ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un kaçta ayrıldığını fark etmedim.I didn't notice what time it was that Tom left.
Daha fazla bekleyemedim, bu yüzden ayrıldım.I couldn't wait any longer, so I left.
Tom ve Mary geçen hafta sonu ayrıldı.Tom and Mary broke up last weekend.
Tom, parti bitmeden otuz dakika önce ayrıldı.Tom left thirty minutes before the party ended.
Ne zaman ayrılacağını söyleyeceğim.I'll tell you when to leave.
Tom bu gece ayrılıyor.Tom is leaving tonight.
Son erkek arkadaşınla neden ayrıldın?Why did you break up with your last boyfriend?
Son sevgilinle neden ayrıldın?Why did you break up with your last girlfriend?
Tom hoşçakal bile demeden ayrıldı.Tom left without even saying goodbye.
Tom ve Mary önümüzdeki pazartesi Boston'dan ayrılıyor.Tom and Mary are leaving Boston next Monday.
Tom ve Mary yarından sonraki gün ayrılacaklar.Tom and Mary are leaving the day after tomorrow.
Tom ve Mary yarın sabah ayrılacaklar.Tom and Mary are going to leave tomorrow morning.
Tom Mary ile ayrıldığında, harap oldu.When Tom broke up with Mary, she was devastated.
Tom'un neden ayrılmak zorunda olduğunu bilmiyoruz.We don't know why Tom had to leave?
Gelecek pazartesi Boston'dan ayrılıyoruz.We're leaving Boston next Monday.
Bugün işten erken ayrılmamın bir sakıncası var mı?Would it be OK if I left work early today?
Tom son olarak ne zaman ayrıldı?What time did Tom finally leave?
Tom, Boston'dan ayrılmak gibi bir niyetinin olmadığını söyledi.Tom said he had no intention of leaving Boston.
O kadar erken ayrılmamalıydın.You shouldn't have left so early.
Sami havaalanından ayrıldı.Sami left the airport.
Tom Avustralya’dan ayrıldığından beri üç yıl geçti.It's been three years since Tom left Australia.
20 Ekim'de ayrıldık.We left on October 20th.
Tom ve Mary geçen hafta ayrıldılar.Tom and Mary split up last week.
Neden erken ayrıldın?Why did you leave early?
Tom’dan ayrılmamasını istedim.I asked Tom not to leave.
Tom ve Mary'ye ayrılmaları söylendi.Tom and Mary have been told to leave.
Kendimi rahatsız hissettim ve ayrılmak istedim ama kaldım.I felt uncomfortable and wanted to leave, but I stayed.
Ayrılıkçılar neden sessiz?Why are the separatists silent?
Ayrılıkçılar neden suskun?Why are the separatists silent?
Boston'dan ayrılmayı düşünme kararı aldım.I've made up my mind to leave Boston.
Tom daha yeni ayrıldı.Tom has just quit.
Ayrılmama izin verilmedi.I wasn't allowed to leave.
Sami sahneden ayrıldı.Sami got out on stage.
Hemşire odadan ayrıldı.The nurse left the room.
Bir pazartesi günü ayrıldı.She left on a Monday.
Ayrılıkçılardan tehdit e-postaları alıyorum.I'm getting threatening e-mails from the separatists.
Ayrılıkçılar benden ve herkes onlardan nefret eder.The separatists hate me and everybody hates them.
Herkes ayrılıkçılardan nefret eder.Everybody hates the separatists.
Ayrılıkçılar Arapça konuşanlara karşı ırkçıdırlar.The separatists are racist against Arabic speakers.
Ayrılıkçılar Cezayir'den nefret eder.The separatists hate Algeria.
Tom Boston'dan bir saat önce ayrıldı.Tom left Boston an hour ago.
Üçten önce evden ayrılmak istemiyoruz.We don't want to leave the house before three.
Tom'un ne zaman ayrılmayı planladığını merak ediyorum.I wonder when Tom plans to leave.
Yarın sabah kentten ayrılacak.He is leaving the city tomorrow morning.
Bana annem babam ayrılmadan önce ne kadardır evli olduklarını sordu.He asked me how long my parents had been married before they separated.
Oradan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know when he will leave there.
Acil bir telefon gelince işten ayrılmak zorunda kaldı.He got an emergency call and had to leave work.
Akşam yedi gibi binadan ayrıldı.He left the building at about 7 p.m.
Buradan ne zaman ayrıldı?When did he leave here?
Karısı doğruyu bilse büyük olasılıkla ondan ayrılır.His wife would probably leave him if she knew the truth.
Azıcık erken ayrılsak senin için bir sakıncası olur mu?Would you mind if we left a little early?
Eşinden asla ayrılmayacağını söyledi.He said he'd never leave his wife.
Turdan sonra otelden ayrılıyoruz.We'll leave the hotel after the tour.
Ayrılıkçılar ulusal bütünlüğümüz için tehdit oluşturuyor.The separatists pose a threat to our national unity.
Fikir ayrılığı yaşadık.We had a difference of opinion.
Görüş ayrılığı yaşadık.We had a difference of opinion.
Misafirler erken ayrıldı.The guests left early.
Ayrılıyor mu yoksa kalıyor mu?Is he leaving or is he staying?
Onun ayrıldığı görüldü.She was seen to leave.
Budapeşte'ye gitmek üzere Prag'dan ayrıldım.I left Prague for Budapest.

İlgili Sayfalar