ayrıl ile cümle
ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ne zaman işten ayrılıyorsun?When are you getting off work?
Ben ayrıldım.I left.
Tom'un niçin ayrılmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to leave.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
2.30'da ayrılmayı planladığımızı bilmiyordum.I didn't know you were planning to leave at 2:30.
Tom'un ne zaman ayrıldığını bilmiyorum.I don't know when Tom left.
Tom'un ayrılmak istediğini sanmıyorum.I don't think Tom wants to leave.
Saat 2.30'da işten ayrılırım.I get off work at 2:30.
Okuldan ayrılıp bir iş bulmak zorunda kaldım.I had to drop out of college and get a job.
Yarın ayrılacağım.I am going to leave tomorrow.
Ayrılmayı düşünüyorum.I've been thinking about leaving.
Bana görevden ayrıldığın söylendi.I've been told that you're resigning.
Sana küçük bir ayrılık hediyesi getirdim.I've brought you a little going away present.
Boston'dan ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave Boston.
Emekliye ayrılmaya karar verdim.I've decided to retire.
Ayrılmak zorunda kalıncaya kadar yaklaşık bir saatim var.I've got about an hour until I have to leave.
Boston'dan ayrılmak zorundayım.I've got to leave Boston.
Boston'dan hiç ayrılmadım.I've never left Boston.
Öbür güne kadar ayrılmayı planlamıyorum.I don't plan on leaving until the day after tomorrow.
Yarın sabah ayrılmayacağım.I won't leave tomorrow morning.
Asla senden ayrılmayacağım.I'm never going to leave you.
Ben erkenden ayrılabileceğimi sanmıyorum.I don't think I can leave early.
Ayrılmaya karar verip vermediklerini bilmiyorum.I don't know if they've decided to leave.
Sadece Boston'dan ayrılmayı düşünüyorum.I just want to get out of Boston.
Tom ve Mary'nin ayrıldıklarını biliyorum.I know Tom and Mary broke up.
Tom'un evden ayrılmadığını biliyorum.I know Tom didn't leave the house.
2.30 civarında ayrıldım.I left around 2:30.
Uzun süre önce Boston'dan ayrıldım.I left Boston a long time ago.
On üç yaşında evden ayrıldım.I left home when I was thirteen.
Sabahleyin ayrıldım.I left in the morning.
2.30'dan biraz sonra oradan ayrıldım.I left there a little after 2:30.
Mary ayrıldıktan hemen sonra Tom'la karşılaştım.I met Tom just after Mary left.
Buradan ayrılmam gerekiyor.I must leave here.
Tom'un evden ayrıldığını biliyor muydun?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evden ayrıldığını biliyor muydunuz?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evden ayrıldığından haberin var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Tom'un evden ayrıldığından haberiniz var mıydı?Did you know that Tom had left home?
Bence ayrılmalıyız.I think we should break up.
Tom Mary'ye mümkün olduğunca erken ayrılmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to leave as soon as possible.
Tom ve Mary ayrılıyorlar.Tom and Mary are splitting up.
Tom bugün Mary'den ayrıldı.Tom broke up with Mary today.
Tom barmenlik okulundan ayrıldı.Tom dropped out of bartending school.
Tom erken ayrıldı, ve biz de.Tom left early, and so did we.
Tom aceleyle ofisinden ayrıldı.Tom left his office in a hurry.
Tom aceleyle evden ayrıldı.Tom left home in a hurry.
Tam içeri geldiğimde Tom ayrıldı.Tom left just as I came in.
Tom aceleyle odadan ayrıldı.Tom left the room in a hurry.
Sanırım her ikimizde ayrılmalıyız.I think we both should leave.
Sanırım burada ayrılmalıyız.I think we should get out here.
Tom'un kasabadan ayrıldığını biliyor muydun?Did you know that Tom had left town?
John geldiğinde Tom ve Mary ayrılmak üzereydiler.Tom and Mary were about to leave when John arrived.
Hem Tom hem de Mary bugün ofisten erken ayrıldılar.Tom and Mary both left the office early today.
Tom ve Mary birlikte saat 2.30'da ofisten ayrıldılar.Tom and Mary left the office together at 2:30.
Tom Mary'den ayrıldıktan sonra Alice ile çıkmaya başladı.After Tom broke up with Mary, he started dating Alice.
Tom odadan ayrılırken Mary'ye gülümsedi.Tom smiled at Mary as he left the room.
Onlar birbirlerinden ayrılamazlar.They're inseparable.
Tom çoğunlukla ofisten ayrılan son kişidir.Tom is often the last one to leave the office.
Bu akşam ayrılıyorum.I leave this evening.
Dün ayrılan kişiler İşkoçyalı.The people who left yesterday are from Scotland.
Bence sen Tom'dan ayrılma.I think you'd better stick with Tom.
İlgili Sayfalar