ayrıldı ile cümle

ayrıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O kız arkadaşından ayrıldıktan sonra evin etrafında amaçsızca dolaştı.After breaking up with his girlfriend he moped around the house for a whole month.
Evet, ayrıldığımızda kötü hissettim ama hiç uykum kaçmadı.Yeah, I felt bad when we broke up, but I don't lose any sleep over it.
1900 yılında İngiltere'den ayrıldı, asla geri dönmedi.In 1900 he left England, never to return.
20 yıldan sonra şirketten ayrıldı.She left the company after 20 years.
Giderler için 2200 dolar ayrıldı.2200 dollars have been allocated for expenses.
Tom'un treni beş dakika önce ayrıldı.Tom's train left five minutes ago.
Kırmızı sandalye ayrıldı. O özeldi.The red chair was set apart. It was special.
Sen ayrıldığından beri uzun zaman oldu.It's been a long time since you broke up.
O ayrıldığından beri uzun zaman oldu.It's been a long time since he broke-up.
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Tek bir kelime bile etmeden ayrıldı.She left without saying even a single word.
David bana senin ayrıldığını söylüyor.David tells me that you're leaving.
Sen şanssızdın; Sen ayrıldıktan beş dakika sonra geri döndüm.You were unlucky; I came back five minutes after you'd left.
Mary zaten ayrıldı.Mary has already left.
Onlar erken ayrıldılar.They left early.
O Texas'a dönmek için Meksika başkentinden ayrıldı.He left the Mexican capital to return to Texas.
Yüzlerce gemi Amerikan limanlarından ayrıldı.Hundreds of ships left American ports.
Thomas Jefferson 1809'un Mart ayında Beyaz Saray'dan ayrıldı.Thomas Jefferson left the White House in March of 1809.
1791'de grup erken ayrıldı.The group left early in 1791.
Santa Ana başkan olarak emekliye ayrıldı.Santa Ana stepped down as president.
Mormon'lar 1846'ın ilkbaharında Illinois'ten ayrıldı.The Mormons left Illinois in the spring of 1846.
Başkan Washington'dan eylül ayı başlarında ayrıldı.The president left Washington in early September.
Babam odadan ayrıldığında küçük kız kardeşim bana el hareketi çekti.When my dad left the room, my little sister gave me the finger!
Haziran'da ayrıldığın zaman seni çok özleyeceğim.I'll miss you so much when you leave in June.
Ben eve gitmeden önce ayrıldı.She left before I got home.
O, arkadaşları ile birlikte ayrıldı.She left with her friends.
Bay Gardiner kahvaltıdan hemen sonra onlardan ayrıldı.Mr. Gardiner left them soon after breakfast.
Evden saat sekizde ayrıldı.He left the house at eight o'clock.
Dün bana senin ve erkek arkadaşının ayrıldığını söylemedin mi?Didn't you tell me yesterday that you and your boyfriend had broken up?
Fransa'dan ayrıldığımdan beri Fransız yemeği yemedim.I haven't eaten French food since I left France.
Tom Boston'dan ne zaman ayrıldı?When did Tom leave Boston?
Tom şafaktan hemen önce balık tutmaya gitmek için ayrıldı.Tom left to go fishing shortly before dawn.
Tom kimseye tek kelime söylemeden odadan ayrıldı.Tom left the room without saying a word to anyone.
Tom evrak çantasıyla birlikte evden ayrıldı.Tom left the house with his briefcase.
Tom öğle yemeğini yedikten sonra evden ayrıldı.Tom left the house after eating lunch.
Tom kahvaltıdan sonra evden ayrıldı.Tom left the house after breakfast.
Tom şafaktan önce evinden ayrıldı.Tom left his house before dawn.
Tom birkaç dakika önce ayrıldı.Tom left a few minutes ago.
Tom'un odadan ayrıldığı tek zaman tam öğle yemeği yememizden önceydi.The only time that Tom left the room was just before we ate dinner.
Kimse Tom'un odadan ayrıldığını görmedi.Nobody saw Tom leave the room.
Tom'un odadan ayrıldığını kimse farketmedi.Nobody noticed Tom leave the room.
Tom Mary gittikten hemen sonra evden ayrıldı.Tom left the house shortly after Mary left.
Tom, Mary'nin neden okuldan ayrıldığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary dropped out of college.
Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever regrets leaving Mary.
Tom ve Mary istasyona yaklaşırken, onlar trenlerinin ayrıldığını gördü.As Tom and Mary approached the station, they saw their train pull out.
Tom, Mary ve John'un ayrıldığını duydu.Tom heard that Mary and John had split up.
Adam ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.The man left the restaurant without paying.
Tom o gece Boston'dan ayrıldı.Tom flew in from Boston that night.
Tom yarışmadan ayrıldı.Tom dropped out of the competition.
Biz onun evinden ayrıldığımızda Tom kesinlikle ağlamıyordu.Tom certainly wasn't crying when we left his house.
Tom okul için evden ayrıldığında hava hâlâ karanlıktı.It was still dark when Tom left home for school.
Tom'un Mary'den ayrıldığını duydum.I heard Tom split up with Mary.
Ekip küçük gruplara ayrıldı.The team was divided into smaller groups.
Son müşteri ayrıldığında biz kapıları kapatırız.When the last customer leaves, we close the doors.
Tom Mary ile ayrıldı.Tom split up with Mary.
Tom işten erken ayrıldı.Tom left work early.
Geçen sene Shanghai'dan ayrıldım ve bir daha asla geri dönmedim.I left Shanghai last year and I've never been back.
Birbirlerini sevmelerine rağmen, ayrıldılar.Even though they love each other, they broke up.
Dev tanker az önce rıhtımdan ayrıldı.The huge tanker has just left the dock.
Dev bir tanker rıhtımdan ayrıldı.A huge tanker just pulled out from the dock.

İlgili Sayfalar