Ufak ufak bölünüyotlat, inceliyorlar ve inceliyorlar, bu ufak hava bölümlerine bölünüyorlar, aynen bu şekilde.Те продължават да стават по-малки и по-малки, по-тънки и По-тънки и достигат тези въздушни торбички.
Ufak ufak bölünüyotlat, inceliyorlar ve inceliyorlar, bu ufak hava bölümlerine bölünüyorlar, aynen bu şekilde.تستمر بالتفرع أصغر فأصغر حتى تتحول لهذه الأكياس الهوائية
Üstel bir fonksiyonla başlayalım. -Bunun 64 katını alalım. -Aynen.Empecemos con una función exponencial. -¿Puedes añadir por 64?
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi...Hrůza z věčnosti výrobku zmizela z průmyslu, stejně jako ve filmu.
Uzun ömürlü iplik fabrikadan kayboldu, aynen sinemadaki gibi...Το άφθαρτο νήμα εξαφανίσθηκε απ' τη βιομηχανία, όπως ακριβώς και στην ταινία.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Dùng các động lực bên trong và điều kiện thể chất như một quả lắc.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Folosindu-vă de dinamica, fizica propriului corp, exact ca un pendul.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Használjunk a beépített dinamikánkat, testünk fizikáját, akárcsak egy ingát.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Je gebruikt je ingebouwde dynamiek, de fysica van je lichaam, net als een slinger.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.여러분이 타고난 역학, 인체의 물리학을 마치 진자와 같이 사용하는거죠.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Le tout, en utilisant notre dynamique interne, la physique de notre corps, à la manière d'un pendule.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Man bedient sich des im eigenen Körperbau eingebauten Kräftespiels, genauso wie ein Pendel.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Používáte své zabudované dynamiky, fyziky svého těla, stejně jako kyvadlo.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Používate tak svoju vlastnú dynamiku, fyziku tela, tak ako kyvadlo.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Usando la tua dinamica incorporata, la fisicità del tuo corpo, proprio come un pendolo.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Usando nuestra propia dinámica, la física de nuestro cuerpo igual que un péndulo.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Używając wbudowanej dynamiki, fizyki naszego ciała tak jak wahadło.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Χρησιμοποιώντας τις εσωτερικές σου δυνάμεις, τη φυσική του σώματος σας, όπως ένα εκκρεμές.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Вы используте встроенную динамику, физику вашего тела, точно как маятник.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.Като използвате вградената си динамика, физиката на вашето тяло, точно като махало.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.משתמשים בדינמיקה המובנית שלכם, הפיזיקה של גופכם, ממש כמו מטוטלת.
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.بإستخدام الديناميك الموجودة في جسدك .. حيث فيزياء جسدك تعمل .. كما يعمل البندول
Var olan dinamiğinizi kullanarak, vücudunuzun fiziğini, aynen bir sarkaç gibi.利用しているのです 私たちはこれを受動動的移動と呼んでいます
Ve aynen b?le olur.On boit un verre, c'est tout.
Ve aynen b?le olur.انا طالب ميؤوس منه
Ve aynen böyle devam edebiliriz.Ici, on peut continuer à descendre autant qu'on veut.
Ve aynen böyle devam edebiliriz.Si doar continua in jos asa
Ve aynen böyle devam edebiliriz.وسيستمر بالنزول لأسفل هكذا
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.E come Bunuel, se ci focalizziamo sui sistemi, avremo un impatto maggiore.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.E igual que Brunel, centrándonos en sistemas, podemos causar un impacto más grande.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.Et, comme Brunel, en se concentrant sur les systèmes, on peut avoir un grand impact.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.I jak Brunel, skupiając się na systemach możemy zmieniać świat.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.그리고 브루넬 처럼, 시스템에 집중함으로써, 우리도 큰 파급력을 갖출 수 있었죠.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.Net zoals Brunel kunnen we door te focussen op systemen meer impact hebben.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.Rovnako ako Brunel, dôrazom na systémy, môžeme dosiahnuť väčší efekt.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.S aztán csakúgy, mint Brunel, a rendszerre koncentrálva, nagyobb hatást gyakorolhatunk.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.Si asemenea lui Brunel, focusandu-ne pe sisteme, putem avea un impact mai mare.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.Und wie Brunel können wir, indem wir uns auf Systeme konzentieren, eine größere Wirkung haben.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.И, как Брюнель, используя системный подход, мы можем оказать гораздо большее влияние на мир вокруг нас.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.И точно като Брунел, чрез фокусиране върху системите, можем да имаме по-голямо въздействие.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.ובדיוק כמו ברונל, באמצעות התמקדות במערכת, יכולה להיות לנו השפעה גדולה יותר.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.وتماما كما فعل "برونل", عبر التركيز على النظام ككل, يمكن ان يكون لنا تأثير أكبر.
Ve, aynen Brunel gibi, sistemlere odaklanarak, daha buyuk bir etki meydana getirebiliriz.私たちは大きな影響を与えることができます これが私たちが取り組んでいる事例の一つです
Ve aynen bu kişiler, şimdi piyasa fiyatına inanmadıklarını söylüyorlar.A tohle jsou ti samí lidé, jsou velmi neústupní, kteří říkají, nevěřte tržní ceně.
Ve aynen bu kişiler, şimdi piyasa fiyatına inanmadıklarını söylüyorlar.En dit zijn dezelfde mensen die nu,heel onvermurwbaar, zeggen dat je niet in de marktprijs moet geloven.
Ve aynen bu kişiler, şimdi piyasa fiyatına inanmadıklarını söylüyorlar.وهم نفس الأشخاص الآن، وهم عنيدون جداً ، هذا يقول ، لا تصدق سعر السوق.
Ve aynen bu kişiler, şimdi piyasa fiyatına inanmadıklarını söylüyorlar.市場価格を信じようとしません。 市場が間違っており、
Ve aynen öyle, bu bir kesir.A přesně to to je. Je to zlomek.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.A to je presne tým čím to je. Je to zlomok.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.Ed è esattamente quello che è. Si tratta di una frazione.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.E é exatamente o que isso representa. É uma fração.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.En dat is precies wat het is. Het is een fractie.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.En el caso que ya hayas visto fracciones antes. eso es exactamente lo que es.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.Et c'est exactement ce qu'il est. C'est une fraction.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.I to jest dokładnie to co to jest. To jest ułamek.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.보시는 바와 같습니다. 분수입니다.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.Και είναι ακριβώς αυτό. Είναι ένα κλάσμα.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.А това е точно, каквото си е. Това е дроб.
Ve aynen öyle, bu bir kesir.هذا هو هذا كسر
Ve aynen öyle, bu bir kesir.これは分数です. しかしとにかく,ここでは私はこの形に集中します.