ayrıldı ile cümle
ayrıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonra Rob hattan ayrıldı, bu onla yaptığımız son görüşme oldu.Rob then signed off, and that was the last we ever heard of him.
Karda yanıltıcı izler bırakabilirler, biz buradan ayrıldığımız zaman.And they can lay a false trail in the snow, when we leave here.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.I found out afterwards, after I left, under a big fight, the World Bank.
Sıkıldım ve oradan ayrıldım, her zamanki gibiI got bored and left, and as I drove out,
New York'tan biraz korkmuş, ama güçlenmiş olarak ayrıldım.And I left New York freaked, but actually empowered.
O konuşmasına devam ederek "Şey, ben İsa'yı görüyorum," dedi, ağlamaya başladı ve ayrıldı.And she goes, "Well, I see Jesus," and started crying and left.
Benki ormandan ilk kez onsekiz yaşında... ...genç bir delikanlıyken ayrıldı.Benki left the forest for the first time.
Batonun elinden ayrıldığını gördünüz.You can see the baton left his hand.
Bu editörle tanıştım ve ilk kitabımın sözleşmesiyle New York'tan ayrıldım.And I met with this editor, and I left New York for a contract for my first book,
Ya da ne zaman işten ayrıldığını önemsemiyorum.I don't care when you leave.
Zira bu su ayrıldığında Atlantik Okyanusu'na akıyor.Because when that water leaves, it dumps out into the Atlantic.
Sabitleme piminin ayrıldığı bir yere gidiyorum.I go to a place where a dowel splits off.
Ama sonunda çok nefis bir iş teklifiyle ayrıldım.But I actually walked away with a great job offer.
Kısaca işte, bilirsiniz. Doğdum, evlendim, işimden şu yüzden ayrıldım.Just sketchily, you know... born, married, why I left my last job.
Annemden, Babamdan ve geniş ailemden ayrıldım.I was separated, largely, from my family, including my mother and father.
Annem Nairobi, Kenya'dan ayrıldı.My mom left Nairobi, Kenya.
Babam Amritsar, Hindistan'ın dışında bir köyden ayrıldı.My dad left a small village outside of Amritsar, India.
Şimdi yumurtanın sarısı ile beyazının ayrıldığını görüyorsunuz.And you'll now see the yolk and the white have separated.
Birçok sıkıntıya katlanıp yapayalnız kaldığını... ...ve babandan küçük yaşta ayrıldığını biliyorum.I knew separating you from your father at a young age made you endure a lot of obstacles.
Sabah üzüldü ve ayrıldı.He got upset early in the morning and left.
Bellevue'den ayrıldım, iş okuluna gittim ve bu işi başlattım.I left Bellevue, went to business school and started this.
Her biri iki gruba ayrıldı bu yüzden toplam grup sayısı sekiz oldu. .Each of them became two groups, and so you also have eight.
Darwin,bir daha dönmemek üzere oradan ayrıldı 20 Ocak 1835'in gün batımındaDarwin was taken away never to return At sunset on the 20, October, 1835
Darwin ,dadan ayrıldıktan hemen sonra gerçeği görmeye başladıNo sooner had Darwin left the Galapagos than he began to see the truth
Laptopumdan ayrıldığımda kendimi rahatsız hissetmeye başladım.I've become uncomfortable when I'm separated from my laptop.
Seninlemi ayrıldı ?He was leaving with you?
Kayin RABbin huzurundan ayrıldı. Aden bahçesinin doğusunda, Nod topraklarına yerleşti.Cain went out from Yahweh's presence, and lived in the land of Nod, east of Eden.
İshak oradan ayrıldı. Gerar Vadisinde çadır kurup oraya yerleşti.Isaac departed from there, encamped in the valley of Gerar, and lived there.
buğdayları eşeklerine yükleyip oradan ayrıldılar.They loaded their donkeys with their grain, and departed from there.
Sonra firavunu kutsayıp huzurundan ayrıldı.Jacob blessed Pharaoh, and went out from the presence of Pharaoh.
İsrail topluluğu Musanın yanından ayrıldı.All the congregation of the children of Israel departed from the presence of Moses.
Konakladıkları yerden ayrıldıklarında da RABbin bulutu gündüzün onların üzerinde duruyordu.The cloud of Yahweh was over them by day, when they set forward from the camp.
kadın adamın evinden ayrıldıktan sonra başka biriyle evlenirse,When she is departed out of his house, she may go and be another man's wife.
‹‹Yücelik İsrail'den ayrıldı!›› dedi, ‹‹Çünkü Tanrı'nın Sandığı ele geçirildi.››She said, "The glory has departed from Israel; for the ark of God is taken."
Rehavam, ‹‹Şimdi gidin, üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.He said to them, "Depart for three days, then come back to me." The people departed.
O zaman Kral Yoram Samiriyeden ayrıldı ve bütün İsraillileri bir araya topladı.King Jehoram went out of Samaria at that time, and mustered all Israel.
Rehavam, ‹‹Üç gün sonra yine gelin›› yanıtını verince halk yanından ayrıldı.He said to them, "Come again to me after three days." The people departed.
Mordekay oradan ayrıldı ve Ester'in söylediği her şeyi yaptı.So Mordecai went his way, and did according to all that Esther had commanded him.
Suların yüzeyine sınır çizer Işıkla karanlığın ayrıldığı yerde.He has described a boundary on the surface of the waters, and to the confines of light and darkness.
İsrail Mısırdan çıktığında, Yakupun soyu yabancı dil konuşan bir halktan ayrıldığında,When Israel went forth out of Egypt, the house of Jacob from a people of foreign language;
İsa bunu bildiği için oradan ayrıldı. Birçok kişi ardından gitti. İsa hepsini iyileştirdi.Jesus, perceiving that, withdrew from there. Great multitudes followed him; and he healed them all,
İsa bütün bu benzetmeleri anlattıktan sonra oradan ayrıldı.It happened that when Jesus had finished these parables, he departed from there.
Ellerini onların üzerine koyduktan sonra oradan ayrıldı.He laid his hands on them, and departed from there.
Yahuda paraları tapınağın içine fırlatarak oradan ayrıldı, gidip kendini astı.He threw down the pieces of silver in the sanctuary, and departed. He went away and hanged himself.
Akşam olunca İsayla öğrencileri kentten ayrıldı.When evening came, he went out of the city.
İblis, İsayı her bakımdan denedikten sonra bir süre için Onun yanından ayrıldı.When the devil had completed every temptation, he departed from him until another time.
Ve onları kutsarken yanlarından ayrıldı, göğe alındı.It happened, while he blessed them, that he withdrew from them, and was carried up into heaven.
‹Biri yanımdan ayrıldı. Besbelli bir hayvan parçaladı, bir daha göremedim onu.And the one went out from me, and I said, Surely he is torn in pieces; and I saw him not since:
Size ne oldu ki, münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız?How is it that you are divided in two factions about the hypocrites?
"Allah'a yemin ederim ki, siz ayrıldıktan sonra, putlarınıza bir tuzak kuracağım!"I swear by God I will do something to your idols when you have turned your backs and gone."
Ama insanlar, din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar, hepsi Bize döneceklerdir.But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.
Hemen deniz ikiye ayrıldı, her parçası yüce bir dağ gibiydi.And it parted, and every parting was like a lofty mountain.
Hemen birbiriyle çekişen iki zümreye ayrıldılar.But they were divided into two groups disputing with one another.
Aralarından bölükler ayrıldı, ayrılığaaykırılığa düştüler.Yet the sectarians differed among themselves.
Neden acele ettin, kavminden ayrıldın da geldin ey Musa?What made you hurry away, O Moses, from your people?"
Arkadaşınız, gerçekten ne saptı, ne ayrıldı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Bunun üzerine Firavun oradan ayrıldı, tüm kurnazlığını topladı, sonra geldi.After this the Pharaoh withdrew and settled his stratagem, then came back.
Size ne oldu da münafıklar hakkında iki gruba ayrıldınız?How is it that you are divided in two factions about the hypocrites?
Ama insanlar din konusunda aralarında bölüklere ayrıldılar ama, hepsi bize döneceklerdir.But they split up the order among themselves; (yet) all of them have to come back to Me.
Bunun üzerine, çekişen iki gruba ayrıldılar.But they were divided into two groups disputing with one another.