aykırı ile cümle
aykırı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.şi au zis: ,,Omul acesta aţîţă pe oameni să se închine lui Dumnezeu într'un fel care este împotriva Legii.``
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.Ten namawia ludzi, aby przeciwko zakonowi Boga chwalili.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.und sprachen: Dieser überredet die Leute, Gott zu dienen dem Gesetz zuwider.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.λεγοντες οτι ουτος πειθει τους ανθρωπους να λατρευωσι τον Θεον παρα τον νομον.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.говорячи, що він намовляє людей проти закону шанувати Бога.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.говоря, что он учит людей чтить Бога не по закону.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.ויאמרו האיש הזה מפתה את בני האדם לעבד את אלהים בלא כתורה׃
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.قائلين ان هذا يستميل الناس ان يعبدوا الله بخلاف الناموس.
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.說 、 這 個 人 勸 人 不 按 著 律 法 敬 拜 神
‹‹Bu adam Yasaya aykırı biçimde Tanrıya tapınmaları için insanları kandırıyor›› dediler.說 、 這個 人 勸 人 不 按 著 律法 敬拜 神
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Bola to anomália a ona si rada lámala hlavu nad anomáliami.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Była to anomalia, a Gaylę intrygowały anomalie.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.C'était une anomalie et elle essayait de comprendre ces anomalies.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Det var en avvikelse och hon förbryllades av avvikelserna.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Đó là điều không bình thường, và cô ấy không ngừng tìm cách giải thích những điều bất thường này.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Era anormal şi ea se întreba ce-i cu anomaliile astea.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Era uma anomalia, e ela ficou a pensar naquilo.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Era una anomalía y quedó desconcertada por estas anomalías.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Es war eine Anomalie und Anomalien beschäftigten sie.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Ez anomália volt, és az anomáliák elgondolkoztatták.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Het was abnormaal. Ze bleef maar tobben over die abnormaliteiten.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.이상한 일이었습니다. 이를 두고 게일라는 계속 고민했습니다.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Quelle anomalie la lasciavano perplessa.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Se oli poikkeavaa, ja hän pohti poikkemia.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Ήταν μια ανωμαλία και συνέχισε να προβληματίζεται για τις ανωμαλίες.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Било нещо необичайно и не ѝ давало мира.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Це була певна аномалія, і вона намагалась розгадати ці загадки.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.Это было аномалией, и она пыталась разгадывать аномалии.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.זה היה חריג, ומקרים חריגים לא הפסיקו להתמיה אותה.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.كانت حالة شاذة، وبقيت متحيرة بالحالات الشاذة.
Bu aykırı bir durumdu ve aykırı durumlar üzerinde düşünmeden edemiyordu.考えるうちに いろいろ思い出しました
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Asta conduce la concluzii opuse despre tehnologie și creier.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Detta leder mig till en ganska märklig upptäckt i litteraturen om teknik och hjärnan.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Điều này dẫn tôi tới một phát hiện khá gây tranh cãi về sự liện liên quan giữa công nghệ và bộ não.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Dit leidt tot een contra-intuïtieve ontdekking in de literatuur over technologie en het brein.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Esto me conduce a un hallazgo más bien contraintuitivo en la literatura sobre tecnología y el cerebro.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.사실 이것이 기술과 두뇌에 대해 문헌에서 보는 것과 직관적으로 반대되는 결과를 찾게 한 것입니다.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Nauka o technologii i jej wpływie na mózg odkryła coś mało oczywistego.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Questo mi porta a una scoperta piuttosto contro-intuitiva nella letteratura su tecnologia e cervello.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.To ma vlastne privádza ku skôr absurdnému zisteniu v literatúre o technológii a mozgu.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.To mě popravdě vede k docela nelogickému zjištění v literatuře o technologii a mozku.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Αυτό με οδηγεί σε ένα μάλλον αντιφατικό εύρημα στη βιβλιογραφία σχετικά με την τεχνολογία και τον εγκέφαλο.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Това ме довежда до контраинтуитивно откритие в литературата за технологията и за мозъка.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.Это приводит к довольно неожиданному выводу о технологиях и мозге.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.זה למעשה מוביל אותי לממצא לא צפוי בספרות על טכנולוגיה והמוח.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.وهذا يقودني لنتيجة حتمية فيما كتب عن علاقة التكنولوجيا بالدماغ.
Bu beni teknoloji ve beyin ile ilgili literatürde oldukça sezgilere aykırı bulgulara götürüyor.直感に反する事実を発見しました マルチタスクとよく言いますが
Bu birçok kişinin algılarına aykırıdır.이는 대부분의 사람들이 몸으로 느끼는 기후변화와는 정반대입니다.
Bu birçok kişinin algılarına aykırıdır.Terwijl de meeste mensen dat niet zo aanvoelen.
Bu birçok kişinin algılarına aykırıdır.בעוד שזה בניגוד לתחושתם של רוב האנשים.
Bu birçok kişinin algılarına aykırıdır.حين يكون ذلك في الواقع مضادا لما يشعر به معظم الناس.
Bu birçok kişinin algılarına aykırıdır.もし実際に
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.Acesta poate fi un factor, și toți pot zice că-i contraintuitiv.
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.Ça peut jouer, et tout le monde peut dire que c'est contre-intuitif.
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.Das kann entscheidend sein. Jeder könnte sagen, das ist nicht eingängig.
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.Directo al punto. Puede ser un factor, que todos digan que no es intuitivo
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.이것은 단지 한 요소일 수도 있고 많은 사람들이 직관적이지 않다고 얘기할 수 있습니다.
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.To może mieć wpływ, choć może się to wydawać wbrew logice.
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.Tutti lo troveranno controintuitivo.
Bu bir etken olabilir ve herkes bunun mantığa aykırı olduğunu söyleyebilir.Това може да бъде фактор и всеки може да каже това е обратно на интуцията.