ayrı ile cümle

ayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Onu bana daha ayrıntılı olarak açıklamanı istiyorum.I want you to explain it to me in more detail.
Burada kalmamı istemiyorsan ayrılırım.If you don't want me to stay here, I'll leave.
Konuşmak istediğin adam iki saat önce ayrıldı.The guy you want to talk to left two hours ago.
Sana teşekkür etmeden ayrılmak istemedim.I didn't want to leave without saying thank you.
Ayrılmak istemiyorum.I don't want to quit.
Gerçekten ayrılmanı istiyorum.I really want you to quit.
Odadan ayrılmamızı istiyor musun?Do you want us to leave the room?
Çok erken ayrılmanı istemem.I wouldn't want you to leave too soon.
Sanırım, Tom bu kadar erken ayrılmak istemedi.I think Tom didn't want to leave so early.
Tom Mary'nin kasabadan ayrılmayı planladığını bilmesi gerekiyor.Tom wants Mary to know he's planning to leave town.
Gerçekten kız arkadaşınla ayrılmak istiyor musun?Do you really want to break up with your girlfriend?
Tom ayrıca gitmek istemediğini sana söylememi söyledi.Tom also asked me to tell you he doesn't want to go.
Ayrıca Japoncada benzer bir atasözü var mı?Is there also a similar proverb in Japan?
Okuldan ayrılmak istediğine kesinlikle emin misin?Are you absolutely sure you want to drop out of school?
Ondan daha fazla ayrıntı istiyorsan, patronuma sormak zorundasın.If you want more details than that, you'll have to ask my boss.
Sanırım ayrılmalıyız.I think we should leave.
Kataloglardan sipariş verme evden ayrılmanızı gerektirmeden size zaman para kazandırır.Ordering from catalogs saves you time and money without requiring you to leave the house.
Onlar tam batan bir gemiden ayrılan sıçanlar gibi.They're just like rats leaving a sinking ship.
Gemi keskin bir düdükle limandan ayrıldı.With a piercing whistle, the ship sailed from the port.
Herkes ayrılmaya başladı.Everybody started to leave.
Bu ayrımcılık!This is discrimination!
Bu konuyu gelecek toplantıda daha ayrıntılı olarak görüşmeliyiz.We should discuss this topic in more detail at the next meeting.
Onlar ayrılmış.They're separated.
Onlar ayrılıyorlar.They're leaving.
Herkes ayrıldı.Everybody left.
Otobüs durağına vardığımızda otobüs zaten ayrılmıştı.When we got to the bus stop, the bus had already left.
O, uçuşu ayrıntılı olarak anlattı.He described the flight in detail.
Herkes ayrı alemde.The left hand doesn't know what the right hand is doing.
Yarın ayrılabilirler.They may leave tomorrow.
Bunu ayrıntılı bir şekilde konuşabiliriz.We can talk this through.
Yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor.They stick together like glue.
İki hafta önce New York'tan ayrıldım.I left New York two weeks ago.
İş tamamlanmadan ayrılmak istemedim.I didn't want to leave before the work was completed.
Ayrılman gerekiyor.You need to sober up.
Neden bize bir iyilik yapıp da hemen ayrılmıyorsun?Why don't you do us a favor and just leave?
Neden kentten ayrılmıyorsun?Why don't you leave town?
Onlar performansın bitiminden önce ayrıldılar.They left before the end of the performance.
Onlar filmin sonundan önce ayrıldılar.They left before the end of the movie.
Sen ayrılmıyorsun.You're not leaving.
Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.You're splitting hairs.
Sen, ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsun.You're splitting hairs.
Ufak ayrıntılar üzerinde fazla duruyorsunuz.You're splitting hairs.
O ayrılmak üzere.She's about to leave.
O ayrıldığında timsah gözyaşlarıyla ağladı.She cried crocodile tears when he left.
Tom ayrıldı mı?Did Tom leave?
Tom'un ayrılmasına izin ver.Let Tom leave.
Tom ayrılıyor.Tom is leaving.
Tom hiç ayrılmadı.Tom never left.
Tom ayrılmıyordu.Tom wasn't leaving.
Boston'dan ayrılıyoruz.We're leaving Boston.
Biz buradan ayrılıyoruz.We're leaving here.
Yarın ayrılıyoruz.We're leaving tomorrow.
Biz ayrılmıştık.We were disconnected.
Onlar ayrı ayrı geldi.They arrived separately.
Sonunda ayrıldılar.They finally left.
Onlar birbirlerinden ayrıldılar.They parted company.
Onlar ayrıldılar.They split up.
Tom Boston'dan ayrıldı.Tom left Boston.
Tom şehirden ayrıldı.Tom left town.
Ayrımcılık yapmam.I don't discriminate.
İlgili Sayfalar