ayrıl ile cümle
ayrıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Onlar tam batan bir gemiden ayrılan sıçanlar gibi.They're just like rats leaving a sinking ship.
Gemi keskin bir düdükle limandan ayrıldı.With a piercing whistle, the ship sailed from the port.
Herkes ayrılmaya başladı.Everybody started to leave.
Onlar ayrılmış.They're separated.
Onlar ayrılıyorlar.They're leaving.
Herkes ayrıldı.Everybody left.
Otobüs durağına vardığımızda otobüs zaten ayrılmıştı.When we got to the bus stop, the bus had already left.
Yarın ayrılabilirler.They may leave tomorrow.
İki hafta önce New York'tan ayrıldım.I left New York two weeks ago.
İş tamamlanmadan ayrılmak istemedim.I didn't want to leave before the work was completed.
Ayrılman gerekiyor.You need to sober up.
Neden bize bir iyilik yapıp da hemen ayrılmıyorsun?Why don't you do us a favor and just leave?
Neden kentten ayrılmıyorsun?Why don't you leave town?
Onlar performansın bitiminden önce ayrıldılar.They left before the end of the performance.
Onlar filmin sonundan önce ayrıldılar.They left before the end of the movie.
Sen ayrılmıyorsun.You're not leaving.
O ayrılmak üzere.She's about to leave.
O ayrıldığında timsah gözyaşlarıyla ağladı.She cried crocodile tears when he left.
Tom ayrıldı mı?Did Tom leave?
Tom'un ayrılmasına izin ver.Let Tom leave.
Tom ayrılıyor.Tom is leaving.
Tom hiç ayrılmadı.Tom never left.
Tom ayrılmıyordu.Tom wasn't leaving.
Boston'dan ayrılıyoruz.We're leaving Boston.
Biz buradan ayrılıyoruz.We're leaving here.
Yarın ayrılıyoruz.We're leaving tomorrow.
Biz ayrılmıştık.We were disconnected.
Sonunda ayrıldılar.They finally left.
Onlar birbirlerinden ayrıldılar.They parted company.
Onlar ayrıldılar.They split up.
Tom Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston.
Tom şehirden ayrıldı.Tom left town.
Neredeyse ayrıldım.I'm almost through.
Boston'dan ayrılıyorum.I'm leaving Boston.
Evimizden ayrılın.Leave our house.
Biz erken ayrılmak zorundayız.We've got to leave early.
Hizmetçi kız, işinden ayrıldı.The maid gave up her job.
Ben ayrıldığım zaman her şey yanlış gider.Everything goes wrong when I leave.
Dört gün sonra ayrıldık.We left four days later.
Hasta hissettiği için sınıftan ayrıldı.He left the class because he was feeling sick.
Tom esas konudan ayrıldı.Tom wandered off.
Tom treni tam perondan ayrılıyorken istasyona geldi.Tom arrived at the train station just as his train was pulling away from the platform.
Öğleden sonra ayrılıyorum.I'm leaving in the afternoon.
Gelecek ayın ikinci veya üçüncü günü ayrılacağım.I'll leave the second or third of next month.
Boston'dan ayrılmayacağım.I won't leave Boston.
Tom evden ayrılıyor.Tom is leaving home.
Tom pazartesi günü ayrıldı.Tom left on Monday.
Ayrılmak zorundayız.We have to split.
Biz ayrılmadık.We didn't break up.
Benden ayrılma.Don't break up with me.
Ayrılmak zorunda değildin.You didn't have to leave.
Ayrılmıyorsun, değil mi?You don't quit, do you?
Ben ayrılıyorum, elveda!I'm leaving, goodbye!
Mary ile ayrılmak istemedim.I didn't want to split up with Mary.
Bugün neredeyse işimden ayrılıyordum.I almost quit my job today.
Kız arkadaşımdan ayrıldım.I broke up with my girlfriend.
Ne zaman istersem ayrılırım.I can leave whenever I want.
Kendim ve o arasındaki ayrılık sancılı ama gerekliydi.The separation between myself and him was painful, but necessary.
Boston'dan ayrılamam.I can't leave Boston.
Buradan ayrılamam.I can't leave here.
İlgili Sayfalar