Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılı ile cümle

ayrılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Sabahleyin saat kaçta evden ayrılırsın?What time do you leave your house in the morning?
Şimdiden ayrılıyor muyuz?Are we already leaving?
Ne zaman işten ayrılırsın?What time do you get off work?
Tom ayrılışını üç gün erteledi.Tom postponed his departure for three days.
Başkan Tom Jackson ayrılıkçı bölgeye askeri birlikler gönderdi.President Tom Jackson sent troops to the breakaway area.
Linda yasal ayrılık için dava açtı.Linda filed for a legal separation.
Dan kolejden ayrılıp iş aramaya başladı.Dan dropped out of college and started looking for a job.
Dan kolejden ayrılıp Kanada'ya taşınmayı planladı.Dan planned to drop out of college and move to Canada.
Karım kasabadan birkaç günlüğüne ayrılıyor.My wife is leaving town for a few days.
Benimle ayrılıyor musun?Are you breaking up with me?
Eğer yakında bir iş bulamazsan, ayrılıyoruz.If you don't get a job soon, we're breaking up.
Tom sabahleyin ayrılıyor.Tom is leaving in the morning.
Tom ve Mary ayrılık denemesi konusunda anlaştılar.Tom and Mary agreed on a trial separation.
İsveççe fiiller genellikle dört çekime ayrılır.Swedish verbs are generally divided into four conjugations.
Boşanma genellikle acı bir ayrılıktır.Divorce is generally a painful parting.
"Bu gece ayrılıyorum." "Yeme beni!""I'm leaving tonight." "Don't give me that!"
O, memleketinden ayrılıp gitti.She left her hometown.
Bir muhabir Tom'a adliyeden ayrılırken bazı sorular sordu.A reporter asked Tom some questions as he left the courthouse.
Tom pazartesi günü nadiren evden ayrılır.Tom rarely leaves the house on Monday.
Erken ayrılırsam Tom'un önemsemeyeceğini umuyorum.I hope Tom doesn't mind if I leave early.
Tom genellikle saat yedide evden ayrılır.Tom usually leaves home at seven.
Birlik, ayrılıktan daha iyidir.Unity is better than disunity.
Beyaz ışık prizmada parladığı zaman, ışık tüm renklerine ayrılır.When white light shines through a prism, the light is separated into all its colors.
Bir odadan ayrılırken ışığı kapatman gerekir. Bu, çok enerji tasarruf ettirebilir.You should always turn off the light when you leave a room. This can save a lot of energy.
Bu nedenle ayrılıyorum.That's why I quit.
Eğer annen sadece bilseydi, onun kalbi kesinlikle ikiye ayrılırdı.If your mother only knew, her heart would surely break in two.
Tren istasyonundan ayrılırken bir adam gördüm.As I left the railway station, I saw a man.
Çince on büyük lehçe grubuna ayrılır.Chinese is divided into ten major dialect groups.
Biz yarım saat içinde ayrılırız.We leave in half an hour.
Hangi yaşta çocuklar okuldan ayrılıyor?At what age do children leave school?
Ayrılıkçılar havaalanını işgal etmeye başladılar.The separatists began to occupy the airport.
On civarında işten ayrılıyorum.I get off work around ten.
Hisse fiyatı düşüyor - yapabiliyorken ayrılın.The share price is plummeting – get out while you can.
Ülke parçalara ayrılıyor.The country's falling apart.
Bu filmdeki diyalog çok saçma. Ayrılıyorum.The dialogue in this movie is ridiculous. I'm leaving.
Neden burada sadece sen kalmıyorsun ve ben ayrılıyorum?Why don't you just stay here and I leave?
Çok erken ayrılıyorsun, değil mi?You're leaving pretty early, aren't you?
Zaten ayrılıyordum.I was already leaving.
Ekim ayında emekliye ayrılıyorum.I'm retiring in October.
Çok yakın zamanda ayrılıyorum.I'm not leaving anytime soon.
Yakında ayrılıyor olabilirim.I might be leaving soon.
Genellikle 6: 30'da evden ayrılırım.I usually leave home at 6:30.
Tom ayrılıyor olduğunu Mary'ye söylememeye karar verdi.Tom decided not to tell Mary that he was leaving.
Tom her zaman evden yediden önce ayrılır.Tom always leaves home before seven.
Leyla, Sami'den ayrılıyordu.Layla was leaving Sami.
Tren saat altıda ayrılıyor.The train leaves at six o'clock.
Leyla ayrılıp ayrılamayacağını patronuna sordu.Layla asked her boss if she could leave.
Genellikle saat kaçta ayrılırsın?What time do you usually leave?
Bu gece bu kasabadan ayrılıyorum.I'm leaving this town tonight.
Beni kovamazsın, ayrılıyorum!You can't fire me, I quit!
O geldiğinde ayrılırım.I will leave when he arrives.
Çarklı gemi şimdi limandan ayrılıyor.The paddle steamer is just leaving port.
"Biz ayrılıyoruz." "Ama siz daha yeni geldin.""We're leaving." "But you just got here."
Tom her zaman tam saat 6.30'dan önce işten ayrılır.Tom always leaves for work just before 6:30.
Tom bu sabah Boston'dan ayrılıyor.Tom is leaving Boston this morning.
Tom ve ben bu öğleden sonra ayrılıyoruz.Tom and I'll leave this afternoon.
Neden Boston'dan ayrılıyorsun?Why are you leaving Boston?
Tom'un gerçekten erken ayrılıp ayrılmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom really left early.
Tom'un ayrılıp ayrılmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom has left.
Yarın ne zaman ayrılıyorsun?What time are you leaving tomorrow?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod