ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Şöhret, seni tanımayan insanlar tarafından tanınır olma ayrıcalığıdır.Fame is the privilege of being known to those who do not know you.
Galiba ayrı telden çalıyoruz Tom.Tom, I think we're talking at cross-purposes.
O kadar erken ayrılmamalıydın.You shouldn't have left so early.
Sami havaalanından ayrıldı.Sami left the airport.
Tom Avustralya’dan ayrıldığından beri üç yıl geçti.It's been three years since Tom left Australia.
20 Ekim'de ayrıldık.We left on October 20th.
Tom ve Mary geçen hafta ayrıldılar.Tom and Mary split up last week.
Sami'ye ayrı davranılıyordu.Sami was treated differently.
Ayrıntılarda boğuluyorum.I'm drowning in the details.
Neden erken ayrıldın?Why did you leave early?
Tom’dan ayrılmamasını istedim.I asked Tom not to leave.
Tom ve Mary'ye ayrılmaları söylendi.Tom and Mary have been told to leave.
Kendimi rahatsız hissettim ve ayrılmak istedim ama kaldım.I felt uncomfortable and wanted to leave, but I stayed.
Ayrılıkçılar neden sessiz?Why are the separatists silent?
Ayrılıkçılar neden suskun?Why are the separatists silent?
Boston'dan ayrılmayı düşünme kararı aldım.I've made up my mind to leave Boston.
Tom daha yeni ayrıldı.Tom has just quit.
Ayrılmama izin verilmedi.I wasn't allowed to leave.
Tom'un birçok insanın gönlünde yeri ayrıydı.Tom was so many things to so many people.
Tom iki ayrı hayat yaşıyordu.Tom led a double life.
Sami sahneden ayrıldı.Sami got out on stage.
Fakirim. Ayrıca meşgulüm de.For one thing, I am poor; for another, I am busy.
Hemşire odadan ayrıldı.The nurse left the room.
Bir pazartesi günü ayrıldı.She left on a Monday.
Ayrılıkçılardan tehdit e-postaları alıyorum.I'm getting threatening e-mails from the separatists.
Ayrılıkçılar benden ve herkes onlardan nefret eder.The separatists hate me and everybody hates them.
Herkes ayrılıkçılardan nefret eder.Everybody hates the separatists.
Ayrılıkçılar Arapça konuşanlara karşı ırkçıdırlar.The separatists are racist against Arabic speakers.
Ayrılıkçılar Cezayir'den nefret eder.The separatists hate Algeria.
Tom Boston'dan bir saat önce ayrıldı.Tom left Boston an hour ago.
Raporda ayrıca deniz seviyelerinin eskisinden daha hızlı yükseldiği tespit edildi.The report also found sea levels were rising faster than before.
Yahudi (ırkından) olanlarla olmayanlar arasındaki ayrım İsa aracılığıyla yok edilmiştir.The difference between Gentiles and Jews was erased through Jesus Christ.
Üçten önce evden ayrılmak istemiyoruz.We don't want to leave the house before three.
Tom'un ne zaman ayrılmayı planladığını merak ediyorum.I wonder when Tom plans to leave.
Yarın sabah kentten ayrılacak.He is leaving the city tomorrow morning.
Bana annem babam ayrılmadan önce ne kadardır evli olduklarını sordu.He asked me how long my parents had been married before they separated.
Oradan ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know when he will leave there.
Acil bir telefon gelince işten ayrılmak zorunda kaldı.He got an emergency call and had to leave work.
Akşam yedi gibi binadan ayrıldı.He left the building at about 7 p.m.
Açıklaması çok ayrıntılı.Her explanation is very elaborate.
Buradan ne zaman ayrıldı?When did he leave here?
Karısı doğruyu bilse büyük olasılıkla ondan ayrılır.His wife would probably leave him if she knew the truth.
Azıcık erken ayrılsak senin için bir sakıncası olur mu?Would you mind if we left a little early?
Eşinden asla ayrılmayacağını söyledi.He said he'd never leave his wife.
Bu yasa Müslümanlara ayrımcılık yapıyor.This law discriminates against Muslims.
Turdan sonra otelden ayrılıyoruz.We'll leave the hotel after the tour.
Kitap okumak bir azınlığın ayrıcalığı olmaktan çıktı.Reading books ceased to be the privilege of a minority.
Ayrılıkçılar ulusal bütünlüğümüz için tehdit oluşturuyor.The separatists pose a threat to our national unity.
Fikir ayrılığı yaşadık.We had a difference of opinion.
Görüş ayrılığı yaşadık.We had a difference of opinion.
Misafirler erken ayrıldı.The guests left early.
Ayrılıyor mu yoksa kalıyor mu?Is he leaving or is he staying?
Onun ayrıldığı görüldü.She was seen to leave.
Budapeşte'ye gitmek üzere Prag'dan ayrıldım.I left Prague for Budapest.
Cezayir 48 vilayete ayrılır.Algeria is divided into 48 separate wilayas.
Ayrıntıya girme.Don't go into the details.
Tom ayrılmamız gerektiğini çok net bir şekilde belirtti.Tom made it very clear that we should leave.
"Tom ne zaman ayrıldı?" "Pazartesi günü ayrıldı.""When did Tom leave?" "He left on Monday."
Oraya ayrı arabalarla gittik.We went there in separate cars.
Takımımız son üç maçtan galip ayrıldı.Our team has won the last three games.