Ana içeriğe geç
Sözlük

aynı zamanda ile cümle

aynı zamanda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Aynı zamanda Kanada'da da başarı olmuştu.It also did well in Canada.
Aynı zamanda 1800'lü yıllarda doğmuş olduğu doğrulanan en son ölen insandır.She is also the last verified person to have been born in the 1880s.
Aynı zamanda Irak için AB Uzman Ekibinde çalıştı.He also headed the EU Expert Team for Iraq.
Aynı zamanda ADSL hizmeti bulunmaktadır.Emergency services are also available.
Claude’a aynı zamanda “Fransa’nın Edison’u” da denmektedir.He has been considered by some to be "the Edison of France".
Konsey, Monothelite'in sapkınlığını sona erdirmekle kalmadı, aynı zamanda bölünmeyi iyileştirdi.The Council had not only ended the Monothelite heresy, but also had healed the schism.
Hint mutfağı aynı zamanda mevsimcildir ve çoklukla taze malzemeler kullanılır.Indian cuisine is also seasonal, and utilizes fresh produce.
Aynı zamanda internet üzerinden tek başına ve kız-kız çıplak modellik yaptı.She also became a solo and girl-girl Internet nude model.
Homeomorfizma: bir birebir fonksiyondur aynı zamanda sürekli olduğundan, tersi süreklidir .Homeomorphism: is an injective function that is also continuous, whose inverse is continuous.
Leary aynı zamanda buz hokeyi hayranıdır.Jacobs was also proficient at ice hockey.
Aynı zamanda çok sayıda Almanca konuşan vardır.Many still speak German as well.
Bu aynı zamanda Alpha 21164'de olan iki kere önbellek çoğaltılmasını önlmektedir.It also avoided duplication the cache so there are two, as in the Alpha 21164.
Kentteki hemen hemen tüm özel araçlar aynı zamanda taksi olarak da hizmet vermektedir.Almost every other car is a taxi.
Aynı zamanda sınırlı miktarda un satışı da yapılmaktaydı.It was also sold in the US in limited quantities.
Aynı zamanda 2 tane de asist yapmıştır.He also counts two assists.
İkinci büyük kardeşi Alain Traoré, aynı zamanda futbolcudur.The second-eldest, Alain, is also a footballer.
Aynı zamanda, Vassar Üniversitesi Gözlemevi’nin müdürlüğüne atanmıştır.She was also named as director of the Vassar College Observatory.
Aynı zamanda Osiris ve Set'in erkek kardeşiydi.He is the father of Osiris and Set.
Almanya, aynı zamanda, Amerika kıtalarında FIFA Dünya Kupası kazanan ilk Avrupa ülkesi oldu.Germany is also the only European nation that has won a FIFA World Cup in the Americas.
Aynı zamanda 58-tur SHA-1'i 233 özet işleminde kırabilen bir çakışma sundular.The authors have presented a collision for 58-round SHA-1, found with 233 hash operations.
Aynı zamanda Şehsüvaroğlu Ali Bey de olaydan haberdar edilmişti.Lord Horror also was published.
David aynı zamanda Yahudidir.David is Jewish.
Zagorçinov aynı zamanda oyun, deneme, makale ve anılar yazmıştır.Zagorchinov was also an author of plays, essays, portrait pieces, articles and memoirs.
Yönetmenliğini yapan "Laurence Olivier", aynı zamanda başrolü de oynamıştır.It stars Laurence Olivier, who also directed.
Aynı zamanda turizm ve bankacılık da gelişmeye başladı.Both tourism and banking began to develop as economic factors at about the same time.
Aynı zamanda Nürnberg, Monmouth'un yakın menziline girdi ve üzerine mermi yağdırdı.At the same time, Nürnberg closed to point-blank range of Monmouth and poured shells into her.
Aynı zamanda 10 yıllık geçerlilik süresi seçeneği sunacaktır.A ten-year option is also available for the members.
Teori, iyi yemek yiyen ninjanın aynı zamanda iyi de performans göstereceği doğrultusunda idi.What was also found was that the kinds of food we eat plays a huge factor as well.
Aynı zamanda Mazda MX-5 modelinin NA platformu için de temel oluşturmuştur.It also served as the basis for the Mazda MX-5's NA platform.
Aynı zamanda "I'm So Sick" şarkısı Rock Band isimli oyunda da görülmüştür.Also, the song "I'm So Sick" appears in Rock Band.
