldılar.They dropped out of their school.
İlk trene yetişmek için erken ayrıldılar.They left early to catch the first train.
Sıkı bir tokalaşmayla ayrıldılar.They parted with a firm handshake.
Onlar dükkanı kapattı ve kasabadan ayrıldı.They closed up shop and left town.
Onlar birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldılar.They parted, never to see each other again.
Onun odadan ayrıldığını gördüm.I saw her leaving the room.
Hoşça kal demeden odadan ayrıldı.She left the room without saying goodbye.
Veda etmeden ayrıldı odadan.She left the room without saying goodbye.
O bir saat önce hastaneden ayrıldı.She left the hospital an hour ago.
O, sınıftan ne zaman ayrıldı?When did she leave the classroom?
O, Noel Günü ayrıldı.She left on Christmas Day.
Kasıtlı bir şekilde bana baktı ve toplantı salonundan ayrıldı.She looked at me in a deliberate way and left the meeting room.
O zaten ofisten ayrıldı.She has already left the office.
Tek kelime söylemeden odadan ayrıldı.She left the room without saying a word.
O şirketten ayrıldı.She quit the company.
O, ağlayarak ayrıldı.She broke away crying.
Siz gelmeden uzun süre önce buradan ayrıldı.She left here long before you arrived.
O, üç gün sonra evden ayrıldı.She left home after three days.
İşten sonra ofisten hemen ayrıldı.She left the office immediately after work.
O, sabah erken ayrıldı.She left early in the morning.
O, akşam yemeğinden sonra masadan ayrıldı.She left the table after dinner.
Gözyaşları içinde arkadaşından ayrıldı.She parted from her friend in tears.
Çift birbirlerini tekrar görmemek üzere ayrıldı.The couple separated, never to see each other again.
Odadan ayrıldığınız zaman ışıkları kapattığınızdan emin olun.When you leave the room, please make sure you turn off the lights.
Odadan ayrıldığınızda ışıkları açık bırakmayın.Do not leave the lights on when you leave the room.
Annem on dakika önce evden ayrıldı.My mother left home ten minutes ago.
Tren az önce ayrıldı.The train just left.
Tren zamanında ayrıldı.The train left on time.
O, sen ayrıldıktan sonra odaya girdi.He entered the room after you left.
O tüm itirazlarımın sonrasında, o evden ayrıldı.Even after all of my objections, she left home.
O buradan hemen ayrıldı.She left here right away.
Buradan aceleyle ayrıldı.She left here in a hurry.
Evden ayrıldığımda gökyüzü açıktı.The sky was clear when I left home.
Onlar okuldan ayrıldılar.They dropped out of school.
Bana mektubu verdi ve ayrıldı.He handed me the letter and left.
Kısa bir ziyaretten sonra birdenbire ayağa kalktı ve ayrıldığını söyledi.After a short visit, he suddenly stood up and said he was leaving.
Ondan ayrıldığım için o bana kızgındı.He was mad at me because I broke up with him.
Buradaki bütün insanlar ayrıldılar.All the people who were here have left.
Bir saat sonra, ben onlardan ayrıldım ve geri geldim.After an hour, I parted with them and came back.
O yatak odasından ayrıldı ve oturma odasına girdi.He left the bedroom and entered the living room.
Küçük kız kardeşimle aynı zamanda mı ayrıldın?Did you leave at the same time as my younger sister?
O odadan ayrıldı ve dışarı çıktı.She left the room and went outside.
Hâlâ çok gençken, Roger çiftlikten ayrıldı.Roger left the farm when he was still very young.