Buradaki 12 de 3 çarpı 4 şeklinde ayrılır.Sorry, 2 times 12, which is 3 times 4.
12 erkek ayrılınca oran 4/11 oluyormuş. .So we say that if twelve boys left the room, the new ratio of girls to boys would be four:eleven.
Patojen parçalarına ayrılıyor.We're going to do it in a lot more detail in future videos.
Ve sonunda odadan ayrılıken, onu tasarladığım planı uygulatmak için ikna etmiş olarak ayrıldım.And I convinced him that we should leave the room with the agreement to build it as designed.
Deriniz pul pul ayrılıyor, saçlarınız, tırnaklarınız uzuyor, bu tarz şeyler.Skin flakes off, hairs grow, nails, that kind of stuff.
Şimdi, yürüyüşe çıkmak için evden ayrılıyorum - bir sakıncası yok değil mi?DP: I'm going for a walk -- do you mind?
Bir saate ayrılıyoruz, daha geç değil.Leave within an hour, not later.
Önceden birbirlerinin yanından kayıyorlardı şimdi tamamen birbirlerinden ayrılıyorlar. .Before we were sliding next to each other, now we're pulling apart altogether.
Hamamlar karanlık, buharlı ve aydınlık olarak ayrılıyor.Baths would change from dark, steamy rooms to light ones.
Çünkü biliyoruz ki babalar kafalarında şu düşünceyle birlikte ayrılıyorlar:Because we know that the fathers are even leaving with this one thought:
Bundan sonra iki tane boruya ayrılır, ve bence bu iki borunun nereye gittiğini biliyorsunuz.And then it splits into two tubes-- and I think you know where these two tubes are going to.
Bunlarda da kıkırdak var ve sertler ama bromnşlar sürekli olarak alt kollara ayrılıyor.And they also have cartilage, so they're fairly rigid, but the bronchi keep splitting.
Ve bu şekilde olanlar ayrılıp bölünmeye başladı.And those that were like that started to split and divide.
Astronotlar uzaya çıkarak ayrılığın zirvesini yaşadılar.And the astronauts went up and experienced the pinnacle of separation.
Ölüm her şeyin sonu demek değildir... ...bu zamandan ayrılıp, bir sonraki aşamaya yönelmektir.Death doesn't mean the end, but leaving the present, heading for the next stage.
Bir gün, buradan ayrılıp, kendi başıma bir şeyler yapmam gerekecek.So I think there'll come a point at which I need to go do my own thing now.
Onu şiddetli sallarsan, parçalarına ayrılır.You shake it hard and it breaks apart.
-Ben ayrılıyorum.-I'm leaving.
İki kare farkı var. x artı 3 çarpı x eksi 3 olarak çarpanlarına ayrılır.It's a difference of squares. We have x plus 3 times x minus 3.
"Cehennem azabından tek bildiğimiz şey ayrılıktır.""Parting is all we need to know of hell."
Bir elektron enerji bulutundan ayrılıyor.An electron flies off its energy cloud.
Ve ayrılık duvarlarını kırıyor olursunuz.And that breaks down the walls of separateness.
"Ayrılırken not: Daha büyük ve güzel hatalarımız da olacak.""Parting thought: when there's bigger and better errors, we'll have them."
Bunu başarırsanız, göktaşı ikiye ayrılıp... ...dünyayı pas geçecektir.You do that, and the remaining pieces of rock should be deflected enough to pass right by us.
Independence, hemen oradan ayrılın!We got sparks and fire in the fuel pod. Independence, blow those locks and get outta there now!
Houston, 3 dakika içinde buradan ayrılıyoruz.Oxidizers are loading. Houston, we're outta here in T minus three minutes.
Sahra-altı Afrikadaki muazzam ayrılığı görmek ilgi çekicidir.It's interesting to see the enormous diversity within sub-Saharan Africa.
Bir anda herkes Domitia'nın babasıyla birlikte evden ayrılır.Suddenly, all the men are leaving with Dad.
