aykırı ile cümle

aykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ve yasadışı boşaltım olamaz, bu kanuna aykırı" dedi.ולא נסכים להשלכת פסולת שלא-כחוק; זה לא חוקי."
Ve yasadışı boşaltım olamaz, bu kanuna aykırı" dedi.و لا يمكنكم أن تبحثوا في الامور المتعلقة بالماء الملوث بالنفط فذلك مخالف للقانون"
Ve yasadışı boşaltım olamaz, bu kanuna aykırı" dedi.それから油まみれのペンギンが
Video, Finlandiya yasalarına veya beğenilerine aykırı olmamalıdır.El vídeo deberá cumplir lo dispuesto por la legislación finlandesa y ser acorde al buen gusto.
Video, Finlandiya yasalarına veya beğenilerine aykırı olmamalıdır.La vidéo devra être conforme à la loi finlandaise et de bon goût.
Video, Finlandiya yasalarına veya beğenilerine aykırı olmamalıdır.Videoklippet ska vara i enlighet med Finlands lag och följa god sed.
Video, Finlandiya yasalarına veya beğenilerine aykırı olmamalıdır.Видеоролик должен соответствовать законодательству Финляндии и принципам хорошего вкуса.
Video, Finlandiya yasalarına veya beğenilerine aykırı olmamalıdır.يجب أن يكون الفيديو موافقاً للقانون الفنلندي وللذوق السليم.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Det er virkelig lidt ude af sit sted tidsmæssigt.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Er passt nicht ganz in seine Zeit.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Está realmente un poquito fuera de lugar temporalmente.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.E' un po' fuori luogo in senso temporale.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Hij valt een beetje uit de toon voor die tijd.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Il est vraiment en léger décalage, d'un point de vue temporel.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.일반적으로 이건, 다른 곳에서는 별로 대수롭지 않은 일입니다.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Se todellakin vaikuttaa ajallisesti olevan väärässä paikassa.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Trochę nie pasuje do tego okresu.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Мястото наистина е назад във времето.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.Он действительно немного не вписывается во временной период.
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.وهو حقا خارج عن المألوف قليلا
Yaşadığı zamana göre aykırı bir dinozor.北米の同時代の地層を掘っても
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.I brevetti sulle forma di vita violano queste leggi più alte ed è per questo che dobbiamo disobbedire.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Nienaturalne regulacje życia sprzeciwiają się wyższemu prawu i dlatego musimy opowiedzieć się przeciwko nim.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Nos habitudes de vie transgressent cette loi supérieure et c'est pourquoi nous devons lui désobéir.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Paten kehidupan berarti melanggar hukum yang luhur ini dan itu sebabnya kita harus tidak mematuhinya.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Patent av liv överträder dessa lagar och därför måste vi överträda dem
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Patente auf Leben verstoßen gegen dieses höhere Gesetz und deshalb müssen wir sie missachten.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Patentes sobre la vida violan esta ley superior
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Patenti na življenje kršijo te višje zakone, zato moramo mi kršiti njih.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Τα νέα πρότυπα παραβιάζουν αυτόν τον ανώτερο νόμο και γι' αυτό δεν πρέπει να υπακούσουμε.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Патенти върху живота нарушават тези висши закони и затова ние трябва да ги спазваме.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır.فرض براءات الاختراع على الحياة تمثل انتهاكاً لهذه القوانين العليا
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır.私たちはそれらに違反せざるを得ません。
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.A metró persze ellene volt.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.De metro was tegen, uiteraard.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Die U-Bahn Betreiber waren natürlich dagegen.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.El metro estaba en contra, claro.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.물론, 지하철은 이에 반대하는 입장이었습니다.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Le métro était contre, bien sûr.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Lidi z metra byli samozřejmě proti.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Metro było temu przeciwne, oczywiście.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Metroul a fost împotrivă, bineînţeles.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Tất nhiên là xe điện ngầm phản đối.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Αρχικά το μετρό ήταν αρνητικό, φυσικά.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Метро було проти, звісно.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Метрополитен был разумеется против.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.Метрото, разбира се, беше против.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.אנשי הרכבת התחתית התנגדו כמובן.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.كان مترو الأنفاق مناهضا للفكرة، بالطبع.
Yeraltı geçidi aykırı geldi tabii.しかし23 年後 開発を進めてくれと要請があり このアイデアは進行中です
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.Ancora una volta stiamo parlando di anomalie.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.Återigen, vi pratar om extremvärden.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz. Burada bir tür neden - sonuç ilişkisi olmalı.Une fois encore, on parle de singularités, sans doute des relations de cause à effet.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.Chúng ta một lần nữa nói về những kẻ ngoài cuộc.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.De novo, estamos a falar de dados atípicos.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.De nuevo, los valores atípicos.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.Din nou, vorbim despre extreme.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.다시, 우리는 분리된 것들에 대해 이야기 할 것입니다.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.Megintcsak, nagy eltéréseket keresünk.
Yine, aykırılıklardan bahsediyoruz.Mluvíme tu přeci o domorodcích.

İlgili Sayfalar