ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdi ayrılmazsan ölürsün.If you don't leave now, you'll die.
Beyaz ışık prizmada parladığı zaman, ışık tüm renklerine ayrılır.When white light shines through a prism, the light is separated into all its colors.
Bir odadan ayrılırken ışığı kapatman gerekir. Bu, çok enerji tasarruf ettirebilir.You should always turn off the light when you leave a room. This can save a lot of energy.
Parti sıkıcı olduğundan ayrılmaya karar verdim.The party was boring, so I decided to leave.
Hangisi daha kötü bilmiyorum: parçalara ayrılmak veya boğulmak.I don't know what's worse: being dismembered or suffocated.
O gelene kadar ayrılamam.I can't leave until he comes.
Öğrenciler zil çalar çalmaz hiddetle sınıftan ayrıldılar.The students stormed out of the class as soon as the bell rang.
Ayrılmadan önce kampı temizlememiz gerekir.We need to clean the camp site before we leave.
Tom sabah 2.30'da partiden ayrıldı.Tom left the party at 2:30 a.m.
Bu nedenle ayrılıyorum.That's why I quit.
Tom 2.30'da partiden ayrıldı.Tom left the party at 2:30.
Eğer annen sadece bilseydi, onun kalbi kesinlikle ikiye ayrılırdı.If your mother only knew, her heart would surely break in two.
Tom Mary ile partiden ayrıldı.Tom left the party with Mary.
Biz ayrılmak istiyoruz.We would like to leave.
Herkes Tom'un neden işinden ayrıldığını bilmek istiyordu.Everybody wanted to know why Tom quit his job.
Umarım bu evden ayrıldığımı gördüğünü kimseye söylemeyeceksin.I hope you won't tell anyone you saw me leave this house.
Tren istasyonundan ayrılırken bir adam gördüm.As I left the railway station, I saw a man.
Tom ayrılmak üzereydi.Tom was just about to leave.
Çince on büyük lehçe grubuna ayrılır.Chinese is divided into ten major dialect groups.
Biz yarım saat içinde ayrılırız.We leave in half an hour.
Tom çok gençken evden ayrıldı.Tom left home when he was very young.
Odadan ayrılabilirsin.You may leave the room.
Sonunda ayrılmak zamanı.It's finally time to leave.
Hangi yaşta çocuklar okuldan ayrılıyor?At what age do children leave school?
Tom geldiğinde ben ayrılacağım.I'll leave when Tom comes.
İşten ayrıldığında beni ara.Call me when you get off of work.
Tom bugün Mascia'dan ayrıldı.Tom broke up with Mascia today.
Tom, Mary ile ayrılacak.Tom will break up with Mary.
Tom geçen ay işinden ayrıldı.Tom quit his job last month.
Tom başka biri ile ayrıldı.Tom left with someone else.
Tom bir saat içinde ayrılacak.Tom will leave in an hour.
Saat 5.30'da işten ayrıldım.I get off of work at 5:30.
Ayrılıkçılar havaalanını işgal etmeye başladılar.The separatists began to occupy the airport.
Sanırım bana ayrılmamı söyleyen adam bu.I think that's the guy who told me to leave.
Tom ayrılmaya hazırlanıyor.Tom is preparing to leave.
Tom ve Mary tek kelime bile etmeden sinemadan ayrıldılar ve evlerine gittiler.Without saying a word, Tom and Mary left the cinema and went home.
Tom ile ayrılmayı planlıyorum.I plan to break up with Tom.
Üzgünüm ama ayrılmanız gerekiyor.I'm sorry, but you need to leave.
Tom Mary ile ayrılmadı.Tom didn't break up with Mary.
Tom'un okuldan ayrıldığını duyuyorum.I hear Tom has dropped out of school.
Tom iki gün sonra ondan ayrıldı.Tom broke up with her two days later.
Boston'dan ayrıldığıma memnun oldum.I'm glad I left Boston.
Boston'dan ayrıldığım için mutluyum.I'm happy I left Boston.
Boston'dan ayrıldığım için çok mutluyum.I'm so happy I left Boston.
Son ayrılanlardan birisiydim.I was one of the last to leave.
Benim tek meslektaşım emekliye ayrıldığından, ben yalnız uçuyorum.Now that my only colleague has retired, I'm flying solo.
Tartışma sona erer ermez, ben hemen ofisten ayrıldım.As soon as the argument ended, I left the office forthwith.
Tom Mary ile ayrılmaya karar verdi.Tom decided to break up with Mary.
Tom, kasabadan ayrılması gerektiğini biliyordu.Tom knew he needed to leave town.
On civarında işten ayrılıyorum.I get off work around ten.
Hisse fiyatı düşüyor - yapabiliyorken ayrılın.The share price is plummeting – get out while you can.
Tom ve Mary kötü bir ayrılma yaşadı.Tom and Mary had an ugly divorce.
Tom ve Mary sonunda ayrıldı.Tom and Mary eventually broke up.
On altı yaşımdayken liseden ayrıldım.I dropped out of high school when I was sixteen.
Tom,2013 yılının ekim ayında Boston'tan ayrıldı.Tom left Boston in October of 2013.
Tom akşam yemeği için ödeme yaptı ve ayrıldı.Tom paid for the dinner and left.
Keşke gemiden ayrılabilseydik.I wish we could leave the ship.
Tom ve Mary ayrılamaz hale geldiler.Tom and Mary became inseparable.
Devam ettik ve ayrılmadık.We kept going and didn't quit.
Biz üçümüz birbirimizden ayrılmayacağız.We three will stick together.

İlgili Sayfalar