Öncelikle karar verilmesi gereken şey üzerinde karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on that which needs to be decided, then we split into two teams.
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.Just as we were leaving the exam room the doctor waved his hand saying, 'bye-bye'.
Ben Mart ayında ayrılıyorum.I'll be leaving in March.
Ne yazık, buradan ayrılıyorsunuz.It's too bad that you are leaving here.
Bütün çocuklar bir gün yuvadan ayrılır.Children all leave the nest one day.
Andrea'yı evden ayrılırken gördüm.I saw Andrea leaving home.
Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?When do you usually get off work?
Tren istasyonundan ayrılırken, bir adam gördüm.Leaving the train station, I saw a man.
Ne zaman ayrılıyorsunuz?When are you leaving?
Tel Aviv'e gitmek için bugün Kahire'den ayrılıyorlar.They are leaving Cairo today heading for Tel Aviv.
Bir aptal ve parası kolayca ayrılır.A fool and his money are easily parted.
O ayrılırken her zaman insanlara hoşça kal demeyi unutur.He always forgets to say goodbye to people when leaving.
Hey çocuklar kavga etmeyi bırakın. Hadi ama, ayrılın!Hey boys, stop fighting. Come on, break it up!
Tam mağazadan ayrılırken öğretmenime rastladım.I ran into my teacher just as I left the store.
Öncelikle karar verilmesi gerekenlere karar veririz sonra iki takıma ayrılırız.First, we decide on what needs to be decided, then we split into two teams.
Her sabah yürüyüşe gitmek için evden ayrılır.Every morning he leaves to take a walk.
Odalar, ayrılış gününde saat on bire kadar boş bırakılmalıydı.Rooms should be left vacant by eleven a.m. on the day of departure.
Otelden ayrılırken, vuruldu.As he was leaving the hotel, he was shot.
Yakında ayrılıyor olacağız.We'll soon be leaving.
Ayrılıkçı hareket ülke içinde çatışma yaratıyor.The separatist movement is creating conflict within the country.
Sen yarın ayrılıyorsun, değil mi?It's tomorrow that you're leaving, isn’t it?
Bu analiz iki bölüme ayrılır.This analysis is divided in two parts.
Çin ve Moğolistan, Çin Seddi ile ayrılır.China and Mongolia are separated by the Great Wall of China.
Onlar büyük bir uzaklıkla ayrılırlar.They are separated by a great distance.
Deha ve delilik sadece başarı ile ayrılır.Genius and madness are separated only by success.
Bakın! Onlar evden ayrılıyorlar.Look! They are leaving the house.
Fikir ayrılığında uzlaşamaz mıyız?Can't we just agree to disagree?
Filler üç farklı türe ayrılır.Elephants are divided into three different species.
Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.African elephants are divided into two different species: savannah and forest elephants.
Tam evden ayrılırken yağmur yağmaya başladı.It started raining just as I was leaving home.
Tom Meryem'den ayrılıp başka bir kadınla yaşamaya başladı.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom 5:00'te işten ayrılır.Tom gets off work at 5:00.
Tom onların ayrılığının ne kadar acı verici olduğunu hatırlamadan Mary'yi düşünemedi.Tom couldn't think of Mary without remembering how painful their breakup had been.
Baban ofisinden ne zaman ayrılır?When does your father leave his office?
Tren altıda ayrılır.The train leaves at six.
Birkaç günlüğüne kasabadan ayrılıyorum.I'm leaving town for a few days.
Yarın öğleden sonra izne ayrılıyorum.I'm taking tomorrow afternoon off.
O, odadan ayrılırken başıyla beni selamladı.He bowed to me as he left the room.
O bu gece Amerika Birleşik Devletlerine gitmek için ayrılıyor.She is leaving for the United States tonight.
O, evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I left the house than it started to rain.
Ayrılış tarihinizi öğrenebilir miyim?May I know the date of you departure?
Toplantı salonundan ayrılırken lütfen ışığı kapatın.When you leave the meeting room, please, switch off the light.
Yakında ayrılıyor muyuz?Are we leaving soon?
"Tom ve Mary ayrılıyor." "Bu eski hikaye.""Tom and Mary have broken up." "That's ancient history."
Gerçekten bugün işten erken mi ayrılıyorsun?Are you really leaving work early today?
Boston'dan ayrılırsam seni unutabilirim sanmıştım.I thought if I left Boston, I could forget you.
Bu gece kız arkadaşımla ayrılıyorum.I'm breaking up with my girlfriend tonight.
Burada kalmamı istemiyorsan ayrılırım.If you don't want me to stay here, I'll leave.
Onlar ayrılıyorlar.They're leaving.
Tom ayrılıyor.Tom is leaving.
Boston'dan ayrılıyoruz.We're leaving Boston.
Biz buradan ayrılıyoruz.We're leaving here.
Yarın ayrılıyoruz.We're leaving tomorrow.
Boston'dan ayrılıyorum.I'm leaving Boston.
Evimizden ayrılın.Leave our house.
Tom treni tam perondan ayrılıyorken istasyona geldi.Tom arrived at the train station just as his train was pulling away from the platform.
Öğleden sonra ayrılıyorum.I'm leaving in the afternoon.
Tom evden ayrılıyor.Tom is leaving home.
Ben ayrılıyorum, elveda!I'm leaving, goodbye!
Bugün neredeyse işimden ayrılıyordum.I almost quit my job today.