Ve oradan gerçekten mutsuz ayrılıyorum.And I leave feeling actually unhappy.
Moralim bozulmuş, başım eğik olarak ayrılırdım.I would leave demoralized, staring at my feet.
Sizden ayrılırken sizi bu düşünce ile başbaşa bırakıyorum.And so I'll leave you with this thought.
Çünkü buradan ayrılırken aklınızda, doğayla yeniden bağlantı kurma düşüncesi olacağını umuyorum.Because this is what you will take away from here, a reconnection with nature, I hope.
Ayrılıyor, ve tekrar bir araya geliyor.It separates, and comes back together.
Doğum bölümlere ayrılır.Labor is broken up into different stages.
Eskiden bu parçalar ayrılıp, tek tek satılırmış.These things were often taken apart and sold in pieces.
3'ün asal çarpanlarına ayrılışı ise, 3 zaten asal sayı olduğundan 3'tür.And 3-- it's already a prime number, so you can't prime factorize it any more.
28, asal çarpanlarına 2x2x7 şeklinde, 9 ise 3x3 şeklinde ayrılır.So what's the prime factorization of 28? It's 2 times 14. And 14 is 2 times 7.
Bu yüzden Euro ayrılıp, yeniden Drahmisi Yunanistan için iyi olurdu.That's why would be good for Greece to leave the Euro and reissue the Drachma.
Bu evde kalmak istemiyorum bu yüzden ayrılıyorumI did not want to stay in this house, that's why I left.
Ve kendimizi de bu ayrılıklarla tanımlıyoruz.And we define ourselves by our gaps.
Beyin kafatasından çıkarılır ve bir santimetrelik dilimlere ayrılır.The brain is removed from the skull, and then it's sliced into one-centimeter slices.
Her tarafa saçılır, parçalara ayrılırdım.I would be splattered. I'd be crushed under debris
Edindiğimiz negatif eleştiriler aslında iki türe ayrılıyor.There are really two kinds of negative reviews that we've received.
Böylece affınıza sığınarak başka bir şiirden bir kaç kelimeyle sizlerden ayrılıyorum.So let me leave you then with a few words from another poet, if you'll forgive me.
Belki fikir ayrılığı yaşayacağız.And really -- because maybe we're going to disagree.
Hazırlıklı olun, Taji'den ayrılıyoruz.Be advised, we're leaving Taji right now.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.She goes away with stars in her eyes about India, as a result.
Ben önce ayrılıyorum.I'm leaving first!
Ayrılın, önünüze dönün.Separate. Face the front.
Böylece 1798'de Toulon'dan ayrılır.So in 1798, he leaves from Toulon.
Toulon'dan ayrılır, Malta'ya kadar yol gider.He leaves from Toulon, he takes Malta along the way.
Eğer ayrılırsak, bana günümü göstereceğini söylüyor.She says if I'm going to break up with her, I need to pay her compensation.
Ve genç aşıklar gibi korkuyoruz, ya çok muhabbet tez ayrılık getirirse diye.And we're afraid, like young lovers, that too much talking might spoil the romance.
Aslında hemen akabinde ik ikola ayrılıyor.And then finally you finish with a decane.
Genç bir adamdım, ve üniversiteden bir ayrılıp bir geri dönüyordum.I was a young man, and I had been dropping in and out of college.
Senden ayrılıyorum.I'm breaking up with you.
O zaman bu x eksi 8 çarpı x eksi 3 olarak ayrılır.So this can be factored as x minus 8 times x minus 3.
Şu anda 25 fit'lik suyla ayrılıyoruz ama bu bağlantı bunu değiştirecek.Right now we're separated by about 25 feet of water, but this link will change that.
Ama sorun şu ki, evden ayrılıp üniversiteye gittiğimde, onun emirlerini özlemeye başladım.But the problem is that, when I left home and went to college, I started missing his commands.
Biz birbirimizden ayrıldıkça dillerimiz de ayrılıyor.As we diverge, our languages are naturally going to diverge.