Bahar ve yaz aylarında Kore ile Rusya'nın uzakdoğu bölgesinde de görülebilir.En la primavera y el verano también se la encuentra en Corea y el extremo este de Rusia.
En yüksek sıcaklıklar ise mayıs aylarında ölçülmektedir.Las temperaturas más elevadas se registran durante mayo.
Bu çağrı kadın aylağın dikkatini çeker ve bu aylak Hershel'e saldırır.Esto alerta al caminante hembra, a atacar a Hershel.
2003 yılının son aylarında Trey Gunn grubu bıraktığını açıkladı.En noviembre de 2003 Trey Gunn anunció su salida del grupo.
İmparator hayatının son aylarını Büyük Saray'da hapis geçirdi.Los últimos meses de la vida del emperador los pasó en prisión, en el Gran Palacio.
Bölüm, bir aylak tarafından saldırıya uğradıktan sonra feci bir şekilde yaralanan Dale'in ölümüne yer verir.El episodio presenta la muerte de Dale, quien resultó gravemente herido durante un ataque de un caminante.
En çok yağış Temmuz ile Eylül ayları arasında düşer.La mayor parte de la lluvia cae entre julio y septiembre.
Yağmur genellikle Kasım ve Ocak aylarında küçük miktarlarda yağar.Las lluvias suelen caer en pequeñas cantidades entre los meses de noviembre y enero.
Ayla, kızıyla beraber akrabalarının yanına gider.Consuela llega a su casa con su familia.
1Avustralya Açık 1977'de Ocak ve Aralık aylarında olmak üzere iki kez yapıldı.Note: El Australian Open fue realizado dos veces en 1977, en enero y diciembre.
Aylar 29 veya 30 gündür.Un mes lunar tiene 29 ó 30 días.
2007 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Vann, çeşitli dizilerde rol aldı.Entre abril y mayo de 2007, Vann tuvo varios papeles en diversas series.
Daryl, aylağı yalnız bırakmaları konusunda ısrarcı olur ancak Andrea bunu kabul etmez.Daryl insiste en que dejen al caminante solo, pero Andrea se niega firmemente.
Bahçesinde gezinirken, hapishanenin dışında bir grup aylağın toplanmaya başladığını görür.Mientras camina afuera en su jardín, nota que varios caminantes se han acumulado afuera de la prisión.
Dale, samanlıkta tuttuğu aylaklar sebebiyle Hershel Greene (Scott Wilson) ile tartışır.Dale enfrenta a Hershel Greene (Scott Wilson) sobre los caminantes en su granero.
İstasyon sadece yaz aylarında kullanılmaktadır.El edificio es solo utilizado en verano.
Patrick öldürdüğü adamı kısmen yedikten sonra o adam bir aylak olarak yeniden canlanır.Después de que Patrick se alimenta de él, el hombre se reanima.
Çiçeklenme zamanı Ağustos ve Ekim ayları arasındadır.La floración ocurre entre agosto y octubre .
Kış aylarında 40 km lik Ovakışla yolu tercih edilmektedir.En invierno se acondicionan 200 kilómetros de pistas de esquí.
2002 yaz ayları boyunca Walsh ve Oasis' den Noel Gallagher arasındaki düşmanlık ayuka çıktı.El verano boreal 2002 vio una contienda entre Walsh y Noel Gallagher de Oasis.
Beth yürürken, aylaklara rastlar ve gizlenmek zorunda kalır.Mientras Beth está caminando, varios caminantes aparecen y que se ve obligada a esconderse.
Yaz ayları ise gündüzleri sıcak olur.Está abierto todos los días en los meses más cálidos.
24. enlemin kuzeyinde kalan bölümler, kış aylarında diğer bölgelere oranla daha soğuk olur.La tierra al norte del paralelo veinticuatro experimenta temperaturas más bajas durante los meses de invierno.
Yaz aylarında birçok yerde konser verdi.En verano hay muchos conciertos.
2013 yılının Nisan ile Temmuz ayları arasında Londra'da kaydedilmiştir.En Japón están presentes desde noviembre hasta abril.
Aylardır üzerinde çalışmaktaydım ve şu an bitmiş olduğuna güçlü bir şekilde inanıyorum.He estado corrigiendo esto durante mucho tiempo, y ya estoy cansado de ello.
Baykal gölüne has bir balık türü olan omullar, ağustos ve eylül aylarında üreme yerlerine göç ederler.Y el riachuelo que corre como un caballo, arrastra las gallinas en febrero y en mayo.
Ramazan aylarında tüketim artmaktadır.El ayuno en el mes de ramadán.
Temmuz ve Ağustos aylarında Pennsylvania'nın kuzeybatısından güneye kadar göl ve nehirlerde buzlanma görüldü.En julio y agosto, se observó hielo en ríos y lagos en latitudes tan al sur como Pensilvania.
