Öğrenme nesnesi, bilgi nesneleri parçalarına ayrılır.Diffuser l’information en rapport avec ses compétences.
Ayrılırken ağlayan Hunter, ekran karanlığa döndüğü sırada gülmeye başlar.Son rire retentit quand l'écran devient noir.
Kuvvetler ayrılığıyla ilgili önemli değişiklikler yapılmıştır.Là aussi, des modifications importantes sont faites en ce qui concerne la répartition des passagers.
Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.Le lien entre ces différences structurelles et les différences fonctionnelles reste mal compris.
Bu sırada babasıyla ilk fikir ayrılıkları başladı.C'est avec son père qu'il fait ses premières gammes.
Buna karşılık olarak Haçlılar ordusu Tunus topraklarından ayrılıp gideceklerdi.En échange, l’armée croisée évacue Tunis en laissant les armes de siège.
Aile, evlerinden ayrılıp çok daha küçük bir eve taşınmak zorunda kaldı.Il dut s'installer dans une maison plus modeste.
Üzücü bir karar vererek memleketinden ayrılır ve Fransa’ya yerleşmeye karar verir.Sentant la menace peser sur lui, il décida de s’exiler en France.
(Arya:"Death must come when he is gone (O ayrılınca artık bana ölüm gelir)".Ils leur dirent: « Pourquoi cherchez-vous le Vivant parmi les morts?
Çoğu cumhuriyette genel olarak çok güçü olmayan ayrılıkçık akımlar bulunmaktadır.Du côté républicain, plusieurs candidats relativement peu connus se présentent.
Bir tür yazılım modülü olan VST'ler enstrüman ve efekt eklentileri olarak ikiye ayrılır.Les nazis jouent sur un double registre, alliant propagande et répression.
Ses dalgaları üçe ayrılır.Les vrilles se divisent en trois.
Bu bilgiyi alan ajanlar bölgeden ayrılıyor.Les agents arrivés sur place commencent à faire évacuer la zone.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Rick perd son courage et cesse de conduire.
Ancak aralarındaki anlaşmazlıklar yüzünden ayrılırlar.Ceci en raison de divergences entre nous.
İki ana kola ayrılır.Les deux voitures abandonnent.
Bu üç bölge ayrı ayrı karakterde pek çok mahalleye ayrılır.Or ces trois états propres se propagent à des vitesses différentes.
Onları da alarak adadan ayrılırlar.Ils doivent quitter l'île.
Ayrılıkçı hareketler, çeşitli milliyetçi ve İslamcı organizasyonlar tarafından örgütlenmektedirler.Il entraîne la réaction d'organisations et d'autres états musulmans.
Daha sonra, bir kaprisle Magda da ayni kabareye gitmeye karar verir ve evinden ayrılır.Puis, sur un coup de tête, Magda se déguise et décide d'aller également chez Bullier.
Kazadan kısa bir süre Menzies emekliye ayrılır.Bientôt, ce fléchissement se transforme en une retraite désordonnée.
Eleştirmenlerden bazıları şarkının kompozisyonun ayrılık acısı yaşayanlara uygun olduğuna dikkat çekmiştir.D'autres pensent, au contraire, que la perte de poids de la cantatrice lui a été profitable.
Tucholsky'nin Yahudiliğe karşı duruşunun değerlendirilmesinde görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştı.L'attitude de Tucholsky vis-à-vis de la judéité est appréciée de façon polémique.
9 Temmuz 2000: NWO tekrar ikiye ayrılır.Le 1er octobre 1992 : redevient le 9e RIMa.
Bir süre sonra ayrılıp karşıt kültüre katılır.Mais la quitte plus tard pour rejoindre le mouvement islamiste.
Son olarak da Emre Çakar gruptan ayrılır.Ce dernier finit par abandonner le groupe.
Bu vezirlikten sonra 1331(?)de görevden ayrılıp köşesine çekilmiştir.Vers 1331, il dut une nouvelle fois fuir à cause d’incursions.
1620 yılında Plymouth Kolonisi, püriten dinî ayrılıkçılar için bir barınak olarak kuruldu.En 1620, Plymouth fut créée en tant que refuge pour les puritains anglais.
O'Donnell, Bennett ve Doktor koşarken ayrılırlar ve O'Donnell, Balıkçı Kral tarafından öldürülür.Dans sa fuite, O'Donnell est tuée par le Roi pêcheur.
Grup, ayrılırken Mr. Eko'nun ölümüne şahit olur ve onu, İnci'ye yakın bir yere gömerler.Alors qu'ils quittent la station, le groupe est témoin de la mort de M. Eko et l'enterrent.
