Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılı ile cümle

ayrılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
En iyi altkanat desenleri ile ayrılırlar.Ellas elegirán el mejor plato de la prueba.
Bu lifli kısım kolayca ayrılır.La cutícula es separable con facilidad.
Kont Almaviva müzisyenlere ödeme yapar ve onlar da oradan ayrılırlar.Almaviva paga a los músicos cuando se marchan, quedando él entristecido y solo.
Toplumlar "yönetici sınıf" ve "yönetilen sınıf" olmak üzere ikiye ayrılır.Por lo tanto, la sociedad se puede dividir en la "clase dominante" y la "clase obediente".
20 yıl hizmet vermek koşuluyla da maaşlı emekliye ayrılınır.Para recibir una pensión tiene que aportar obligatoriamente por 20 años.
Amy, yanlışlıkla Doktor ve Rory'den ayrılıp hızlandırılmış zaman akışlarından birinde sıkışır.A su llegada, Amy se separa del Doctor y Rory y se queda encerrada en una línea temporal acelerada.
Beraber Santa Rosa'dan ayrılırlar.Salto de Santa Rosa.
Mezhepler Kaça Ayrılır?¿Cuántas divisiones?
Bu tip bir seçilim, form ve işlev ayrılıklarını engelleme görevi görür.Este tipo de selección actúa para prevenir la divergencia de forma y función.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Se separaron a principios de 2013.
Eski Sovyet ülkeleri genellikle beş gruba ayrılır.Los estados postsoviéticos suelen clasificarse en los siguientes cinco grupos.
Alexis ile Thomas cinsel ilişkiye gireceği sırada odaya Kirby girer ve üzgün bir şekilde partiden ayrılır.Kirby entra en la habitación donde Thomas y Alexis están a punto de tener sexo y abandona la fiesta molesta.
1982 yılında Ryan, Clannad grubundan ayrılınca Enya onu takip etti.En 1982, cuando Nicky Ryan dejó Clannad, Enya le siguió.
Güçler ayrılığı sağlanmıştır.Se mantiene división de poderes.
Üç alt türe ayrılır: Populus nigra subsp. nigra.Hay tres subespecies, aunque algunos botánicos distinguen cuatro:​​ Populus nigra subsp. nigra.
Bu belediyeler ise şehir (Arnavutça: qytete) veya köylere (Arnavutça: fshatra) ayrılır.Por el número de habitantes está entre una ciudad y un pueblo (село).
Fred ve Gunn ayrılır.Fred y Gunn inician su relación.
Almanya’dan ayrılır ve Panama Kanalı yoluyla San Francisco’ya gider.Se encuentran de paso hacia San Francisco por el Canal de Panamá.
Cena, bu maçı kaybederse Raw'dan ayrılıp SmackDown programına transfer olacaktı.Si Cena perdía, debía abandonar Raw y debería irse a SmackDown.
Tim'in bir dönem ayrılışından sonra Robin olmak için gönüllü olmuştur.Lamentablemente, le prohíbe a Tim seguir siendo Robin.
Posa Carlos'a İspanya'dan ayrılıp Flandra'ya gitmesini tavsiye edebileceğini söyler.Posa le anima a abandonar España y marchar a Flandes.
Daha sonra bu okuldan ayrılıp devlet okuluna yazıldı.Esta vez fue enviado a una escuela pública.
Sınıf ancak klasik işçi sınıfından ayrılır.LA IZQUIERDA HA ABANDONADO A LA CLASE OBRERA.
Yaşanan bu görüş ayrılıklarının neticesinde Patassé Temmuz 1978 tarihinde görevinden alınmıştır.En una controversia sobre las facultades de la Presidencia, Binaisa fue retirado en mayo de 1980.
1937 yılında babasıyla annesi ayrılınca Camilo ve kardeşi Fernando annesiyle birlikte kaldılar.Tres años después, en 1937, la pareja se separó, quedando Camilo y su hermano Fernando al lado de la madre.
Hamlet birkaç farklı yönden, zamanının drama yazım adetlerinden ayrılır.Hamlet se distanció de la convención dramática de su momento en varios aspectos.
Randy hayal kırıklığına uğramış bir şekilde ayrılır, adama "aynısı gibi değil" der.Randy se va decepcionado, contando al viajero que no es lo mismo.
"Ayrılık Deme Bana" "Sevdan Gözümün Bebeği" "Olmaz mı?"No me digas no, que en tu boca está el secreto de mi amor.
"Acı veren ayrılık".«Sentimiento dividido».
Diğer kızlar ayrılırlar.Las dos parejas se separan.
