ayrıl ile cümle
ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u beklemekten sıkıldım, bu nedenle ayrıldım.I got tired of waiting for Tom, so I left.
Ben ayrıldığımda kar yağmıyordu.It wasn't snowing when I left.
Tom, Mary'nin neden ayrılmasını istediğini bilmiyorum.I don't know why Tom wanted Mary to leave.
Tom'a veda etmeden ayrıldım.I left without saying goodbye to Tom.
Tom ekim ayı başlarında Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston in early October.
Tom ofisten ayrılan son kişiydi.Tom was the last one to leave the office.
Tom, Mary'nin işinden ayrılmasına şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary quit her job.
Tom neden ayrıldığını Mary'ye anlattı.Tom told Mary why he was leaving.
Tom'un tam olarak ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know exactly what time Tom is going to leave.
Henüz ayrılmak zorunda değilim.I don't have to leave yet.
Yaptığın zaman ayrılacağım.I'll leave when you do.
Sıkıldım, bu nedenle ayrıldım.I was bored, so I left.
Tom'a erken ayrılmasını söyledim.I told Tom to leave early.
Tom ve Mary bir süre önce ayrıldılar.Tom and Mary broke up a while ago.
Tom'un neden ayrıldığını bilmiyorum.I don't know why Tom left.
Sıkıldım ve ayrıldım.I got bored and left.
Erken ayrıldığımı itiraf ediyorum.I admit I left early.
Kalktım ve ayrıldım.I got up and left.
Sami hoşça kal demeden asla ayrılmaz.Sami never leaves without saying goodbye.
Sami ayrılmak zorunda kalacak.Sami will have to leave.
Tom ve Mary'nin ikisinin de yarın ayrılmaları gerektiğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary both have to leave tomorrow.
Tom ve Mary'nin çoktan Boston'dan ayrıldığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary have already left Boston.
Tom ve Mary'nin yarın ayrılmak zorunda olduklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary have to leave tomorrow.
Tom'un erken ayrıldığından şüpheliyim.I suspect Tom left early.
Tom 2.30'da ayrılsaydı, şimdi buraya gelirdi.If Tom had left at 2:30, he would've gotten here by now.
Tom'a neden ayrılmak istediğini söyle.Tell Tom why you want to leave.
Sami asla Tatoeba'dan ayrılmayacak.Sami will never leave Tatoeba.
Sami ayrılmak için hazırlıklar yaptı.Sami made preparations to leave.
Sami her şeyden feragat etti ve ayrıldı.Sami signed everything away and took off.
Sami ve Leyla ayrıldılar.Sami and Layla have broken up.
Sami üniversiteden ayrıldı.Sami dropped out of college.
Sami ayrılmaktan çok korkuyordu.Sami was too afraid to leave.
Sami'nin karısı çocuğunu yalnız başına büyütmek için ayrıldı.Sami's wife was left to raise her child alone.
Sami işinden ayrıldı.Sami quit his job.
Tom'un bu sabah saat kaçta ayrıldığını biliyor musun?Do you know what time Tom left this morning?
Tom bu sabah saat kaçta ayrıldı?What time did Tom leave this morning?
Tom üç ay önce Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston three months ago.
Ayrılmamızdan önce bir şey yemek istiyor musun?Do you want to eat something before we leave?
Sami az önce ayrıldı.Sami has just left.
Tom ayrıldığından beri birçok şey değişti.Many things have changed since Tom left.
Sami tarikattan ayrıldı.Sami left the cult.
Sami o gün erken ayrıldı.Sami left early that day.
Sami ve Leyla çoktan ayrılmıştı.Sami and Layla had already separated.
Sami bir puma tarafından parçalara ayrıldı.Sami was torn to shreds by a cougar.
Sami otoparktan ayrılıyordu.Sami was leaving the parking lot.
Sami mağazadan ikinci kez ayrılırken tespit edildi.Sami was spotted leaving the store for the second time.
Sami şu an ayrılmak zorunda.Sami has to leave right now.
Gerçekten ayrılmak zorunda mısın?Do you really have to leave?
Tom ayrıldıktan sonra işler buralarda asla aynı olmayacak.Things will never be the same around here after Tom leaves.
Trenimiz saat 2.30'da ayrılıyor.Our train leaves at 2:30.
Sami ayrılmış bir okula gitti.Sami attended a segregated school.
Sami, Mısır'dan ayrıldı.Sami left Egypt.
Sami erken ayrıldı.Sami left early.
Sami, Haziran 2006'da Mısır'dan ayrıldı.Sami left Egypt in June, 2006.
Sami ayrılıyordu.Sami was leaving.
Sami kız arkadaşı Leyla ile ayrıldı.Sami broke up with his girlfriend, Layla.
Sami ayrılırken eşyalarını aldı.Sami took his stuff when he left.
Sami işe gitmek için ikametinden ayrıldı.Sami left his residence to go to work.
Sami eve gitmek için ayrıldı.Sami left to head home.
Ben ayrılmaya hazır değildim.I wasn't ready to leave.