Ve aylaklara başka bir gözle bakmaktadır.La presencia de otras miradas.
Michonne'nin aylakları ses çıkarmaya başlar.Verás como tus campanas de Franklin caseras comienzan a sonar.
Yavrular genel olarak bahar ve yaz aylarında doğar ve dişiler yavruları büyütmekten tek başına sorumludur.Las crías suelen nacer en los meses de invierno y primavera y las hembras son las responsables de criarlas.
Rick ve Carl silahlanır ve aylakları birer birer vurmaya başlar.Rick y Carl se arman con rifles de asalto y les disparan.
Mahallede düğünler genellikle kış aylarında yapılmaktadır.Las bodas se celebraban principalmente en los meses de invierno.
Aylar sonra alt sınıftan Atlas adlı yeni bir tehdit ortaya çıkar.Al cabo de unos meses, una nueva figura, llamada Atlas, salió como el líder de la clase descontenta.
Üçlü aylaklardan kurtulmayı başarır ve çiftliğe geri dönerler.Tom logra pelear contra los dos hombres y escapar de regreso a la granja.
Aylak Adam, Yusuf Atılgan.El joven Apolo, Op.
Mübadele, 1924 yılının ilk aylarında başladı.Las condiciones deterioraron rápidamente en los primeros meses de 1924.
Aylarca zincirler altında zindanda yattılar.Durante meses estuvo encadenado en una mazmorra.
Yılın hemen hemen bütün aylarında yağış vardır.Prácticamente llueve allí todo el año.
Haziran-eylül ayları arasında yağış alır.Entre junio y septiembre apenas llueve.
Son aylarında karısı ve Shirley Conran kendisinin bakımı ile ilgilendiler.Allí, durante sus últimos meses, Chatwin fue atendido por su mujer y por Shirley Conran.
Yaz ayları ise fındık toplanır.En verano hay que recoger las llaves.
Son aylarında kollarını, bacaklarını hareket ettiremedi ve konuşamadı.Sólo podía mover mínimamente el brazo y la pierna izquierdos y no podía hablar.
Bir ihtimale göre MÖ 29 yılı kış aylarında hastalıktan ölmüştür. erişildi.Murió repentinamente, posiblemente de fiebre amarilla a unos cuantos meses de haber llegado.
Dövüş sırasında bir aylak Bob'a saldırır ancak Sasha Bob'u kurtarır.Bob también es atacado por un caminante, pero es rescatado por Sasha.
Satürn'ün ayları Epimetheus ve Janus birbirleri için bakıldığında at nalı yörüngesi izlerler.Los satélites de Saturno Epimeteo y Jano poseen órbitas de herradura entre sí.
Johanna bazı aylar Londra'da kalarak British Museum'un kütüphanesinde çalıştı.Dandy trabajó durante largos años en el Museo Británico de Londres.
Bunlardan 3'ü, yalnızca yaz aylarında açılmaktadır.Solamente se abre en los meses de verano.
Kış aylarında ısınması merkezi ısıtma sistemi ile sağlanmıştır.En el invierno, se debe considerar a la calefacción.
Yaz aylarında ise çok az yağış alır ve oldukça sıcaktır.En otoño hay muchas lluvias y hace bastante frío.
İlkbahar da göl suları yükselerek kıyıları kaplamakta, yaz aylarında ise geri çekilmektedir.Antes de que la alcancen, ella escala un árbol para refugiarse y pasa la noche allí.
Sonraki aylarda, Polonya birçok zafer daha elde etti ve bağımsızlığını kazandı.En los meses siguientes, varios éxitos más aseguraron la independencia y la frontera oriental de Polonia.
Çift yaz aylarını Dubourg'un ailesinin Orne'de bulunan kır evinde geçirmeye başladı.Pasó bastantes meses viviendo en el orfanato de Saint Vincent de Paul.
Myspace’te aylarca bir numarada kaldı.Tiempo de Odio en Myspace.
2006 nın orta aylarında İspanyanın Real Betis takımına transfer olmuştur.A finales de 2006, se crea formalmente la Red Brasilera de Bancos Comunitarios de Desarrollo.
Kış aylarında bir iki hafta kar yağabilir.Se puede observar un manto de nieve al menos por un par de semanas durante el invierno.
Güney Asya'da , muson mevsiminde, Nisan-Haziran aylarında ürer.En el sur de la India, lo hacen en la temporada del monzón, es decir de junio a septiembre.
Aylanmak sözü gezmek, dolaşmak, sürmek gibi içeriklere sahiptir.El perro rechaza acciones como saltar, subir obstáculos o correr.
İnanışlardan birine göre, bir gün ayla güneş birleşecek, dünyayı yakıp kavuracaklardır.La leyenda cuenta que un día, un guerrero vendrá y se enfrentará al Terror.