Bu iki deniz Jutland yarımadası (Danimarka) ile ayrılır.Questi due mari sono separati dalla penisola dello Jutland.
Anne ve babası ayrılırlar.I suoi genitori sono separati.
Ertesi sene yeniden ayrılırlar.Riesposti entrambi l'anno seguente.
Onlar sahneden ayrılırlar.Escono di scena.
Ayrılıklar bitti, hoşçakallar bitti.Reclinano i sedili e si dicono addio.
Her ikisi de odadan ayrılır.I due lasciano la casa.
İkisi ayrılırlar.I due si separano.
Maddi sıkıntıları, amcasının ölümüyle hafifler ve tekrar Paris'e gitmek için oradan ayrılır.Espatria e, grazie alla presenza dello zio, si reca a Parigi.
1961 yılında bu görevden ayrılır ve 1976 yılındaki ölümüne kadar kalacağı Batı Almanya’ya geçer.Nel 1961 Rebane si trasferisce in Germania dove rimarrà sino alla sua morte nel 1976.
(Arya:"Death must come when he is gone (O ayrılınca artık bana ölüm gelir)"."Oramai già è giunta l'ora per me di morire, per voi di vivere."
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.Ma questi si stanca presto di lei e la lascia.
5 vezikül döneminde diensefalon ve telensefalona ayrılır.Gara 5 partì in orario e con una buona brezza.
1342-1350: Selanikli Zealotların isyanı ve ayrılıkçı yönetiminin kuruluşu.1342-1350: Rivolta e istituzione del regime degli zeloti di Tessalonica.
6 doğal bölgeye ayrılır;1 Le componenti naturali.
Kolombiya idari olarak 32 departman ve bir başkent bölgesine (Bogotá) ayrılır.I codici sono assegnati ai 32 dipartimenti e al distretto della capitale Bogotà.
Erişim tarihi: 2 Temmuz 2017. ^ "Yeni Malatyaspor'da ayrılık".2 luglio 2017: Esce la serie 3.2.
Dörde ayrılır.Parti quattro.
Yürüyerek gidiyorum, hiç acelem yok ayrılığa.Può tornare a casa a piedi, senza fretta, poiché non lo aspetta nessuno.
42 ila 46 gün sonra yavrular küçük uçuşlar için yuvadan ayrılırlar.Dopo 35 - 42 giorni i piccoli sono atti al volo.
Görüş ayrılığının kökenleri karmaşıktı.La causa del dissenso era profonda.
Fakat Farabi Aristo ile Platon arasında derin bir ayrılık olduğunu düşünmez.Democrito non godè di buona fama presso Platone e Aristotele.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.Le relazioni tra questo taxon e gli altri della classe non sono ben chiare.
Ayrılıkçı ittifaktandırlar.Generazioni disuguali.
Topluluklar oyunların bitiminde yine müzik eşliğinde oynayarak sahneden ayrılırlar.Alla fine della scena in orchestra se ne vanno senza fare altro.
İkili ayrılır ve ikisinin de peşine düşer.La polizia li cattura entrambi e li porta via.
Bu ayrılıklar Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’na karşı ilk muhalefet hareketini doğurdu.Questa decisione ha incontrato obiezioni da parte della cooperativa First Division (CED).
Dr. Procida oradan ayrılır.Il capitano Winship si ritira.
Diğer kızlar ayrılırlar.Entrambe le ragazze svengono.
Serdeşt şehristanı , bahş adı verilen 2 alt yönetim bölgesine ayrılır.L'Assam è diviso in unità amministrative di secondo livello chiamate distretti.
Her ikisi de düzeltmek ve gizledikleri kimliklerini hâlâ gizli tutabilmek için saçmaladıktan sonra ayrılırlar.Da entrambi verrà però lasciata quando questi scopriranno il suo segreto.
Birlikte aşka dair kaside söylerler (İkili: "Bei Männern welche Liebe fühlen") ve ayrılırlar.I due dunque si lasciano andare e fanno l'amore ("I Believe").
