ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ayrılmak zorundayız!We have to leave!
Yarından sonra ayrılıyorum.I leave the day after tomorrow.
Tom, Mary'nin neden Boston'dan ayrıldığını bilmiyor.Tom doesn't know why Mary left Boston.
Yarından sonraki gün ayrılıyorum.I'm leaving the day after tomorrow.
Yarından sonra ayrılacağım.I'm leaving the day after tomorrow.
Yarından sonraki gün ayrılacağım.I'll be leaving the day after tomorrow.
Yarından sonraki gün ayrılıyor olacağım.I'll be leaving the day after tomorrow.
Tom bana Mary'nin Boston'dan ayrıldığını söylediğinde çok şaşırdım.I was very surprised when Tom told me Mary had left Boston.
Tom'u ayrılmamaya ikna ettim.I convinced Tom not to leave.
Tom muhtemelen yarın ayrılacak.Tom is likely to leave tomorrow.
Zaten ayrılmam istendi.I've already been asked to leave.
Tom muhtemelen yarın ayrılmayacak.Tom won't likely leave tomorrow.
Tom'a erken ayrılmamasını çoktan istedim.I've already asked Tom not to leave early.
Tom'un ayrılma zamanı geldi.It's time Tom left.
Sami dükkândan ayrıldı.Sami left the store.
Sami mağazadan ayrıldı.Sami left the store.
Sami işlemi bitirdi ve ayrıldı.Sami finished the transaction and left.
Ekim ayında ayrılacağım.I'll leave in October.
Tom sadece yaklaşık beş dakika önce ayrıldı.Tom just left about five minutes ago.
Tom, Mary'ye erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom suggested to Mary that she leave early.
Biri Tom'un ayrıldığını gördü mü?Did anyone see Tom leave?
Bugün erken ayrılmasan iyi olur.You'd better not leave today.
Tom ve Mary erken mi ayrıldı?Did Tom and Mary leave early?
Üzgünüm. Tom çoktan ayrıldı.I am sorry. Tom already left.
İstasyona ulaştığımda trenim çoktan ayrılmıştı.By the time I got to the station, my train had already left.
Biz olmadan ayrılmayın.Don't leave without us.
Tom ve sen neden erkenden ayrıldınız?Why did you and Tom leave early?
Lütfen biz olmadan ayrılmayın.Please don't leave without us.
Sami erken ayrılıyor.Sami is leaving early.
Sami, Leyla ile ayrılmak zorunda.Sami has to break up with Layla.
Tom'un evden ayrıldığını bilmiyordum.I didn't know Tom had left home.
Tom'un işten ayrıldığını nereden anladın?How did you know Tom quit his job?
Tom, Mary'yi ne zaman ayrılmak istediğinde sordu.Tom asked Mary when she intended to leave.
Sami, Leyla'dan ayrılmasını rica etti.Sami asked Layla to leave.
Sami ayrılamaz.Sami can't leave.
Tom izin istedi ve masadan ayrıldı.Tom excused himself and left the table.
Sami ve annem ayrıldılar.Sami and my mom have broken up.
Hala bugün ayrılmak istiyor musun?Do you still want to leave today?
Neden erken ayrıldığımı bilmek istiyor musun?Do you want to know why I left early?
Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.Tom left Boston early Monday morning.
Tom'un neden erken ayrıldığını bilmek ister misin?Do you want to know why Tom left early?
Yağmur yağmaya başladığında tam ayrılmak üzereydik.We were just about to leave when it started to rain.
Tom habersizce ayrıldı.Tom quit without notice.
Tom ihbarsız işten ayrıldı.Tom quit without notice.
Tom ve Mary yarın ayrılıyorlar.Tom and Mary leave tomorrow.
Erken ayrılabilir miyim?May I leave early?
Tom'un işinden neden ayrıldığı konusunda hiçbir fikrim yok.I have no idea why Tom quit his job.
Eğer sakıncası yoksa, şimdi ayrılacağım.If you don't mind, I'll leave now.
Ben ayrıldığımda Tom çok sinirliydi.Tom was really angry when I left.
Tom restorandan ayrıldı.Tom left the restaurant.
Tom noel gününde ayrıldı.Tom left on Christmas Day.
Tom'un bu sabah ayrıldığını duydun mu?Did you hear Tom leave this morning?
Tom'un yaklaşık otuz dakika önce ayrıldığını gördüm.I saw Tom leave about thirty minutes ago.
Hadi Tom. Biz ayrılıyoruz.Come on, Tom. We're leaving.
Tom üniversiteden ayrıldı.Tom has dropped out of college.
Tom birkaç ay önce Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston a few months ago.
2.30'da ayrılacağım.I'll be leaving at 2:30.
Tom bu öğleden sonra saat 2.30'da ayrılacak.Tom will be leaving at 2:30 this afternoon.
Tom bu sabah erken ayrıldı, bu yüzden şu an Boston'da olmalı.Tom left early this morning, so he should be in Boston by now.
Tom erken ayrılıyor.Tom is leaving early.

İlgili Sayfalar