Ana içeriğe geç
Sözlük

ayrıcalı ile cümle

ayrıcalı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.그녀는 이러한 대단한 행운은 큰 책임과 함께 온다는 것을 깨달았습니다.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Rádöbbent, hogy ehhez az óriási szerencséhez óriási felelősség is jár.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Şi ea a realizat că odată cu acest mare noroc vine şi o mare responsabilitate.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Uvědomila si, že ruku v ruce s tou obrovskou prosperitou přichází velká zodpovědnost.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Và bà nhận ra đi theo sự mau mắn tuyệt vời đó là 1 gánh nặng to lớn
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Y se dio cuenta que con esa gran suerte viene una gran responsabilidad.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Ze besefte dat met dat grote geluk een grote verantwoordelijkheid gepaard gaat.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.Και συνειδητοποίησε ότι με αυτή τη μεγάλη καλοτυχία έρχεται και μεγάλη ευθύνη.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.И она осознала, что с этой большой удачей связана большая ответственность.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.И осъзнала, че с голямото богатство идва голяма отговорност.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.והיא הבינה שעם המזל הגדול הזה מגיעה אחריות גדולה.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.وهي أدركت أن مع النعمة العظيمة تأتي مسئولية كبيرة.
Ve bu ayrıcalıklı kader büyük bir sorumluluğu da getiriyor.大きな責任が伴うと思ったのです だから彼女のように
Ve farklı şeyleri deneyebilir olmak da benim ayrıcalığım.И это моя привилегия.. пробовать разнообразные вещи..
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.A když lidé začnou mluvit o výsadách, ochromí je stud.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.A keď ľudia začnú hovoriť o privilégiách, sú paralyzovaní hanbou.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Als mensen over bevoorrechting beginnen, worden ze verlamd door schaamte.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.E quando si inizia a parlare di privilegi si paralizzano tutti dalla vergogna.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.És amikor az emberek előjogokról kezdenek beszélni, lefagynak a szégyen miatt.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Et quand on commence à parler de privilèges, on est paralysé par la honte.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.In ko ljudje začnejo govoriti o privilegiranosti, jih paralizira sram.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Ja etuoikeudet nostavat pintaan lamaannuttavan häpeän.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.그리고 사람들은 특권에 관해 얘기하면 그들은 수치심에 의해 마비가 되죠.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Och när folk börjar prata om privilegium, blir de stela av skam.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Og når mennesker begynder at tale om privilegier, bliver de paralyseret af skam.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Quando as pessoas começam a falar de privilégios, ficam paralizadas de vergonha.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Şi când oamenii încep să vorbească despre privilegiu, devin paralizaţi de ruşine.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Und wenn Menschen anfangen, über Privilegien zu reden, werden sie von Scham gelähmt.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Y cuando la gente empieza a hablar de privilegios, se paraliza por vergüenza.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.Και όταν οι άνθρωποι ξεκινούν να μιλούν για προνόμια, παραλύουν από την ντροπή τους.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.А когато хората започнат разговор за привилегии, те се парализират от срам.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.А когда люди начинают говорить о привилегии, их парализует стыд.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.А коли люди починають говорити про привілеї, сором паралізує їх.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.וכאשר אנשים מתחילים לדבר על זכויות-יתר, הבושה משתקת אותם.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.وعندما يبدأ الناس بالحديث عن الإمتيازات، فإنهم يتعوقوا بالعار.
Ve insanlar ayrıcalık hakkında konuşmaya başladıklarında utançtan paralize oluyorlar.恥で凍りついてしまいます また手術で患者を間違って死なせない
-Ve şuan da bunu yapabilcek ayrıcalığım var. Sadece ünlü olabilirdim ama bunu istemedim.И сейчас у меня есть привилегии для этого.. я мог бы упасть к положению звезды.. но я не хочу этого.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Así que para mí, es un privilegio, y cuando me miro en el espejo, realmente no me veo a mí mismo.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Deci, pentru mine e un mare privilegiu, când mă uit în oglindă nu mă văd pe mine.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Für mich ist es ein Privileg und wenn ich in den Spiegel schaue, sehe ich mich gar nicht.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.그래서 저에겐 이것이 영광입니다. 거울을 볼 때면 거울안의 저 자신을 보는 것이 아니라
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Portanto, para mim isso é um privilégio, e quando olho para o espelho o facto é que não me vejo a mim próprio.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Pre mňa to znamená privilégium, a keď sa pozriem do zrkadla, v skutočnosti nevidím seba.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Szóval számomra ez kiváltság, és amikor belenézek a tükörbe, igazából nem magamat látom.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Vậy nên với tôi, nó là một đặc ân, và khi tôi nhìn vào gương thực tế là tôi không thực sự nhìn bản thân mình,
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Voor mij is het een privilege. En als ik in de spiegel kijk, zie ik eigenlijk niet mijzelf.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Zatem dla mnie to przywilej i kiedy patrzę w lustro prawda jest taka, że nie widzę siebie.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Для меня это большая честь. Когда я смотрюсь в зеркало, я не вижу себя.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.Така че за мен е привилегия, и когато се погледна в огледалото, истината е, че не виждам себе си.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.אז בשבילי זו זכות, וכשאני מביט במראה, העובדה היא שאני בעצם לא רואה את עצמי.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.لذا إنه عمل مميز, وعندما أنظر لنفسي بالمرآة, إنني حقاً لا أرى نفسي.
Yani bana göre bu bir ayrıcalık ve aynaya baktığım zaman, gerçekten kendimi görmüyorum.自分のことは見えません 見えるのは次の世代です
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.Áno, zákony fyziky majú túto vlastnosť.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.Así que, las leyes de la física tienen esa propiedad especial.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.As leis da física têm esta propriedade especial.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.Deci, legile fizicii au această proprietate specială.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.De fysicawetten hebben die speciale eigenschap.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.모든 물리 법칙에도 이런 특별한 속성이 있습니다.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.Quindi le leggi della fisica hanno questa proprietà speciale.
Yani, fizik kuralları, bu ayrıcalıklı özelliğe sahip.Tak więc, prawa fizyki mają specyficzną właściwość.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod