ayrıldı ile cümle
ayrıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Ben ayrıldıktan sonra o geldiHe arrived after I had left.
Ben ayrıldığımda babam hâlâ evdeydi.My father was still at home when I left.
Trenim saat altıda Kyoto'dan ayrıldı ve saat dokuzda Tokyo'ya vardı.My train left Kyoto at six, and arrived in Tokyo at nine.
Geçen hafta ayrıldığından başka bir şey bilmiyorum.I know nothing except that she left last week.
En iyi arkadaşlarımızdan ayrıldık.We parted the best of friends.
Saat onda otelden ayrıldık.We checked out of the hotel at ten.
Biz saat üçte istasyonda ayrıldık.We parted at the station at three.
Acele bir yemek yedik ve hemen ayrıldık.We ate a hasty meal and left immediately.
Sabah erkenden evden ayrıldık.We left home early in the morning.
Duyduğuma göre, onlar ayrıldı.According to what I heard, they have broken up.
Arkadaşım kız arkadaşından ayrıldı ve şimdi benimle çıkmak istiyor.My friend broke up with his girlfriend and now he wants to go out with me.
Zamanında toplantıda olmak için evden erken ayrıldım.I left home early so I'd be on time for the meeting.
Acele bir kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım.I had a hasty breakfast and left home.
Köprüde ondan ayrıldım.I parted from him on the bridge.
Ben yedide evden ayrıldım.I left home at seven.
Gençken evden ayrıldım.I left home when I was young.
Onun şirketten niçin ayrıldığını bilmiyorum.I don't know why he quit the company.
Sokakta ondan ayrıldım.I parted from him on the street.
Kız kardeşimden daha önce ayrıldım.I left earlier than my sister.
Geçen hafta beyzbol kulübünden ayrıldım.I quit the baseball club last week.
Bizim tren saat sekizde Osaka'dan ayrıldı, on bire kadar Tokyo'ya varacak.Our train left Osaka at 8:00, arriving in Tokyo by 11:00.
Bir arabanın ön camı parçalara ayrıldı.The front windshield of a car was smashed to pieces.
Kabin fırtına tarafından parçalara ayrıldı.The cabin was torn asunder by the storm.
Kız ayağa fırladı ve odadan ayrıldı.The girl jumped to her feet and left the room.
Mezun olur olmaz, şehirden ayrıldı.As soon as he graduated, he left town.
Birçok aile sınırda yeni bir hayat kurmak için ayrıldı.Many families left to make a new life on the frontier.
Geç kalmamak için erken ayrıldım.I left early so as not to be late.
Kasaba fabrikalar ve konutlar için ayrıldı.The town was zoned for factories and residences.
Tren zamanında istasyondan ayrıldı.The train left the station on time.
Kadın ayrıldı ve tekrar kuyrukta beklediği adliyeye gitti.The woman left and went to the courthouse, where she waited in line again.
Yolun iki şerite ayrıldığı bir yere geldik.We came to a place where the road branched into two lanes.
İki öğrenci köşeye vardıklarında ayrıldı.The two students parted when they reached the corner.
Japonya 1933'te Milletler Cemiyetinden ayrıldı.Japan seceded from the League of Nations in 1933.
O almak zorunda olduğu başka bir şey olmadığı için mağazadan ayrıldı.She left the store because she didn't have anything else that she had to buy.
Onun odadan ayrıldığını fark etmedim.I didn't notice when he left the room.
Japonya'dan ayrıldığından beri üç ay oldu.It has been three months since he left Japan.
Bizim geldiğimiz aynı günde Japonya'dan ayrıldı.He left Japan on the same day that we arrived.
İlk yıl üniversiteden ayrıldı.He dropped out of college in the first year.
O, birkaç gün önce buradan ayrıldı.He left here a few days ago.
İkinci yılında okuldan ayrıldı.He dropped out of school in his second year.
Ödeme yapmadan restorandan ayrıldı.He left the restaurant without paying.
O, grubundan ayrıldı.He strayed from his group.
Ceketini giydi ve evden ayrıldı.He put on his coat and left the house.
O, veda etmeden ayrıldı.He left without saying goodbye.
O hoşça kal demeden evden ayrıldı.He left the house without so much as saying goodbye.
O, babasından ayrıldı.He went away from his father.
O, Tom'un iş bitirilmeden önce ayrıldığını gördü.He saw Tom leave before the job was finished.
Mademki o, işinden ayrıldı ona güvenemem.Now that he has quit his job, I can't depend on him.
Avrupa'ya gitmek için japonya'dan ayrıldı.He left Japan for Europe.
Bana yardım etmek için yolundan ayrıldı.He went out of his way to help me.
Geçen hafta ayrıldığından beri eve gelmedi.He hasn't come home since he left last week.
Kişisel nedenlerden dolayı şirketten ayrıldı.He left the company on account of personal reasons.
O, az önce evden ayrıldı.He has just left home.
Okuldan ayrıldıktan sonra, Londra'ya gitti.After he left school, he went to London.
O, sakin bir hayat yaşadığı memleketinden ayrıldı.He retired to his hometown, where he lived a quiet life.
O geri dönmemek üzere evden ayrıldı.He left home never to return.
O, İspanya'ya gitmek için evinden ayrıldı.He left home for Spain.
O, liseden ayrıldı.He dropped out of high school.
O, az önce ofisten ayrıldı.He left the office just now.