Aynı zamanda babasından dini ilimleri tahsil etmeye devam etti.By doing so, she also abdicated her divine rights.
Bu üslup aynı zamanda Palladyanizm'in devamı olan neoklasik mimarinin de bir özelliği oldu.This would also be a feature of the neoclassical style that followed Palladianism.
Aynı zamanda Konstanz Gölü ve Zürih Gölünde de gemi taşımacılığı yaptı.It also operated shipping on Lake Constance (Bodensee) and Lake Zürich.
Aynı zamanda bir şan pedagogudur.He is also a pedagogue.
Rallye 037'nin aynı zamanda 207 adet yol modeli de üretilmiştir.It also picks up the designation of State Route 277.
Sayısal kameralar resim çekebilir, aynı zamanda ses ve görüntü kaydı da yapabilirler.Digital cameras can take pictures, and may also record sound and video.
Romalılar aynı zamanda herkesin, her yerin veya her şeyin ebedî bir ruhu olduğuna inanırlardı.Romans also believed that every person, place or thing had its own genius, or divine soul.
Aynı zamanda aktördür.He is also an actor.
Aynı zamanda şarkı, MTV'nin The Hills dizisinin sezon finali reklamında da kullanılmıştır.The song is also used in the season finale promo for MTV's The Hills.
97 binası aynı zamanda konser binasını da barındırır.There is also a live recording from 1979 with the Concertgebouw Orchestra.
Aynı zamanda Italo Calvino'nun Görünmez Kentler adlı kitabının da başkahramanıdır.And so does Italo Calvino in his Invisible Cities.
Aynı zamanda saldırmak anlamını da içerir.This includes aggregation as well.
Aynı zamanda Venezuela’nın Başkan Yardımcısı’na Genel Koordinatör olarak görev yaptı.She also served as the General Coordinator to the Vice President of Venezuela.
Bu cihazlar, aynı zamanda çocuk izlemek için bir ebeveyn tarafından kullanılır.These devices are also used by some parents to track their children.
Aynı zamanda ULEB'e göre Avrupa'nın en zorlu 4. ligidir.Forbes also found the city to be the 8th most stressful.
Günde 24 saat yayın yapan radyo aynı zamanda internet üzerinden de dünya çapında yayılır.Concepto Radial broadcasts 24 hours a day over the internet.
Aynı zamanda suçlu da bir düşman olarak görülüyordu.She was therefore was considered an enemy.
Anjiyotensin II aynı zamanda adrenal korteksten aldosteron hormonunun salınımını uyarır.Angiotensin II also stimulates the secretion of the hormone aldosterone from the adrenal cortex.
Aynı zamanda o yıllarda Chicago'daki The Second City adındaki komedi grubuyla çalıştı.He also worked as a summer intern at The Second City in Chicago.
Bu aynı zamanda geçmişle bugün ve devamlılıkla değişim arasındaki bağı da yansıtır.It also serves as the link between the past and present.
Aynı zamanda İspanya vatandaşı oldu.He eventually became a Spanish citizen.
AutoIt aynı zamanda ücretsiz SciTE editör tabanlı bir IDE ile birlikte dağıtılmaktadır.AutoIt is also distributed with an IDE based on the free SciTE editor.
Bu sadece yağmuru içermez, aynı zamanda sis, serpinti ve çiyi de içerir.These include not only rain, but also mist, spray, and airborne dew.
Aynı zamanda doğrudan gelir desteği de halkın geçimine katkıda bulunur.There are also help available in assisting the process of going public.
Öğretmen aynı zamanda bir araştırmacıdır.Teachers are also researchers.
Şampiyonluğu kazanarak, Nadal aynı zamanda ATP tekler sıralamasında 1 numarayı da korudu.By winning the title, Nadal also retained the ATP no. 1 singles ranking.
Bu formül, aynı zamanda, ağırlıklı ortalama (İng. "weighted average") olarak düşünülebilir.This formula can also be understood as a weighted average.
“Eğer etki ediyorlarsa, aynı zamanda yapıyorlar demek değil midir?”"And if it's an activity, they are doing something?"
Su aynı zamanda zemine nüfuz ederek, yer altına doğru iner.They land in the same way, by crashing to the earth.
Nokia telefonları aynı zamanda sohbet (IM) yazılımıyla birlikte gönderildi.Nokia phones also shipped with instant messaging (IM) software.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod