Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılı ile cümle

ayrılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu konuda toplum bilimcileri iki gruba ayrılır.Les savants se partagent en deux groupes.
Mars’ın yüzeyi Dünya’dan görünüşle, farklı albedo’su olan iki tür alana ayrılır.Vue de la Terre, la surface de Mars se divise en deux zones possédant des albédos différents.
Davetliler ayrılınca Prunier gizlice hizmetkar Lisette'i Bullier kaberesine götürmek için geri gelir.Après que les invités sont partis, Prunier revient discrètement pour emmener Lisette, la bonne, au bal.
Tabanda (dip) yer alan yaprakların sapı üç sapçığa ayrılır ve her birinin ucunda üçer yaprakçık bulunur.Claire-voie (Couvrir à)- Laisser entre chaque tuile la distance du tiers de sa largeur.
1944 yılıyla birlikte Suriye ve Lübnan politik partileri ayrılırlar.À partir de 1944, les partis politiques syriens et libanais se sont séparés.
Iason geldiğinde, Medea çocuklarından ayrılıyor olmanın üzüntüsü içindeymiş gibi davranır.Lorsque notre héros arrive, Médée prétend être très triste de la séparation d'avec ses enfants.
Ayrılıyor yolumuz!Départ du sentier.
Kaldıkları mülteci kampından ayrılıp bir günlüğüne Oslo'ya gitme izni verilen beş sığınmacıyı konu etmektedir.Cinq réfugiés sont en voyage à Oslo pour une journée.
Olivia kısa süre sonra Jim'den ayrılır.Olivia l’abandonne quelques minutes.
Kazakistan, 2002 yılında AFC'den ayrılıp UEFA'ya üye oldu.Le Kazakhstan faisait autrefois partie de l'AFC, et est membre de l'UEFA depuis 2002.
«Ayrılıkları ortadan kaldırmalıyız.Vous devez séparer les deux ».
Edgardo ayrılır.Edgard s'enfuit.
2013'ün başında ayrılıklarını açıklamışlardır.Ils se séparent au début d'année 2013.
Bu ayrılıktan sonra,eski Arch Enemy gitaristi Fredrik Åkesson gruba alınmıştır.Il est remplacé par l'ex-guitariste d'Arch Enemy, Fredrik Åkesson.
Böylece bunlar C1s'e (başka bir serin proteaz) ayrılırlar.Là, ils sont rejoints par un empathicien.
Daha derinden yapılan araştırmalar, Ayrılıkçılar’ın savaş hazırlığı yaptığını ortaya çıkarttı.Des recherches plus approfondies sur le sujet indiquent que les Séparatistes se préparent à livrer une guerre.
1200-1206: Laconia'da Leo Chamaretos'un ayrılıkçı yönetiminin isyanı ve kuruluşu. y.Vers 1200-1206 : Révolte et établissement d'un régime dissident par Leo Chamaretos en Laconie.
Bu yüzden cedelden ayrılır.Elle démissionne du CESEL.
1911 Alfred Adler'in ayrılışı.Mort d'Alfred Adler.
1342-1350: Selanikli Zealotların isyanı ve ayrılıkçı yönetiminin kuruluşu.1342-1350 : Révolte et établissement d'un régime dissident par les Zélotes de Thessalonique.
Bir ayrılığın seni üzmesine asla izin verme.Ne jamais être attristé par toutes séparations.
Jarno Trulli, Toyota'dan ayrılıp yeni takımlardan Lotus'a katıldı.Jarno Trulli quitte Toyota pour Lotus Racing.
Kendi içinde dört ana kısma ayrılır.Son remplissage a révélé quatre couches (du haut vers le bas).
Öykünün göze çarpan bir diğer yanı da toplumsal sınıf ayrılığıdır.Il s’agit vraisemblablement, là encore, d’une division des classes sociales.
1204-1205: Filadelfiya'da Theodore Mangaphas'ın ayrılıkçı yönetiminin ikinci isyanı ve kuruluşu.1204-1205 : Seconde révolte et établissement d'un régime dissident par Théodore Mancaphas à Philadelphie.
Fakat ihanet nedeniyle grup ayrılır.Il est décapité pour trahison.
1190-1204/05: Tarsia'da Basil Chotzas'un ayrılıkçı yönetiminin isyanı ve kuruluşu.1190-1204/05 : Révolte et établissement d'un régime dissident par Basil Chotzas à Marqueterie.
Güçler ayrılığı sağlanmıştır.Renforcer la séparation des pouvoirs.
Fakat bir süre sonra Rachel nedeniyle ayrılırlar.Il travaillera par la suite beaucoup avec Rachid.
