ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Boston'dan ayrılacak mısın?Are you going to leave Boston?
O benden ayrılırken beni asla unutmayacağını söyledi.As she was leaving me, she said that she would never forget me.
Birkaç ayrıntıyı tartışmak istiyorum.I would like to discuss a few details.
Tom ve diğerleri erken ayrıldı.Tom and the others left early.
Tom bana iyi geceler dedi ve ardından ayrıldı.Tom said good night to me and then left.
Tom gerçekten partiden erken ayrılmak istemiyordu ama bir şey oldu.Tom didn't really want to leave the party early, but something came up.
Tom on üç yaşındayken okuldan ayrıldı.Tom dropped out of school when he was thirteen.
Tom'un şimdiye kadar kentten ayrıldığına oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has left town by now.
Tom otoparktan ayrıldı.Tom pulled out of the parking lot.
Onlar evleninceye kadar ayrı odalarda uyudular.They slept in separate rooms until they were married.
Tom ayrılmadan önce odayı kolaçan etti.Tom took one last look around the room before he left.
İki ayrı parça var.There are two distinct parts.
Tom odadan hiddetle ayrıldı.Tom stormed out of the room.
Ben zaten Tom'a erkenden ayrılabileceğini söyledim.I've already told Tom he can leave early.
Tom onun ve Mary'nin ayrıldığını herkese söyledi.Tom told everyone that he and Mary had split up.
Sessiz olmazsan ayrılmanı isteyeceğim.If you're not quiet, I'm going to ask you to leave.
O ayrıca erotik bir rüyaydı.It was also a wet dream.
Ve şimdi ayrılmak zorundasın.And now you have to leave.
Ayrılmanızı istemek zorunda kalacağım.I'll have to ask you to leave.
Erken ayrılmamız Tom'un önerisiydi.It was Tom's suggestion that we leave early.
Biz ayrıldıktan sonra ne oldu?What happened after we left?
Biz ayrıldıktan sonra ne olur?What happens after we leave?
Bu tekrar olursa ben ayrılacağım.If that happens again, I'll leave.
Tom yeni bilgisayar programının tüm ayrıntılarını öğrenmek zorunda kaldı.Tom had to learn the ins and outs of the new computer program.
Biz ayrıldıktan sonra ne olduğunu bilmiyorum.I don't know what happened after we left.
Tom herhangi bir soru soramadan önce ayrıldı.Tom left before I could ask any questions.
Ben erken ayrılmamız gerektiğini Tom'a önerdim.I suggested to Tom that we should leave early.
Tom neden Boston'dan ayrıldı?Why did Tom leave Boston?
Dün 2.30'da Boston'dan ayrıldık.We left Boston at 2:30 yesterday.
Bu sabah 2.30'da Boston'dan ayrıldık.We left Boston at 2:30 this morning.
2.30'a kadar Boston'dan ayrılmadık.We didn't leave Boston until 2:30.
Bu akşam için ayrılmış Boston'a bir geri uçuşum var.I've got a flight back to Boston booked for this evening.
Boston'dan ayrıldığımdan beri Tom'la konuşmadım.I haven't spoken to Tom since I left Boston.
Tom ayrıca bir düzine yumurta satın aldı.Tom also bought a dozen eggs.
Bana bazı ayrıntılar ver.Give me some details.
Bana herhangi bir ayrıntı verebilir misin?Can you give me any details?
Elektrikli bilgisayarlar, yöneticilere ayrıntılı ve güncel bilgileri sağlar.Electric computers provide managers with detailed, up-to-date information.
Tom, son ayrılanlardan biriydi.Tom was one of the last to leave.
Bu yüzden mi ayrılıyorsun?Is that why you're leaving?
Tom benden ayrıldı.Tom broke up with me.
Mary benden ayrıldı.Mary broke up with me.
Tom evden ayrıldı.Tom left home.
Tom bizden ayrıldı.Tom has left us.
Fırsatını bulur bulmaz ayrıldım.I left as soon as I had the chance.
Tom fırsatını bulur bulmaz ayrıldı.Tom left as soon as he had the chance.
Anne ve babaları onları ayrı tutmaya çalıştılar.Their parents tried to keep them apart.
Bu sabah evden ayrıldığımda, Tom hala uyuyordu.When I left the house this morning, Tom was still sleeping.
Tom'un anne ve babası ayrı odalarda uyuyorlar.Tom's parents sleep in separate rooms.
Hemen ayrılmalısın.You must leave now.
Şimdi ayrılmak zorundasın.You have to leave now.
Hemen ayrılman gerekir.You need to leave immediately.
Hemen buradan ayrılmalısın.You must leave here at once.
Hemen buradan ayrılmak zorundasın.You have to leave here at once.
Hemen buradan ayrılman gerekir.You should leave here at once.
Hemen buradan ayrılmalıyız.We must leave here at once.
Hemen buradan ayrılmak zorundayız.We have to leave here at once.
Buradan hemen ayrılmamız gerekir.We should leave here at once.
Hemen ayrılmalıyız.We must leave at once.
Hemen ayrılmamız gerekir.We should leave at once.
Şimdi ayrılıyor olmalıyız.We must be leaving now.