Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılı ile cümle

ayrılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Tucholsky'nin Yahudiliğe karşı duruşunun değerlendirilmesinde görüş ayrılıkları ortaya çıkmıştı.Kontrovers wird auch Tucholskys Einstellung zum Judentum gewertet.
Sirk mesupları sahneden ayrılırlar.Selbst Orchestermitglieder verließen die Bühne.
Diğer kızlar ayrılırlar.Und die Mädchen hauen einfach ab.
Beraber Santa Rosa'dan ayrılırlar.Doch die Band fuhr getrennt zurück nach Santa Rosa.
İş bölümü yaş ve cinsiyete göre ayrılır.Der Normbereich ist vom Alter und Geschlecht abhängig.
Barney Nora'nın ailesinin yanında Nora'dan ayrılır ve bara Robin'i beklemeye gider.Barney trennt sich von seiner Freundin Nora, in der Hoffnung, erneut mit Robin zusammenzukommen.
42 ila 46 gün sonra yavrular küçük uçuşlar için yuvadan ayrılırlar.Nach 24–26 Tagen verlassen die Jungvögel die Nisthöhle.
Oyuncular eşit iki gruba ayrılır.Die Spieler teilen sich in zwei Gruppen auf.
Bu göreve gelmesinde Slav olmayan biri olarak Arnavut ayrılıkçılığına karşı çıkması etkili oldu.Bei einem weniger aktiven Gegner wäre das für Foreman kein Problem gewesen.
Kollar gövdeden çok belirgin olarak ayrılır.Die Labialpalpen sind deutlich separiert.
Bir süre sonra bu yüzden ayrılırlar .Aus diesem Grunde trennt er sich später von ihr.
Onun yerine Buffy, onu testislerinden tekmeleyerek ayrılır.Bishop schlägt ihn stattdessen bewusstlos.
Ayrılışınızı benim yüzümden geciktirmeyin.Ne retardez pas votre départ à cause de moi.
Evden her sabah saat sekizden önce ayrılırım.Je quitte la maison tous les matins avant huit heures.
Yarından sonraki gün ayrılıyoruz.Nous partirons après-demain.
Bu bahçe ikiye ayrılır.Le chemin se divise ici en deux.
Bahçe buraya ayrılır.Le chemin se divise ici.
Ayrılırken gözyaşlarımı tutamadım.Je n'ai pas pu retenir mes larmes quand nous nous sommes quittés.
Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.Ton Seigneur décidera entre eux, au Jour de la Résurrection sur ce qui les divisait ».
Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde hüküm verecektir."Allah jugera les gens sans intermédiaire, un par un.
Gök yerden ayrılırken yaratılmıştır.Donc le ciel régit la terre.
1986 yılındaki ayrılıktan sonra, ismi iki farklı parti tarafından kullanılmaktadır.Après une scission en 1986 le nom est aujourd'hui utilisé par deux partis différents.
Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler.Par la suite, ils n'ont divergé qu'au moment où leur vint la science.
Bunların arası selam ile ayrılır.Ils se saluent, et prennent des chemins divergents.
Nico Rosberg, Williams'dan ayrılıp, yeni takım Mercedes Grand Prix'e geçti.Nico Rosberg quitte Williams pour Mercedes Grand Prix.
2'ye ayrılır.RSI La 2.
Grup dağıldıktan sonra O'Brien, Cincinnati'den ayrılıp yeni bir grup aramaya karar verdi.Après une séparation amère du groupe, O'Brien décide de quitter Cincinnati et de chercher un nouveau groupe.
Deep-Ando, sığınak bulmak için diğerlerinden ayrılır.Deep-Ando est séparé des autres quand ils cherchent à se réfugier.
U4 ve U1 kompleksden ayrılırlar.U4 et U1 quittent le complexe.
İki coğrafi alana ayrılır: Dağlık bölgeler ve ovalar.Elle compte deux parties: les Monts (Forel) et le vignoble.
Oradan kızgınlıkla ayrılırlar.Ils se séparent en colère.
Tom Gabriel Fischer'ın 2008 yılındaki ayrılışının ardından Celtic Frost tekrar dağılmaya karar verdi.À la suite du départ de Tom Gabriel Fischer en 2008, Celtic Frost se sépare.