Elektrofor, kısaca negatif ve pozitif yük olmak üzere ayrılır.L'électrophore sépare simplement les charges positives et négatives.
Haftanın altı günü çalışılır ve yedinci günü (Şabat günü) dinlenmeye ayrılır.Le septième jour tous sont épuisés et un jour de repos s'annonce.
İl, 10 tane ilçeye ayrılır.Un but rapporte 10 points.
1184-1191: Kıbrıs'ta İsaakios Komnenos'un ayrılıkçı yönetiminin isyanı ve kuruluşu.1184-1191 : Révolte et établissement d'un régime dissident par Isaac Comnène à Chypre.
Yaylalar kuruluş yerlerine göre üç guruba ayrılır: Yol üzeri yaylaları.Les coureurs disputent ensuite trois étapes de plaine.
2015 yılında Gill diziden ayrılınca Phoebe karakteri "Gloved Hand Killer" bölümünde öldürüldü.Elle quitte la série en 2015 et son personnage est tué dans la storyline du Gloved Hand Killer.
Tahminler, öznel ve nesnel olmak üzere iki kısma ayrılırlar.On les a divisés en deux groupes : les sédentaires (fixés au substrat).
Anayasa güçler ayrılığı içerir.La constitution établit une séparation des pouvoirs distinctes.
Michonne, çalılıkların arasından gelen bir ses duyar ve ne olduğunu kontrôl etmek için oradan ayrılır.Michonne entend un bruit dans les buissons et va vérifier.
Özellikle izlenecek ekonomik politika konusunda görüş ayrılıkları bulunmaktaydı.Il chute en raison de divergences de vue sur la politique économique.
Bu da gruptaki ayrılığın en büyük sinyali oldu.C'est la principale division du groupe.
Ted ve Robin ayrılırlar.Ted et Larry s'enfuient.
Bir sezon sonra 1986 yılında Fenerbahçe’den ayrılıp, Gaziantepspor’a transfer oldu.En 1986 il quitte Fenerbahce et rejoint Gaziantepspor.
Ön eleme turunda yarışmacılar dört gruba üçerli olarak ayrılırlar.Pour les quatre tours, les compétiteurs jouent en groupe de trois.
15.000 sözcükten oluşan bu tesarus, 6 başlıca sınıfa ayrılıyordu.Son tirage moyen est de 15 000 exemplaires pour 6 parutions annuelles.
1978'de okuldan ayrılıp, Banco do Brasil'de işe girdi.Après ses études, il travaille à la Banco do Brasil en 1978.
Ertesi sene yeniden ayrılırlar.Ils repartiront l'année suivante..
"Ayrılığın nedeni evlilik yorgunluğu".Pour des raisons de consanguinité, le mariage fut annulé.
Geldiği gibi sesizce ayrılır.Puis il disparaît comme il est venu.
Bu simbiyotik ilişkiler parazitizm, mutualizm ve komensalizm olarak üçe ayrılırlar.Ces associations peuvent être répertoriées en parasitisme, mutualisme et commensalisme.
Geleneksel olarak Middle Sunday (Ortadaki Pazar günü) karşılaşma yapılmaz ve dinlenmeye ayrılır.La coutume du Saint Lundi disparaît alors rapidement, en faveur d'un retour au repos dominical.
Aynı mekândan biri ayrılı- yorsa, tekrar ayağı kalkılır.Au lieu de lever un pied, il faut lever une main.
Tuncay Şanlı ayrılıp Osman Özdemir takımın başına geçmiştir.Masamune perd et toute l'équipe à honte de lui.
1949'da eşinden ve Rodezya'dan ayrılıp oğluyla birlikte Londra'ya geldi.En 1939, sa femme et son fils partent pour la Suède.
Asami ağlayarak ayrılır.Katia part en pleurant.
Dre, Rakim için yaptığı parçaları ayrılırken ona verdi.Ted lui demande alors de se séparer de ses chiens, ce qu'elle fait.
İl, 4 tane ilçeye ayrılır.Ceux-ci l'emportent quatre à un.
Her ikisi de odadan ayrılır.Tous deux arrivent à sortir du bâtiment.
Kokunun şüpheliden geldiğine inanırlar ve onu yakalamak için ayrılırlar.Il décide de faire croire à sa mort, afin que ses ennemis arrêtent de le pourchasser.
1979'da Randy Ozzy Osbourne ile çalışmak üzere gruptan ayrılır.Il quitte ensuite le groupe en 2010 pour rejoindre Ozzy Osbourne.
Kısa süren ayrılıktan sonra, grup 2003 yılında tekrar bir araya gelir.À cause de divers conflits internes, le groupe se sépare de nouveau en 2003.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod