Umarım Tom erken ayrılır.I hope Tom leaves early.
Yarın Boston'dan ayrılıyorum.I'm leaving Boston tomorrow.
Tom ve ben sık sık erken ayrılırız.Tom and I often leave early.
Tom önümüzdeki pazartesi günü ayrılıyor.Tom will leave next Monday.
Tom ayrılıyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be leaving.
Bazen erken ayrılırım.I sometimes leave early.
Sen hep erken ayrılırsın.You always leave early.
Tom sık sık erken ayrılıyor.Tom often leaves early.
Tom, Mary'yi postaneden ayrılırken gördü.Tom saw Mary leaving the post office.
Ben sık sık erken ayrılırım.I often leave early.
Sami yarın ayrılıyor.Sami is leaving tomorrow.
Sami yeni ayrılıyor.Sami is just leaving.
Sami şimdi ayrılıyor.Sami is just leaving.
Tom muhtemelen yakında ayrılıyor olacak.Tom is probably going to be leaving soon.
Tom, Mary ayrılırsa çok üzülür.Tom will be very sad if Mary leaves.
Tom ve Mary gelecek sene ayrılıyorlar.Tom and Mary are leaving next year.
Tom yarın sabah erken ayrılıyor olacak.Tom will be leaving early tomorrow morning.
Odadan ayrılırken ışığı kapattım.I turned off the light as I left the room.
Biz otelden ayrılırken Tom'u gördük.We saw Tom as we were leaving the hotel.
Tom yarın sabah Boston'dan ayrılıyor.Tom will leave Boston tomorrow morning.
Tom yarın sabah Boston'tan ayrılıyor.Tom is leaving Boston tomorrow morning.
Tom yarın sabah erken ayrılıyor.Tom is leaving early tomorrow morning.
Tom bu öğleden sonra ayrılıyor olacak.Tom will be leaving this afternoon.
Tom otuz dakika içinde ayrılıyor.Tom is leaving in thirty minutes.
Tom gelecek ay Boston'dan ayrılıyor.Tom is leaving Boston next month.
Tom yarın sabah ayrılıyor.Tom is leaving tomorrow morning.
Tom bu öğleden sonra ayrılıyor.Tom is leaving this afternoon.
Tom yarın buradan ayrılıyor.Tom is leaving here tomorrow.
Tom her zaman işten erken ayrılır.Tom always leaves work early.
Tom birkaç dakika içinde ayrılıyor.Tom is leaving in a few minutes.
Bu günlerde nadiren evden ayrılıyorum.I seldom leave the house nowadays.
Sami otoparktan ayrılıyordu.Sami was leaving the parking lot.
Sami mağazadan ikinci kez ayrılırken tespit edildi.Sami was spotted leaving the store for the second time.
Trenimiz saat 2.30'da ayrılıyor.Our train leaves at 2:30.
Sami ayrılıyordu.Sami was leaving.
Sami ayrılırken eşyalarını aldı.Sami took his stuff when he left.
Yarından sonra ayrılıyorum.I leave the day after tomorrow.
Yarından sonraki gün ayrılıyorum.I'm leaving the day after tomorrow.
Yarından sonraki gün ayrılıyor olacağım.I'll be leaving the day after tomorrow.
Sami erken ayrılıyor.Sami is leaving early.
Tom ve Mary yarın ayrılıyorlar.Tom and Mary leave tomorrow.
Hadi Tom. Biz ayrılıyoruz.Come on, Tom. We're leaving.
Tom erken ayrılıyor.Tom is leaving early.
Tom bu gece ayrılıyor.Tom is leaving tonight.
Tom ve Mary önümüzdeki pazartesi Boston'dan ayrılıyor.Tom and Mary are leaving Boston next Monday.
Gelecek pazartesi Boston'dan ayrılıyoruz.We're leaving Boston next Monday.
Ayrılıkçılar neden sessiz?Why are the separatists silent?
Ayrılıkçılar neden suskun?Why are the separatists silent?
Ayrılıkçılardan tehdit e-postaları alıyorum.I'm getting threatening e-mails from the separatists.
Ayrılıkçılar benden ve herkes onlardan nefret eder.The separatists hate me and everybody hates them.
Herkes ayrılıkçılardan nefret eder.Everybody hates the separatists.
Ayrılıkçılar Arapça konuşanlara karşı ırkçıdırlar.The separatists are racist against Arabic speakers.
Ayrılıkçılar Cezayir'den nefret eder.The separatists hate Algeria.
Karısı doğruyu bilse büyük olasılıkla ondan ayrılır.His wife would probably leave him if she knew the truth.
Turdan sonra otelden ayrılıyoruz.We'll leave the hotel after the tour.
Ayrılıkçılar ulusal bütünlüğümüz için tehdit oluşturuyor.The separatists pose a threat to our national unity.
Fikir ayrılığı yaşadık.We had a difference of opinion.
Görüş ayrılığı yaşadık.We had a difference of opinion.
Ayrılıyor mu yoksa kalıyor mu?Is he leaving or is he staying?
Cezayir 48 vilayete ayrılır.Algeria is divided into 48 separate wilayas.