Oyun üç seviye içermektedir,oynanış orijinal oyunun aynısıdır.Existem diversos mapas disponíveis, incluindo o clássico nível do jogo original.
Mayoz-II mitoz bölünmenin hemen hemen aynısıdır.A meiose II é extremamente semelhante à mitose.
Genetik materyalinin aynısını taşıyan başka hücreler üretmesi.Permite renovar as células com o mesmo material genético.
Birinci sahnenin aynısı.A Primeira Esfera.
Wipe Out'un devamı ve aynısıdır.EXP O mesmo que EXPTIME.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız.Há poucas evidências de que sejam todos o mesmo indivíduo.
Aynı elementin bütün atomları birbirinin aynısıdır.Todos os átomos de um dado elemento são idênticos.
Cemaat de aynısını yapar.De mannen deden hetzelfde.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız.Een ander voordeel van de bogen is dat ze allemaal hetzelfde zijn.
Kiliseler için de aynısı geçerliydi.Dat geldt ook voor de kerk.
Klip ise açılış sahnesinin aynısı ile kapanıyor.Shrek begint met Just the Way You Are.
Wipe Out'un devamı ve aynısıdır.Veld en vak is hetzelfde.
Ancak, babanın ya da oğlunun yaptığı kopyalar birbirlerinin tamamen aynısı değildi.De geschreven werken van vader en zoon verschilden inhoudelijk erg van elkaar.
King of the Road, önceki oyun olan Hard Truck 2'nin aynısıdır.Hard Truck 2: King of the Road is de Europese naam van het videospel Hard Truck 2.
Ters tarafı aynısını tutuyordu.Andersom gold natuurlijk hetzelfde.
İşte dalgıç çanında da bunun aynısı yapılmaktadır.De schedel op de tafel handelt over dezelfde vraag.
Son sözü; Yeniden yaşasaydım aynısını yaşardım.In: Ik zou liegen als ik het anders zei.
Bu rakamlar, 1911 yılında verilen rakamların aynısı idi.Noot: deze cijfers zijn van 2002.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Dat geldt eveneens voor het selecteren van de diamanten en edelstenen.
Apartman da kendi apartmanının aynısıdır.Zijn kamer is tevens zijn eigen plek.
Bu turnuvanın kura çekimindede aynısı uygulananmıştır.Dit werkt op dezelfde manier als in het tennis.
Her zaman olduğun gibi aynısın.Je bent nog net hetzelfde zoals je altijd was.
Tom Mary'nin sahip olduğu kameranın aynısını aldı.Tom kocht dezelfde camera die Mary ook heeft.
Aynısı Tom için de geçerli.Hetzelfde geldt voor Tom.
Aynısını senin için de yapardım.Ik zou hetzelfde voor jou doen.
Kiliseler için de aynısı geçerliydi.Z kościołem było podobnie.
Oyundaki askeri jipler, tanklar, helikopterler ve jetler dahi Battlefield 2'dekilerin aynısıdır.Uzbrojenie, pojazdy i wyposażenie jednostek jest identyczne jak w Battlefield 2.
Çek Cumhuriyeti'nin bayrağı, eski Çekoslovakya bayrağının aynısıdır.Flaga Republiki Czeskiej jest taka sama jak flaga czechosłowacka.
Eğer bütün ağırlıklar birbirlerine eşitlerse sonuç aritmetik ortalamanın aynısıdır.Jeśli wszystkie wagi są równe, średnia ważona jest równa średniej arytmetycznej.
Cemaat de aynısını yapar.Podobnie czyni Unia.
Bu yeni hücreler genotip bakımından ana hücrenin aynısıdır.Nie ma to jednak znaczenia, jako że komórki te mają te same geny.
E-2K E-2C Hawkeye 2000'in aynısı.Sig själv 1999 CKY2K ....
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız.Patienterna är olika oss men de är alla lika varandra.
Geçmişle ilgili hava atar ve aynısının gelecek için olmasını ister.Det förflutna var dött och framtiden fick komma som den ville.
Söz konusu arka vokaller, birbirinin aynısı beyaz elbiseler giyiyorlar idi.Hos några exemplar förekommer en vit fläck (bläs) på hjässan.
Henry'ye Barcelona'da, Arsenal'da da aynısını giydiği 14 numaralı forma verildi.У «Барселоні» Анрі отримав футболку з номером 14, цей самий номер він мав і в «Арсеналі».
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız.В ньому козюльки ми всі до одного.
Birinci sahnenin aynısı.Перша сцена.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу, щоб мої фанати побачили ці фото і сказали: «Я розумію, що вона відчуває».
Amatör deniz balıkçılığında da tatlı su balıkçılığında kullanılan olta takımlarının hemen aynısı kullanılır.Навіть при заморожуванні риби використовують ту ж воду.
Çünkü o tarzı duymuşsanız, zaten pop müziğin aynısı, değil mi?Protože jestli jste o tom někdy slyšeli, tak je to tak trochu pop music, že?
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Stejně je tomu, i pokud jde o výběr diamantů a drahých kamenů.
Kiliseler için de aynısı geçerliydi.Stejně tak činil i jiným kostelům.
Ters tarafı aynısını tutuyordu.Totéž však platilo i z druhé strany.
Kıçınıza bahse girersiniz ki hepimiz birbirimizin aynısıyız.Když ve všem ostatním jsme jako vy, budem stejní i v tomhle.
Bunlar da oluşum bakımından okların aynısıdır.Stejným výtvorem jsou také naše smysly.
Sucre bir yudum içki içip, dua ettikten sonra aynısını yapar.Cersei se opije a nadává na mladou Sansu.
Bu baskı birkaç küçük değişikliklerle ilk bölümün hemen hemen aynısıdır.Vůči první sérii byly změny pouze minimální.
Cemaat de aynısını yapar.Mladík udělá totéž.
Geçmişle ilgili hava atar ve aynısının gelecek için olmasını ister.Používá se k vyjádření domněnky o minulosti a k vyjádření budoucího děje, který bude v budoucnosti ukončen.
Klip ise açılış sahnesinin aynısı ile kapanıyor.Ashrak přibíhá právě ve chvíli, kdy se brána zavírá.
Çek Cumhuriyeti'nin bayrağı, eski Çekoslovakya bayrağının aynısıdır.Drapelul Republicii Cehe este identic cu cel al Cehoslovaciei.
Pırlanta ve değerli taşların seçimi için de aynısı geçerlidir.Același lucru este valabil și pentru selectarea diamantelor și pietrelor prețioase.
Görünüm olarak Eskimo kayaklarının aynısıdır.Și în swahili, numele câinelui sună foarte asemănător.
Geçmişle ilgili hava atar ve aynısının gelecek için olmasını ister.Depășește condiționarea trecutului și a prezentului, proiectându-se asupra viitorului.
Cemaat de aynısını yapar.Ceilalți fac la fel.
Allah'ın zat ve sıfatları nelerdir, bu sıfatlar özden ayrı mıdır, aynısı mıdır?Nu s-a găsit niciunul să se întoarcă și să dea slavă lui Dumnezeu decât numai acesta care-i de alt neam?"
Çünkü o tarzı duymuşsanız, zaten pop müziğin aynısı, değil mi?Az ő zenéjük már sokkal jobban hasonlít a mai J-pop zenéhez.
Apartman da kendi apartmanının aynısıdır.Alváza mindenben azonos a kocsiéval.
Yolcular şaşırmış bir şekilde duvarlara tıklar ve aynısını dışarıdaki de yapar.A zsindelyeket bádoggal fedték le, és a falakat kívül-belül bevakolták.