108. bölümde diziden ayrılır.Ressaix sur la Ligne 108.
Son yıllarda, Bask milliyetçiliği, ayrılıkçı hareketler ile sıkı sıkıya bağlanmıştır.En même temps, les Bouddhistes sont strictement tenus éloignés des fonctions séculaires.
2004 yılında bu takımdan ayrılıp West Bromwich Albion FC takımına transfer olmuştur.Il est à nouveau prêté en août 2013, cette fois-ci au West Bromwich Albion FC.
"Sözde Ayrılık" dört hafta, "Yeni Biri" bir hafta zirvede kaldı.Mais 6 nouveaux, "les Autres" entrent dans une seconde maison.
Bu altı bölümden her biri kendi aralarında 7 ila 12 alt bölüme ayrılır.Chacune de ces ensaladas est divisée entre sept et douze parties,,,.
Üçlü, hastaneden ayrılır ve eve gider.Diélette sort de l'hopital et ils partent.
Lois de onlarla birlikte gitmek için işinden ayrılır.Max part rejoindre ses amis pour jouer.
Her iki kolum eklemlerinden ayrılıyordu.Ils sortiront tous deux a hombros.
İlk sezonun sonunda diziden ayrılır.Il survit à la fin de la première saison.
Burundi, idari olarak 17 yönetim bölgesine ayrılır.La Bretagne cesse d'exister en tant qu'entité administrative lors de la départementalisation.
Prenses vesika ile manastırdan ayrılır.Veuve, elle se retire au couvent.
Bu kurallara göre oyuncular yaş ve sıklete göre ayrılır.Malgré tout, des joueurs s'engagent sur le court ou moyen terme.
2009 yılında Manchester City'den ayrılıp Chelsea ile anlaşmıştır.En janvier 2007, il quitte Manchester City et rejoint Charlton.
Lefkoşa-Girne Mahkemeleri Başkanı olarak 1975 yılında emekliye ayrılıncaya kadar görev yaptı.Elle reste Présidente de la Cour d'Appel jusqu'à sa retraite en 1983.
Doğu Avustralya Great Dividing Range ile birbirinden ayrılır.Nord-est de la Chine en distribution très fragmentée.
İkinci sezonun altıncı bölümünde Lola Glaudini diziden ayrılır.Dans la saison 6, il quitte la série avec Lola.
Toplumlararası ve kültürlerarasında düşünce özgürlüğü ayrılıkları bulunmaktadır.Mais le fossé qui les sépare sur le plan culturel et social créera des tensions.
Filipinler üç ada grubuna ayrılır, bunlar: Luzon, Visayas ve Mindanao'dur.Les régions sont géographiquement combinées en trois groupes d'îles : Luçon, les Visayas, et Mindanao.
2008'de ise TRT 1'de yayınlanan Ayrılık adlı dizide Eytan karakterini canlandırdı.En 2011, la Russie évolue dans la division 1 qu'elle remporte.
Gabriele bunu hemen yapmak için sahneden ayrılır.Gabrielle assiste, désemparée à la scène.
Bu sürüş mili özelliğinden dolayı birçok 4X4 araçtan ayrılır.Ces routes sont réservées à des véhicules 4×4, du fait de nombreux franchissements de gués.
Bu en üst düzey idari birimler de kendi içinde 163 belediyeye (Portekizce:municípios) ayrılır.L'État du Rio Grande do Norte, au Brésil compte 166 municipalités (municípios en portugais).
Xander oradan koşarcasına ayrılır ve Giles'la karşılaşır.Xander a pour mission de s'enfuir avec Giles.
"Bir Ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm..".Ex: Retrait d'une obligation, d'une douleur...
İl, 13 tane ilçeye ayrılır.Petit coup de main va loin 13.
Böylece elementler sıvı hale getirilir ve ayrımsal damıtma yöntemi ile de karışım bileşenlere ayrılır.On peut aussi studentiser les résidus en divisant les résidus par leur écart-type.
II. Philippe Augustus ordusunun galip olarak Bouvines savaş meydaninden ayrılışı.De son côté, Philippe-Auguste est vainqueur à Bouvines.
Önce zeytinler türlerine göre ayrılır.Par la suite, mettre les olives.
Bu görevden de bir sene sonra ayrılır.Elle abandonne cette fonction au bout d'un an,.
Fakat bundan rahatsız olur ve oradan derhal ayrılır.Elle ne s'y est pas plu et l'a vite quittée.