Aynen öyle.That is well said.
Aynen böyle devam.Keep it up!
Tahtaya ne yazdıysa aynen defterime geçirdim.I copied in my notebook whatever he wrote on the blackboard.
Onun söylediğini aynen tekrarladım.I repeated exactly what he had said.
İyi iş çıkarıyorsun, aynen devam!Keep up the good work!
Tom bana ağır biçimde hakaret etti ama ben ona aynen karşılık verdim.Tom insulted me severely, but I gave him tit for tat.
Sana aynen katılıyorum.I completely agree with you.
Aynen yapmaya söz verdiğim şeyi yaptım.I've done exactly what I promised to do.
İşte aynen böyle oldu.That's exactly how it happened.
Olay aynen böyle gerçekleşti.That's exactly how it happened.
Aynen böyle olacağını biliyorsun.You know that's what's going to happen.
Aynen böyle olacak.That's exactly what's going to happen.
Aynen dediğim gibi yap.Do exactly as I say.
Yapmakta olduğum aynen budur.That's exactly what I was doing.
Senin yaptığını aynen yapardım.I would've done exactly what you did.
Aynen devam edin çocuklar.Keep it up, guys.
Tom ona aynen ne söylediysem yaptı.Tom did exactly as I told him to do.
Yapmış olduğumuz aynen bu.That's exactly what we did.
Bazen aynen öyle.That's the way it is sometimes.
Aynen dediğin gibi.It's exactly as you say.
Aynen senin yaptığın şekilde yapmıştım.I did that the same way you did.
Tom aynen istediğin gibi yapmaya hazır.Tom is ready to do exactly as you've asked.
Aynen Tom'un yaptığı gibi yaptım.I did that the same way as Tom does.
Aynen şüphelendiğim gibi.It's just as I suspected.
Aynen böyle derdim.I would say it exactly like this.
Yapmak istediğimiz aynen bu.That's exactly what we want to do.
Bunlar onun sözleriydi ve sonra da aynen söylediği gibi oldu.These were his words and it came about as he said.
Lisa'ya kedilerinden birini, aynen Snowball II gibi görünen Snowball V, verir.She gives Lisa one of her cats, Snowball V, who looks exactly like her original Snowball II.
Kuru olarak tuza yatırma: Bu yöntemde aynen yukarıdaki yol izlenir.For example, jangangol turns into janganay; yaggingol into yagginay; and okkorgol into okkoray.
Sanırım 13 yaşındayken aynen öyleydim!" diyor.How I was when I was 19, probably!"
Yûsuf-i Hemedânî hazretlerinin, her üçümüz hakkında da söylediği aynen meydana geldi.”"Sami Yusuf: "Awakening Records have released what they claim to be my third album"".
Boks maçının profesyonel güreş versiyonunda, bir boks maçındaki standart kurallar aynen geçerlidir.The professional wrestling version of a boxing match has standard boxing rules applied to it.
Şu anda hissettiklerim aynen bunlar.That's how I'm feeling at the moment.
Greek House aynen bir özel mülke benzer ama ilişkilerinden daha fazla faydalanırsın.Greek Houses function the same as a dormitory, but have increased Relationship and Motive benefits.
Maddenin tamamı aynen şu şekildedir: “Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.Originally; Madde 6- "Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.
Karatay Han'ın iç kapısı bunu örnek alarak aynen tekrarlanmıştır.The Karatsuba phenomenon is illustrated by the following example.
Kitabe aynen şöyledir.This is what the book is about.
Aynen diğerleri gibi.Just like anything else.
Ateşleme mekanizmasında aynen FMK-3 mayınında olduğu gibi FMK-1 anti personel mayını kullanır.Like the FMK-3 mine it uses a FMK-1 anti-personnel mine as a trigger.
Aynen şöyle dedim...I was like...
Katılar kendilerine uygulanan kuvveti yönü ve şiddetini değiştirmeden aynen iletir.Strider persuades the hobbits to take him on as their guide and protector.
Ben de aynen bunu yaptım.This is precisely what I have done.
Renault Latitude, Samsung SM5'ten aynen aktarılmıştır.It is also badge engineered as the Renault Samsung SM5.
Aynen böyle görünüyor.Looks just like this.
Aynen böyle.And then we drew our diagonal.
0'ı ve 8'i aynen böyle yazıyoruz. Ama 8'i nereye yazdığıma dikkat edin.So it's five tens in the tens diagonal and one six.
İyi, olumlu duygular. Aynen.- Really good, positive things.
Aynen. (gülme)You can't read minds, you can't tell if someone likes you or not so... yeah, just deal with it.
Aynen öyle. Bankanın koymak para bile para değil.The money that you put into the bank isn't even your money.
Bu durum Çin'in ekonomik büyümesi için de aynen geçerlidir.And this is clearly the story of the Chinese economic growth.
Aynen bu şekilde.I'm going to do that.
Şimdi yaptıklarımı aynen tekrar edin.Now, follow my actions exactly.
Amaca giden her yol mübahtır denir ya, aynen öyle. istediğiniz yöntemi kullanabilirsiniz.Either way works, and that's because you can multiply in either direction.
İşte, aynen normal bir telefon gibi çalışıyor.Now, it works just like a regular phone.
Aynen şöyleydiler -- (Gülüşmeler)They're like this -- (Laughter)
Gidip insan düşüncesini alıp aynen bir makineye yerleştiremiyorsunuz.You can't just take human thinking and put it into a machine.
Aynen bu adam gibi.I'll be just like that man.
Aynen tümör gibi, yağ doku da kan damarları geliştikçe büyüyor.And like a tumor, fat grows when blood vessels grow.
- Aşiret üyeleri mi? Aynen öyle.Yes, exactly.
Aynen, tahmin edebilirisiniz ki, sınıfta tipik bir Fransızdı.It was like, you know, she was there in the class, you know, she was kind of typically French.