ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'a sabahleyin erken ayrılmasını tavsiye ettim.I advised Tom to leave early in the morning.
Sınıftan ayrılan son öğrenci Tom'du.Tom was the last student to leave the classroom.
Parti sıkıcıydı, ben de erken ayrıldım.The party was boring, so I left early.
Tom pazartesi sabahı evden erken ayrıldı.Tom left the house early on Monday morning.
Tom ve ben erken ayrılması gereken kişilerdik.Tom and I were the ones who should've left early.
Tom birkaç dakika içinde ayrılıyor.Tom is leaving in a few minutes.
Tom, Mary'nin odasından ayrıldı.Tom left Mary's room.
2.30 dan önce buradan ayrılacağım.I'm going to leave here before 2:30.
Tom'la çalışmaktan bıktım, bu yüzden ayrıldım.I got tired of working with Tom, so I quit.
Bu günlerde nadiren evden ayrılıyorum.I seldom leave the house nowadays.
Boston'dan ayrılmayı hiç istemiyorum.I don't want to ever leave Boston.
Tom ve ben bugün ayrılmak zorunda mıyız?Do Tom and I have to leave today?
Tom ben ne zaman iş için kentten ayrılsam hep köpeğime bakar.Tom always takes care of my dog whenever I leave town on business.
Tom henüz bir dakika önce ayrıldı.Tom just left a minute ago.
Tom'la gerçekten ayrılman gerekir.You should really break up with Tom.
Tom Mary'ye neden ayrıldığını söyledi mi?Did Tom tell Mary why he was leaving?
Beklemekten sıkılıp ayrıldım.I got tired of waiting and left.
Kendimi rahatsız hissettim, bu yüzden ayrıldım.I felt uncomfortable, so I left.
Kendimi rahatsız hissediyordum, bu nedenle ayrıldım.I felt uncomfortable, so I left.
Tom ve ben partiden erken ayrılmak isteyen tek kişi değildik.Tom and I weren't the only ones who wanted to leave the party early.
Tom toplantı bitmeden önce ayrıldı.Tom left before the meeting was over.
Tom, Mary'den ayrılacak.Tom is going to leave Mary.
Ayrılacak son kişiydim.I was the last person to leave.
Tom'u beklemekten sıkıldım, bu nedenle ayrıldım.I got tired of waiting for Tom, so I left.
Ben ayrıldığımda kar yağmıyordu.It wasn't snowing when I left.
Tom, Mary'nin neden ayrılmasını istediğini bilmiyorum.I don't know why Tom wanted Mary to leave.
Tom'a veda etmeden ayrıldım.I left without saying goodbye to Tom.
Tom her zaman ayrıntılara dikkat eder.Tom always pays attention to details.
Tom ekim ayı başlarında Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston in early October.
Tom ofisten ayrılan son kişiydi.Tom was the last one to leave the office.
Tom, Mary'nin işinden ayrılmasına şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary quit her job.
Tom neden ayrıldığını Mary'ye anlattı.Tom told Mary why he was leaving.
Tom'un tam olarak ne zaman ayrılacağını bilmiyorum.I don't know exactly what time Tom is going to leave.
Henüz ayrılmak zorunda değilim.I don't have to leave yet.
Yaptığın zaman ayrılacağım.I'll leave when you do.
Sıkıldım, bu nedenle ayrıldım.I was bored, so I left.
Tom'a erken ayrılmasını söyledim.I told Tom to leave early.
Tom ve Mary bir süre önce ayrıldılar.Tom and Mary broke up a while ago.
Tom'un neden ayrıldığını bilmiyorum.I don't know why Tom left.
Sıkıldım ve ayrıldım.I got bored and left.
Erken ayrıldığımı itiraf ediyorum.I admit I left early.
Kalktım ve ayrıldım.I got up and left.
Sami ve Leyla ayrı yaşıyordu.Sami and Layla lived apart.
Sami hoşça kal demeden asla ayrılmaz.Sami never leaves without saying goodbye.
Sami ayrılmak zorunda kalacak.Sami will have to leave.
Tom ve Mary'nin ikisinin de yarın ayrılmaları gerektiğinden şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary both have to leave tomorrow.
Tom ve Mary'nin çoktan Boston'dan ayrıldığından şüpheleniyorum.I suspect that Tom and Mary have already left Boston.
Tom ve Mary'nin yarın ayrılmak zorunda olduklarından şüpheleniyorum.I suspect Tom and Mary have to leave tomorrow.
Tom'un erken ayrıldığından şüpheliyim.I suspect Tom left early.
Tom 2.30'da ayrılsaydı, şimdi buraya gelirdi.If Tom had left at 2:30, he would've gotten here by now.
Sami, Mısır'da ayrıcalıklı bir hayatın keyfini sürdü.Sami enjoyed a privileged life in Egypt.
Tom'a neden ayrılmak istediğini söyle.Tell Tom why you want to leave.
Birlikte mi yoksa ayrı olarak mı ödenecek?Pay together or separately?
Sami asla Tatoeba'dan ayrılmayacak.Sami will never leave Tatoeba.
Sami ayrılmak için hazırlıklar yaptı.Sami made preparations to leave.
Sami her şeyden feragat etti ve ayrıldı.Sami signed everything away and took off.
Sami ve Leyla ayrıldılar.Sami and Layla have broken up.
Sami üniversiteden ayrıldı.Sami dropped out of college.
Sami ayrılmaktan çok korkuyordu.Sami was too afraid to leave.
Sami karısından ayrı olarak, gittikçe daha fazla zaman geçirdi.Sami spent more and more time apart from his wife.
İlgili Sayfalar