Oğuzlar iki kola ayrılır: Birincisi kara, ikincisi de sarıdır.Le maglie dei portieri sono 3: la prima è nera, la seconda è azzurra e la terza è rossa.
Prenses vesika ile manastırdan ayrılır.Il convento viene diviso tra la parrocchia e il municipio.
Oyuncular eşit sayıda iki takıma ayrılır ve iki sıra hâlinde dizilirler.I giocatori si dividono in due squadre possibilmente di egual numero.
Amelia ayrılır.Maifredi si dimette.
Bunlar 8'e ayrılır.E adesso che tocca a me 8.
Jetonlar birbirlerinden genellikle boşluk karakteri ile ayrılırlar.I partner si salutano, in genere, con una parata aerea.
Sonra bu yortu eğlentisi için hazırlanmak için oradan ayrılır.E senza esitare un momento sarebbero pronti a scannarsi per quel divertimento.
Jeongjaemu, doğal (hyangak jeongjae) dansları ve Çin’den ithal edilen (dangak jeongjae) olarak ikiye ayrılır.Il jeongjaemu si divide in danze native (hyangak jeongjae) e forme importate dalla Cina (dangak jeongjae).
Bu düzenin en önemli parçaları kamu hukuku-özel hukuk ayrımı ve adli yargı-idari yargı ayrılığıdır.La distinzione più generica è fra giudice ordinario e giudice speciale.
7 yıl evli kaldıktan sonra 1970'lerin başlarında ayrılırlar.Vivranno insieme per diciassette anni prima di sposarsi nel 1980.
Bundan haberdar olan Şaul, David'i Goliat'a karşı duello yaptırır ve bundan David zaferle ayrılır.Il titolo del salmo riporta che è stato scritto da Davide dopo la sua battaglia con Golia.
Ertesi gün, Claire yüzmeye karar verir, Aaron'ı Sun'ın gözetiminde bırakarak ayrılır.Alcuni giorni dopo, Claire lascia Aaron alle cure di Sun e decide di andare a fare una nuotata.
Sonra tartışarak ayrılırlar.Così finiscono per litigare.
RAB Musa'ya, "Bu topluluğun arasından ayrılın da onları birden yok edeyim" dedi.Il Signore disse a Mosè: “Farai il censimento di tutti i maschi dall'età di un mese in su."
Daha sonra bir daha karşılaşmamayı dileyerek ayrılırlar.Smarrirsi per non più ritrovarsi.
Sayı ikişerli gruplara ayrılır.Dividere i dati in due set.
Ayrılıyor yolumuz!Ancora IN MARCIA!
1394a ve 1394b olarak ayrılır.1910: 494.339 ab.
Bütün misafirler korkularından büyük bir acelelikle ziyafetten ayrılırlar ve ziyafet birden son bulur.Gli ospiti sono seduti a tavola e tutti si godono la festa, ad un certo punto il vino finisce.
Lig 10 bölüme ayrılır.I piedi si dividono in 10 once.
Mehmet ayrılır.Mosè si allontana.
Ancak zaman içerisinde grubun diğer üyeleri ayrılır.Occasionalmente compaiono gli altri membri della band.
Doktor, sevinçle oradan ayrılır.L'uomo, ben contento, fugge via.
En iyi altkanat desenleri ile ayrılırlar.Ottiene i risultati migliori nella discesa libera.
Onları da alarak adadan ayrılırlar.Sono così costretti anche loro a fermarsi sulla stessa isola.
Fakat artık manastırdan ayrılıp çalışmak zorundadır.Così aveva deciso di lasciare il convento.
Bir süre sonra ana sıvı süzülür ve kristaller ayrılır.Dopo un po' di tempo, il corpo umano viene prosciugato e Crypto torna fuori.
İspanya'ya gitmek üzere ayrılır.Andrai in Spagna.
Kuvvetler ayrılığı ilkesine göre ise her birim büyük oranda (tamamiyle olmasa da) bağımsızdır.Sotto l'attuale piano militare e le divisioni, ogni regione militare ha una divisione a dimensione completa.