Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılı ile cümle

ayrılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Lincoln ve LJ ayrılırlar.Lincoln rijdt richting LJ.
İlk sezonun sonunda diziden ayrılır.Aan het einde van seizoen 1 verdwijnt hij.
Lee Ji Hyun çok kızar ve işten ayrılır.Lian Ji werd boos en bezorgd.
Brands firması 1997 yılında PepsiCo'dan ayrılıp; Tricon Global Restaurants Inc firması adını alana kadar, Yum!Pizza Hut werd verzelfstandigd van PepsiCo, Inc. in een bedrijf genaamd Tricon Global Restaurants (thans Yum!
Tavuk çok küçük olmamak kaydıyla parçalara ayrılır ve bir tavada tereyağında yüksek ateşte kızartılır.De uien in niet al te kleine stukken versnijden en op een matig vuur in olie aanstoven.
Sonra kahkahalar atarak oradan ayrılır.Dan gaat hij snel weg en lacht haar uit.
Oyuncular eşit iki gruba ayrılır.De spelers worden in twee groepen ingedeeld.
Meşruti monarşi bir kuvvetler ayrılığı sistemidir.Referentiemacht is een tweede machtsvorm.
Basket atanlar kenara ayrılır ve atamayanlar kendi aralarında yarışırlar.Ieder danst individueel; de dansers raken elkaar niet aan.
Sonunda ayrılık saati gelip çattığında, binlerce kez vedalaşıp ayrılırlar.Willen ze dit niet, dan zal er op termijn afscheid van hen genomen worden.
Bundan sonra Bayan John birkaç günlüğüne akrabasına gitmek üzere oradan ayrılır.John moet voor zaken een paar dagen de stad uit.
MAO-A ve MAO-B olmak üzere ikiye ayrılır.Er zijn twee soorten MAO: MAO-A en MAO-B.
Paul Garred'ın gruptan ayrılış nedeni kolundaki nerf probleminin daha da artması olduğu gösterildi.Drummer Paul Garred kreeg last van zenuwproblemen in zijn arm en mocht tijdelijk niet meer drummen.
Bu yüzden işinden ayrılıp Kuzey Dakota'ya gidip tarlalarda çalıştı.Vervolgens ging hij terug naar North Dakota en werkte aldaar mee in de boerderij van zijn ouders.
Tokyo özel bir statüye sahip olup bunlara ek olarak 23 özel semte ayrılır.Tokio wordt verdeeld in 23 speciale wijken.
Tedavide kullanılan ilaçlar iki gruba ayrılır.De drukloze ovens kunnen weer in twee groepen ingedeeld worden.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.De volgende ochtend vertrekt Hannah uit het hotel.
Ancak Sidney'de ayrılırlar.Zij kwamen terecht in Sydney.
Daha sonra Chucky büyük bir fana düşerek parçalarına ayrılır.Reggie slaat natuurlijk helemaal door...
Birlikte bağdan kurtulurlar ve yolları ayrılır.Deze weigert en hun wegen scheiden.
Syxx gruptan ayrılır.Backx trad af.
Deep-Ando, sığınak bulmak için diğerlerinden ayrılır.Sin-Dee gaat woedend op zoek naar de twee.
Bu yönleriyle sürüleri "koruyan" bekçi köpeklerinden ayrılırlar.Hierdoor kan het voorkomen, dat honden 'sleedje' gaan rijden.
Birbirlerinden ayrılığı gidermek için sarmaşdolaş olmuş şekilde Grimoaldo tarafından yakalanırlar.In het tussentation Fernau splitsen ze van elkaar.
Yanıtlar birbirinden siyah kutularla ayrılır.De drie banen worden van elkaar gescheiden door zwarte lijnen.
İstasyon Kadıköy'ün Ayrılıkçeşme semtinde yer almaktadır.De eigen identiteit van het station vervaagde.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.Hij zwicht uiteindelijk toch en reist de twee anderen achterna.
Temel doku, hücre çeperlerinin özelliklerine göre üç gruba ayrılır.De phytosauriërs zijn op basis van hun schedel in drie typen onder te verdelen.
1979'da Randy Ozzy Osbourne ile çalışmak üzere gruptan ayrılır.In 1979 verliet Randy Rhoads de band en werd gitarist bij Ozzy Osbourne.
Nişanlandıktan birkaç ay sonra Sinem Kobal ile kısa süreli bir ayrılık yaşadı.Hoewel ze getrouwd is heeft ze een korte affaire met Benton.
Bul ve Yok Et: Takımlar hücum ve defans olmak üzere ikiye ayrılır.Suicide: beide stokken loslaten en opvangen.
Alaska Yarımadasından Shelikof Boğazıyla ayrılır.Het is gescheiden van Alaska door de Straat Shelikof.
2'ye ayrılır.2de Kl.
Arthur Griffith tarafından 1905'te kurulan Sinn Féin partisi pasif ayrılıkçılığı benimsemişti.De partij werd opgericht door Arthur Griffith in 1905 als een Ierse separatistische monarchistische beweging.
6 doğal bölgeye ayrılır;6 Natuurdecreet art.
Yavrular bir sene ailenin koruması altında kalıp, sonra ayrılır.De eigenaren van het huis zijn een week na de aankomst van de ouders verdwenen, ondergedoken.
Satranç oyunlarında, oyun 3'e ayrılır.In de haast vergeet ze haar schaakspel.
Stark ailesi vedalaştıktan sonra ayrılırlar.Na de ceremonie nemen de bruiden afscheid van hun familie.
Sonra askerlikten ayrılıp Petersburg'a gitti.Om zich te vervolmaken ging hij naar Sint-Petersburg.
Fred ve Gunn ayrılır.Christine en Antoine gaan uit elkaar.
Michael arkasını döner ve odadan ayrılır.Peter keert zijn vader de rug toe en vertrekt het huis uit.
Şarkının sözleri ise iki sevgilinin ayrılığı konu alır.Het is een droevig lied over de scheiding van een geliefde.
Magneto ve Mystique ordan ayrılırlar.Dit plan wordt onderbroken door Magneto en Mystique.
Guatemala 22 departmana (departamentos): ayrılır.Hiermee worden 22 departementen (Spaans: departamento) gedefinieerd.
15 yaşındayken evden ayrılıp bir kibutzda yaşamaya başladı.Op zijn vijftiende verliet hij zijn huis om werk te zoeken.
Rusya aynı zamanda ekonomik ve istatistiksel gereksinmeler için 12 ekonomik bölgeye ayrılır.Ponadto w celach gospodarczych i statystycznych używany jest także podział na 12 regionów ekonomicznych.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Rozstają się w gniewie.
Ses bükme Üfleyerek bükme ve Çekerek bükme olarak ikiye ayrılır.Podobnie jak wiatr halny, są suche i przynoszą odwilż.
ICMPv6 mesajları hata mesajları ve bilgi mesajları olmak üzere iki kısma ayrılır.Wiadomości ICMPv6 dzielą się na dwa typy – raporty błędów oraz informacje.
Mars’ın yüzeyi Dünya’dan görünüşle, farklı albedo’su olan iki tür alana ayrılır.Powierzchnia Marsa widziana z Ziemi dzieli się na dwa rodzaje obszarów o różnym albedo (jasności).
33 Bunlar İsa’nın yanından ayrılırken Petrus İsa’ya, “Efendimiz” dedi, “Burada bulunmamız ne iyi oldu!(33) Gdy oni odchodzili od Niego, Piotr rzekł do Jezusa: Mistrzu, dobrze, że tu jesteśmy.
1995'te grubun çizgisinden hoşlanmayan Chris Barnes gruptan ayrılıp Six Feet Under'ı kurdu.W 1995 roku z zespołu odszedł Chris Barnes, który skoncentrował się na wstępach w Six Feet Under.
Bir süre sonra bu yüzden ayrılırlar .Po pewnym czasie odłączają się.
Eski Sovyet ülkeleri genellikle beş gruba ayrılır.Kraje postradzieckie zwykle dzieli się na pięć grup.
Kont Almaviva müzisyenlere ödeme yapar ve onlar da oradan ayrılırlar.Kiedy nadchodzi świt, Almaviva płaci muzykantom i każe im się rozejść.
Sonra tartışarak ayrılırlar.Potem jednak godzą się.
2'ye ayrılır.W przeciwnym razie idź do 2.
Bu ayrılıktan sonra,eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Åkesson gruba alınmıştır.Na jego miejsce przyszedł były gitarzysta Arch Enemy Fredrik Åkesson.
Bazen, bir veya iki kontenjan kıtalararası playoff maçlarının galiplerine ayrılır.Zazwyczaj jedno lub dwa miejsca są również przyznawane zwycięzcom rozgrywek interkontynentalnych.
Figaro hemen ayrılır.Figaro wychodzi.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod