ayrıl ile cümle

ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ayrılman için hiçbir sebep yok.There's no reason for you to quit.
Seninle ayrılmak bir hataydı.It was a mistake to break up with you.
Ayrılmadan önce seni ararım.I'll phone you before I start.
Tren istasyondan ayrılıyor.The train is leaving the station.
Tom eğer evden erken ayrıldıysa nasıl işe ge kalabilir?How could Tom be late for work if he left home early?
Biz Sevgililer Günü'nde ayrıldık.We broke up on Valentine's Day.
Onlar Sevgililer Günü'nde ayrıldılar.They broke up on Valentine's Day.
Onsuz asla evden ayrılmam.I never leave home without it.
Ayrılmak için çok erken.It's too early to leave.
O buradan ayrıldı.He left from there.
Tom baş ağrısı şikayetiyle işten erken ayrıldı.Tom left work early, complaining of a headache.
Emily bu sabah Paris'ten ayrılıyor.Emily is leaving Paris this morning.
Tom Mary'nin neden ondan ayrılmak istediğini bilmediğini söyledi.Tom said he didn't know why Mary wanted to break up with him.
Ayrılmadan önce senin için yapabileceğim bir şey var mı?Is there anything I can do for you before I leave?
Ben ayrılmadan önce yapacak bir sürü işim var.I've got a lot of work to do before I can leave.
Tom'un bu gece Boston'dan ayrılacağını anlıyorum.I understand that Tom is leaving Boston tonight.
Okuldan ayrılırsan pişman olacağını düşünüyorum.I think you'll regret it if you drop out of school.
Tom Mary'ye Bostondan ayrılacağını söyledi.Tom told Mary he was going to leave Boston.
Tom'un neden erken ayrıldığını bulmaya çalışacağım.I'll try to find out why Tom left early.
Binadan ayrılmam gerekmiyor.I'm not supposed to leave the building.
Tom'un neden ayrıldığını anlamaya çalışıyorum.I'm trying to figure out why Tom left.
Tom, Mary'ye iyi geceler dedi ve ayrıldı.Tom said good night to Mary and left.
Tom, Mary'nin ayrılmış olduğunu fark etmedi bile.Tom didn't even notice Mary had left.
Ayrılma zamanı olduğundan o kadar emin değilim.I'm not so sure it was time to leave.
Gözümün önünden ayrılmana asla izin vermem.I'd never let you out of my sight.
Boston'dan ayrıldığınızı duydum.I thought you were leaving Boston.
Bu öğleden sonra ayrılıyorum.I'm checking out this afternoon.
Tom erken ayrılmak zorunda olduğunu söyledi.Tom said he had to leave early.
Okuldan ayrılmıyorum.I'm not dropping out of school.
Tom herkesin ayrılmasını istedi.Tom asked everyone to leave.
Tom olmadan ayrılmıyorum.I'm not leaving without Tom.
Ayrılmanı isterim.I'd like for you to leave.
Yarın ayrılıyor olacağım.I'll be leaving tomorrow.
Bir hafta içinde ayrılıyorum.I'm leaving in a week.
Ben hemen ayrılacağım.I'll leave right away.
Tom bize ayrılmamızı söyledi.Tom told us to leave.
Tom öğle yemeğinden sonra ayrıldı.Tom left after lunch.
Ayrılmak üzereydim.I was about to leave.
Tom, Boston'dan ayrıldı.Tom has left Boston.
Tom kalkıp ayrıldı.Tom got up and left.
Tom sesizce ayrıldı.Tom left quietly.
Kent, on idari bölgeye ayrılmıştır.The city is divided into ten administrative districts.
Git ve o ayrılmadan önce ona elveda de.Go and say goodbye to him before he leaves.
Yarın ayrılmak zorundayız.We have to leave tomorrow!
O yarın ayrılabilir.He can leave tomorrow.
O dokuzda ayrılıyor.She is leaving at nine o'clock.
Otelden ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the hotel.
Okuldan ayrılmaya karar verdim.I decided to leave the school.
Emily okuldan ayrılmaya karar verdi.Emily decided to leave the school.
Emily okuldan on altı yaşında ayrıldı.Emily left school at sixteen.
Okuldan ayrılmak istiyorum.I want to leave school.
Tom ve Mary evlendikten üç yıl sonra ayrıldı.Tom and Mary split up after being married for three years.
Tom Mary'ye ters ters baktıktı ve sonra odadan ayrıldı.Tom gave Mary a dirty look and then left the room.
Tom ve Mary arabaya bindiler ve ayrıldılar.Tom got in the car with Mary and they drove off.
Ben ayrıldığımda Tom hâlâ sınıftaydı.Tom was still in the classroom when I left.
Tom ve Mary farklı kapılardan ayrıldı.Tom and Mary left through different doors.
Tom yaklaşık otuz dakika önce buradan ayrıldı.Tom left here about thirty minutes ago.
Mümkün olduğu kadar çabuk ayrılmayı planlıyoruz.We plan to leave as soon as possible.
Tom erken ayrılmamız gerektiğini düşündü.Tom thought we should leave early.
Tom bu sabah çok erken ayrıldı.Tom left very early this morning.
İlgili Sayfalar