1960'lara kadar Birleşik Devletler'deki hapisanelerin büyük çoğunluğu ırksal olarak ayrılıyordu.Jusque dans les années 1960, la plupart des prisons aux États-Unis pratiquaient la ségrégation raciale.
Bir grup diğerlerinden ayrılır.Un des groupes se détache des autres.
Bahşlar da kendi içinde dört dehistana ayrılır.Donc le rang de Strahler de l'Aubetin est de quatre.
"Eh, Eh (Nothing Else I Can Say)", bir erkek arkadaştan ayrılıp diğeriyle ilişkiye başlamak üzerinedir.Eh, Eh (Nothing Else I Can Say) parle du fait de rompre avec son copain et de trouver quelqu’un de nouveau.
Barrett'in ayrılığı 6 Nisan 1968'de açıklandı.Le renvoi de Barrett est officialisé le 6 avril 1968.
Sağladıkları bant genişliklerine göre kendi içinde dokuz türe ayrılır.Contre ceux qui nient leur seing apposé en leurs promesses IX.
Jenson Button, Brawn GP'den ayrılıp McLaren'e geçti.Transferts : Jenson Button quitte Brawn GP pour McLaren.
Nuevo León 51 belediyeye ayrılır.L'État de Nuevo León est divisé en 51 municipalités.
Diğer kızlar ayrılırlar.Les trois filles repartent donc.
Beraber Santa Rosa'dan ayrılırlar.Elle se rencontre vers Santa Rosa.
Oyun alanı bir orta çizgiyle ikiye ayrılır.Le terrain de jeu est séparé en deux par une ligne médiane.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.De façon informelle, le Système solaire est souvent divisé en zones distinctes.
Erkekler cinsel olgunluğa ulaştıklarında gruptan ayrılır.Les mâles quittent leur groupe lorsqu'ils atteignent leur maturité sexuelle.
Rubens Barrichello, Brawn GP'den ayrılıp Williams koltuğuna oturdu.Rubens Barrichello quitte Brawn GP pour Williams.
Her ikisi de düzeltmek ve gizledikleri kimliklerini hâlâ gizli tutabilmek için saçmaladıktan sonra ayrılırlar.Ils décident de se séparer pour mieux échapper à leurs poursuivants, et se laissent des messages.
Klonlar Geneosis’te Ayrılıkçıları hezimete uğrattılar, fakat çoğu kaçmayı başardı.L'armée de clones défait les séparatistes sur Géonosis, mais beaucoup s'échappent.
Bu olaydan sonra medya baskısı yüzünden ülkeden ayrılıp Londra'da "Jack and Sarah" filminde oynadı.Sous la pression de la presse, elle parti à Londres tourner le film Jack and Sarah.
Bob ertesi sabah kasabadan ayrılır.Il quitte la ville le 7 mai au matin.
Bir süre sonra bu yüzden ayrılırlar .Ils se séparent quelque temps après.
Herkes ailenin tekrar birleşmesini kutlamak için manastıra gitmek üzere sahneden ayrılır.Ils sortent tous de l'abbaye pour célébrer la réunification de la famille.
1988'de αlabay Berlin'den ayrılıp, Almanya'nın güneybatısına yerleşti.En 1988, αlabay quitte Berlin et déménagea dans le Sud-Ouest de l'Allemagne.
Ancak yerlerinden, insanı heyecanlandıracak tiz bir sesle öterek ayrılırlar.Ils ruent l’homme (et sa femme) de coups, pillent sa maison.
Büyü, ak büyü ve kara büyü olarak ikiye ayrılır.La magie se divise entre magie profane et magie divine.
Devlet ve dini kurumlar arasında maksimum ifade özgürlüğü ve ayrılık.Liberté d'expression maximale et séparation entre état et institutions religieuses.
Etli meyveler de üzümsü (bakka) ve eriksi (drupa) olmak üzere ikiye ayrılır.Les fruits sont des samares doubles (disamares) à ailes horizontales.
İkili birbirleri ile dosthane bir şekilde ayrılır.Ils se séparent de façon amicale.
Suzel sahneden ayrılırken David iyi bir gelin olacağı ve kocasını bulacağına dair yorum yapar.Au départ de Suzel, David remarque qu'elle ferait une bonne épouse et qu'il lui trouvera un mari.
Timo Glock, Toyota'dan ayrılıp, yeni takımlardan Virgin Racing'e katıldı.Timo Glock quitte Toyota pour Virgin Racing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod