ayrı ile cümle
ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Neredeyse ayrıldım.I'm almost through.
Boston'dan ayrılıyorum.I'm leaving Boston.
Bu çok ayrıntılı.It's very detailed.
Evimizden ayrılın.Leave our house.
Bu tür ince ayrımlar yapmaya gerek yok.There's no need of making such fine distinctions.
Biz erken ayrılmak zorundayız.We've got to leave early.
Hizmetçi kız, işinden ayrıldı.The maid gave up her job.
Ben ayrıldığım zaman her şey yanlış gider.Everything goes wrong when I leave.
Dört gün sonra ayrıldık.We left four days later.
Hasta hissettiği için sınıftan ayrıldı.He left the class because he was feeling sick.
Gitmek istemiyorum ve ayrıca çok geç.I don't want to go, and besides it's too late.
O ayrı bir soru.That's a separate question.
Rapora daha fazla ayrıntı eklemek zorundasın.You have to add more details to the report.
Tom esas konudan ayrıldı.Tom wandered off.
Tom treni tam perondan ayrılıyorken istasyona geldi.Tom arrived at the train station just as his train was pulling away from the platform.
Öğleden sonra ayrılıyorum.I'm leaving in the afternoon.
Bunun nasıl olduğunu bana ayrıntılı olarak açıkla!Explain to me in detail how it happened.
Gelecek ayın ikinci veya üçüncü günü ayrılacağım.I'll leave the second or third of next month.
İki ses arasında bir ayrım yapmak gereklidir.It's necessary to make a distinction between the two sounds.
Boston'dan ayrılmayacağım.I won't leave Boston.
Tom evden ayrılıyor.Tom is leaving home.
Tom pazartesi günü ayrıldı.Tom left on Monday.
Ayrılmak zorundayız.We have to split.
Biz ayrılmadık.We didn't break up.
Benden ayrılma.Don't break up with me.
Bu ayrı bir olasılık.That's a distinct possibility.
Ayrılmak zorunda değildin.You didn't have to leave.
Ayrılmıyorsun, değil mi?You don't quit, do you?
Ben ayrılıyorum, elveda!I'm leaving, goodbye!
Mary ile ayrılmak istemedim.I didn't want to split up with Mary.
Bugün neredeyse işimden ayrılıyordum.I almost quit my job today.
Kız arkadaşımdan ayrıldım.I broke up with my girlfriend.
Onlar ayrıntıya takıldı.They were obsessed with detail.
Ne zaman istersem ayrılırım.I can leave whenever I want.
Kendim ve o arasındaki ayrılık sancılı ama gerekliydi.The separation between myself and him was painful, but necessary.
Boston'dan ayrılamam.I can't leave Boston.
Buradan ayrılamam.I can't leave here.
Ne zaman işten ayrılıyorsun?When are you getting off work?
Ben ayrıldım.I left.
Tom'un niçin ayrılmak istediğini anlayamadım.I couldn't understand why Tom wanted to leave.
Ayrılmadan önce dosyalarımı düzenlememe yardım edebilir misin?Can you help me organize my files before you leave?
2.30'da ayrılmayı planladığımızı bilmiyordum.I didn't know you were planning to leave at 2:30.
Henüz bütün ayrıntılara sahip değilim.I don't have all the details yet.
Kendim tüm ayrıntıları bilmiyorum.I don't know all the details myself.
Tom'un ne zaman ayrıldığını bilmiyorum.I don't know when Tom left.
Tom'un ayrılmak istediğini sanmıyorum.I don't think Tom wants to leave.
Saat 2.30'da işten ayrılırım.I get off work at 2:30.
Okuldan ayrılıp bir iş bulmak zorunda kaldım.I had to drop out of college and get a job.
Yarın ayrılacağım.I am going to leave tomorrow.
Ayrılmayı düşünüyorum.I've been thinking about leaving.
Bana görevden ayrıldığın söylendi.I've been told that you're resigning.
Sana küçük bir ayrılık hediyesi getirdim.I've brought you a little going away present.
Boston'dan ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave Boston.
Emekliye ayrılmaya karar verdim.I've decided to retire.
Ayrılmak zorunda kalıncaya kadar yaklaşık bir saatim var.I've got about an hour until I have to leave.
Boston'dan ayrılmak zorundayım.I've got to leave Boston.
Boston'dan hiç ayrılmadım.I've never left Boston.
Öbür güne kadar ayrılmayı planlamıyorum.I don't plan on leaving until the day after tomorrow.
Daha fazla zamana ihtiyacım var. Ayrıca biraz nakite ihtiyacım var.I need more time. I also need some cash.
Fransızca çalışıyorum. Ayrıca Almanca çalışıyorum.I study French. I also study German.