Jeongjae, "Dangak jeongjae" (당악정재) ve "Hyangak jeongjae" (향악정재) olarak iki kategoriye ayrılır.Se dividía en dos categorías: "Dangak jeongjae" (당악정재) y "Hyangak jeongjae" (향악정재).
Ticari hava taşımacılığında tüm uçaklarda kabin belirli sınıflara ayrılır.En el transporte aéreo comercial, sobre todo en aviones, las cabinas se pueden dividir en varias partes.
1988'de AKP Abhaz ayrılışını ve bağımsızlığını talep etti.En 1988, Enrique Happ renuncia al ascenso.
İrlanda'daki Palladyan mimari, İngiltere'dekinden bazı yönleriyle ayrılır.La arquitectura palladiana en Irlanda difería sutilmente de la realizada en Inglaterra.
Onlar ayrılınca beraber bu şarkıyı yazdık.Entonces, después de pasar un tiempo juntos, escribieron esta canción.
Bunlar 9 tür ve 7 alt türe ayrılır.Las Sillas Boca Abajo 9.
Burada karışmayan sıvılar katmanlara ayrılır (aşağıda su, üstünde çözücü olarak).El agua la adquirían por medio de pozos cavados por ellos mismos.
Sirk mesupları sahneden ayrılırlar.Vías de escalada en el circo.
Fakat, hocalarıyla fikir ayrılığına düştüğü için onlardan ayrılarak Tüster’e döndü.Sin embargo, y aduciendo motivos de parentesco, se divorció de ella para volver con Gracia.
Döneminde Güneş ayrılığı başlamıştır.Iniciaba la era del segundo Sol.
Önce zeytinler türlerine göre ayrılır.Fue descrita inicialmente como perteneciente al género Oliva.
İl, 13 tane ilçeye ayrılır.Treses: 13 puntos cada uno.
Orada sarı saçlı bir kadına anahtarları bulması için Sylvia'ya yardım etmesini ister ve oradan ayrılır.Mientras está allí, ve a una mujer rubia y le pide que ayude a Sylvia a encontrar las llaves.
Herodot'a göre Eretrialılar en iyi stratejinin ne olacağı konusunda fikir ayrılığına düşmüşlerdir.Los líderes persas discutieron acerca de cuál era la mejor estrategia a seguir.
Her batabil de kuchkteel denilen, aşiretlerden oluşan küçük birimlere ayrılırdı.Todos nos convertimos en pequeñas células de cuanto nos rodea.
Evlenmeye zorlanan çift nikahtan hemen sonra birbirinden ayrılırlar.Dos personas que no se conocen se encuentran casadas de la noche a la mañana.
Monarşi saflarında ise fikir ayrılıkları mevcuttur.En un polidiamante unido por un lado, se distinguen las operaciones de reflexión.
Ancak çeşitli mezhepler arasında görüş ayrılıkları kendini göstermeye başlamıştı.Sin embargo, las diferencias de apreciación entre ambos organismos iban en aumento.
Ayrılığın ardından Ann oğluna tek başına bakmak zorunda kaldı.Tras el divorcio de la pareja la custodia de su único hijo quedó compartida.
Bunlardan biri ünlü Venüs ve Adonis'in ayrılışıdır.Continúa, por supuesto, la narración de las desventuras de Venus y Adonis.
Ziriler, Fatımilerden ayrılınca, saldırıya uğradı.César, sin hacer caso de las advertencias, fue asesinado.
Çandıkların bir bölümü daha sonraki dönemlerde bulundukları bölgeden ayrılıp başka yerlere göç etmişlerdir.Seguían a los rebaños, trasladándose a otros lugares donde pudieran pastar.
Üç buçuk yıl süren ayrılık döneminde Sait Faik, babası ile birlikte kaldı.En tan solo cuatro meses y medio, Morris conoció todo el país.
Daryl oradan ayrılır ve ait olduğu yere giteceğini söyler.Niyaz in ompa tinechtlalhuiz → Iré a donde me digas.
Vedia'ya Nahit'in bir metresi olduğunu söyler ve çift tekrar ayrılır.Kon le dice que aún es una niña y los dos comienzan a discutir de nuevo.
Caligula'nın dinle ilgili politikalardaki uygulamaları öncüllerinden sert biçimde ayrılır.La política religiosa de Calígula rompía totalmente con la de sus predecesores.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.El séptimo día todos están agotados y un descanso se anuncia.
6 doğal bölgeye ayrılır;Los espacios naturales 3.
Ambardan ayrılırlar.Tienes que salir del armario.
Tevhid üçe ayrılır.Augusto reconcilia a los tres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod