Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrılı ile cümle

ayrılı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Buradan ayrılıyoruz. Polisler geliyor.We're getting out of here. The cops are coming.
Aptal ve parası çabuk ayrılırlarA fool and his money are soon parted.
Uçak sahilden ayrılırken düz uçuşa geçmeden önce hızla yükseldi.The plane rose sharply before leveling off as it left the coast.
Çok muhabbet tez ayrılık getirir.Familiarity breeds contempt.
Okuldan ayrılınca Afrika'ya gitti.On leaving school, he went to Africa.
Ayrılık kalbi sevgiyle doldurur.Absence makes the heart grow fonder.
Evden ayrılır ayrılmaz çok yağmur yağmaya başladı.I had no sooner left the house than it began to rain hard.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.
Evden ayrılır ayrılmaz şiddetli şekilde yağmur yağmaya başladı.I had hardly left home when it began to rain heavily.
Ne zaman ayrılıyorsun?What time are you leaving?
Buradan bir kez ayrılırsan, tekrar dönemezsin.Once you leave here, you can't come back again.
Buradan ayrılırken zaman kaybetmemeliyiz.We should lose no time in leaving here.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
Tom Kobe'den yarın sabah ayrılıyor.Tom is leaving Kobe tomorrow morning.
Seninle bu konuda ayrılıyoruz.I differ from you on that point.
Köprüden sonra demiryolu ikiye ayrılır.The railroad divides into two after the bridge.
Profesör Jones, gelecek yıl emekliye ayrılır.Professor Jones retires next year.
Ayrılışınla ilgili olarak beni önceden bilgilendir.Let me know your departure in advance.
Bu örnekler birkaç kategoriye ayrılır.These specimens are divided into several categories.
Bu bilet için ayrılış tarihini değiştirebilir misiniz?Could you change the departure date for this ticket?
Buradan ayrılırken şemsiyeni almayı unutma.Do not forget to take your umbrella when you leave here.
Buradan ne zaman ayrılıyorsun?When do you leave here?
Genellikle saat kaçta evden ayrılırsın?What time do you usually leave home?
Onun evden ayrılışını fark ettin mi?Did you notice him leave the house?
Onun evden ayrılışını fark ettiniz mi?Did you notice him leave the house?
Sabah saat kaçta evden ayrılırsınız?What time do you leave home in the morning?
İrlanda ve İngiltere deniz ile ayrılır.Ireland and England are separated by the sea.
Yağmur yağmaya başladığında evden ayrılıyordum.I was leaving home, when it started to rain.
Yarın öğleden sonra ayrılırız.We leave tomorrow afternoon.
Yarın sabah erken ayrılıyoruz.We are leaving early tomorrow morning.
Biz gelecek ay Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan next month.
Birkaç günlük izne ayrılıyorum.I am taking a couple of days off.
Okuldan ayrılır ayrılmaz okumanın önemini fark ettim.It wasn't until I left school that I realized the importance of study.
Yarın sabah Japonya'dan ayrılıyorum.I am leaving Japan tomorrow morning.
Şirkete gitmek için her sabah saat yedide evden ayrılırım.I leave home for the company at seven every morning.
Gelecek hafta ayrılıyorum.I am leaving next week.
Yakında buradan ayrılıyoruz.We're leaving here soon.
Baba ve oğul uzun bir ayrılıktan sonra buluştu.The father and son met after a long separation.
Birkaç günlüğüne şehirden ayrılıyorum.I am leaving town for a few days.
Büyükelçi bu gece Japonya'dan ayrılıyor.The ambassador is leaving Japan tonight.
İki kasaba bir nehirle ayrılır.The two towns are separated by a river.
Ayrılışını niçin ertelediğini biliyor musun?Do you know why he put off his departure?
Evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.He had hardly left home when it began to rain.
O ayrılıncaya kadar orada kaldım.I stayed there until he had left.
O, tam ben evden ayrılırken geldi.He arrived just as I was leaving home.
O yarın Şikago'dan ayrılıyor.He is leaving Chicago tomorrow.
O, her zaman saat yedide evden ayrılır.He always leaves home at seven.
O, şimdi evden ayrılıyor.He is leaving home now.
O, üç gün içinde ayrılıyor.He is leaving in three days.
O ayrılırken bize el salladı.He waved goodbye to us.
Evlerinden ayrılırlarken zaman kaybetmediler.They lost no time in leaving their home.
Onlar yarın Japonya'dan ayrılıyorlar.They are leaving Japan tomorrow.
Onun ani ayrılışı hepimizi şaşırttı.Her sudden departure surprised us all.
O benden ayrılıyordu ve yavaş yavaş yürüyordu.She was leaving and was walking slowly from me.
Beş yıllık ayrılıktan sonra onu göreceğim günü sabırsızlıkla bekliyordum.I was looking forward to the day when I could see him after five years' separation.
İşinizden ayrılırsan, ne yaparsın?If you were to quit your job, what would you do?
Uykuluyum bu nedenle şimdi ayrılıyorum.I'm sleepy, so I am leaving now.
Biz yarın sabah Japonya'dan ayrılıyoruz.We are leaving Japan tomorrow morning.
Yarın saat kaçta ayrılıyoruz?What time do we leave tomorrow?
Önümüzdeki Pazartesi Narita'dan ayrılıyoruz.We are leaving Narita next Monday.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod