ayrıldı ile cümle

ayrıldı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Ondan sonra, ayrıldım ama onların evinde çantamı unuttuğumu fark ettim.After that, I left, but then I realized that I forgot my backpack at their house.
Tren istasyonundan ayrıldığımda bir adam gördüm.When I left the train station, I saw a man.
Biz ayrıldığımızda yağmur yağıyordu, fakat vardığımızda hava güneşliydi.It was raining when we left, but by the time we arrived, it was sunny.
Sen ayrıldıktan sonra geldi.He came after you left.
Misafirlerden bazılarının ziyafet salonundan ayrıldığını gördüm.I saw some of the guests leave the banquet room.
Okuldan ayrıldıktan sonra ne yapacaksın.What are you going to do after you leave school?
Her konuşmacıya beş dakika ayrıldı.Each speaker was allotted five minutes.
Birçok üye aidatlar yükseldiğinde kulüpten ayrıldı.Many members dropped out of the club when the dues were raised.
Biz ayrıldık ve kendi yolumuza gittik.We broke up and went our own ways.
Biz ayrıldık, birbirimizi asla tekrar görmeyeceğiz.We parted, never to see each other again.
Laramie'ye birlikte geldik ve orada ayrıldık.We went together to Laramie, and there we parted.
Evden ayrıldığımda hava güzeldi.The weather was lovely when I left home.
Komite beş bölüme ayrıldı.The committee divided into five sections.
Robert telefon konuşmasının ortasında kırılıp ayrıldı.Robert broke off in the middle of his phone call.
Otobüsler Montgomery'de ayrıldı.The buses in Montgomery were segregated.
Mary ile ayrıldım.I'm through with Mary.
Bob ve Lucy'nin ayrıldıklarını duydum.I hear that Bob and Lucy have broken up.
Otobüs vaktinden beş dakika önce ayrıldı.The bus left five minutes ahead of time.
Otobüs erken ayrıldı.The bus left early.
Otobüsler peş peşe ayrıldılar.The buses left one after another.
Otobüsler art arda ayrıldı.The buses left one after another.
Otobüs az önce ayrıldı.The bus has just left.
Otobüs ne kadar süre önce ayrıldı?How long ago did the bus leave?
Otobüs duraktan ayrıldı.The bus left the stop.
Byron dönmemek üzere İngiltere'den ayrıldı.Byron left England, never to return.
Tom ve Nancy geçen ay ayrıldılar.Tom and Nancy broke up last month.
Paha biçilmez porselen parçalara ayrıldı.The priceless china shattered into fragments.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Tur sırasında gruptan ayrıldı ve kendi yolunu buldu.During the tour he broke apart from the group and found his own way.
Chaplin geri dönmemek üzere Amerika'dan ayrıldı.Chaplin left America for good.
O, parçalara ayrıldı.It fell to pieces.
Tren ayrıldı bile.The train has already left.
Yılın sonunda Japonya'dan ayrıldı.He left Japan at the end of the year.
Sınav iki bölüme ayrıldı.The exam was divided into two parts.
Bina üç yıl önce parçalara ayrıldı.The building crumbled to pieces three years ago.
Tüm para acil durumlar için ayrıldı.All of the money is reserved for emergencies.
Sınıf dört gruba ayrıldı.The class was divided into four groups.
Çift ayrıldı, tekrar bir araya gelmemek üzere.The couple parted, never to meet again.
Tüm yolcular aceleyle uçaktan ayrıldı.All the passengers left the plane in a hurry.
Susan bir saat önce ayrıldı.Susan left an hour ago.
John ve Mary geçen hafta ayrıldılar.John and Mary broke up last week.
Jim dün Paris'ten ayrıldı.Jim left Paris yesterday.
Görüş bu noktada ayrıldı.Opinion is divided on this point.
Geçen yaz, sonunda on iki yıl önce katılmış olduğum firmadan ayrıldım.Last summer, I finally left the firm that I had joined twelve years before.
Bardak parçalara ayrıldı.The glass was broken to pieces.
Carol ve Will'in ayrıldığını duydum.I heard that Carol and Will have split up.
Cam kase minik parçalara ayrıldı.The glass bowl broke into tiny fragments.
Ayrıldığımızdan beri iki yıl geçti.Two years have passed since we parted.
Sen evden ayrıldıktan sonra paltonuzu buldum.I found your coat after you left the house.
Altı kalktım, ve yedide evden ayrıldım.Got up at six, and left home at seven.
Bir saat önce ayrıldı.He left an hour ago.
O, on dakika önce evden ayrıldı.She left home ten minutes ago.
On yıl içinde ilk kez Japonya'dan ayrıldım.I left Japan for the first time in ten years.
O bölgede devriye gezmek için on polis ayrıldı.Ten policemen were assigned to patrol that area.
Bir yıl evlilikten sonra ayrıldılar.They split up after a year of marriage.
Ken Japonya'dan geri dönmemek üzere mi ayrıldı?Has Ken left Japan for good?
Tüm koltuklar ayrıldı.All seats are reserved.
Dün onun annesini gördüğümde, bir hafta önce hastaneden ayrıldığını söyledi.When I saw his mother yesterday, she said he had left the hospital a week before.
İşimi bitirdikten sonra bürodan ayrıldım.Having finished my work, I left the office.
Ben odaya girerken o odadan ayrıldı.He left the room on my entering it.

İlgili Sayfalar