aydınlatmak ile cümle
aydınlatmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
O boşluğu aydınlatmakta.Nó thắp sáng.
O boşluğu aydınlatmakta.Osvetljuje prostor.
O boşluğu aydınlatmakta.Osvětluje prostor.
O boşluğu aydınlatmakta.Oświetla przestrzeń.
O boşluğu aydınlatmakta.Ze verlicht de ruimte.
O boşluğu aydınlatmakta.Φωτίζει τον χώρο.
O boşluğu aydınlatmakta.Лампа освітлює простір.
O boşluğu aydınlatmakta.Он освещает пространство.
O boşluğu aydınlatmakta.Тя осветява пространството.
O boşluğu aydınlatmakta.זה מאיר את המקום.
O boşluğu aydınlatmakta.انه يضيئ المكان
O boşluğu aydınlatmakta.しかし同時に動画が映っていますね
Onları aydınlatmak.Care este obiectivul nostru. Este doar strălucească o lumină pe ea
Onları aydınlatmak.Dat is onze doelstelling. Is aan het net een licht schijnen op het
Onları aydınlatmak.Det är vårt mål. Att bara lysa ett ljus på den
Onları aydınlatmak.Det er vores mål. Skal blot shine a light på det
Onları aydınlatmak.Đó là mục tiêu của chúng tôi. Là chỉ cần tỏa sáng một ánh sáng vào nó
Onları aydınlatmak.É esse o nosso objetivo. É voltar os holofotes para o caso
Onları aydınlatmak.Hogy napvilágra hozzuk.
Onları aydınlatmak.Il nostro obiettivo è di mettere in luce tutto questo
Onları aydınlatmak.Si notre but est de rendre le nom de Kony célébre,
Onları aydınlatmak.To je náš záměr. Vnést trochu světla.
Onları aydınlatmak.To jest naszym celem - po prostu nagłośnić tę sprawę.
Onları aydınlatmak.זה המטרה שלנו. רק להאיר על זה אור
Onları aydınlatmak.هذا هو هدفنا. لنسلط الضوء عليه
Onları aydınlatmak.コニーの名前を知らしめるのがゴールだとしたら、
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.At oplyse byen var blot begyndelsen.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.A város megvilágítása csak a kezdet volt.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Chiếu sáng thành phố chỉ là khởi đầu.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Das Erleuchten der Stadt war nur der Anfang.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.De stad verlichten was maar het begin.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Éclairer la ville n'était que le début.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Illuminare la città era solo l'inizio.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Iluminar a cidade era só o começo.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Iluminarea oraşului a fost doar începutul.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Iluminar la ciudad fue solo el comienzo.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.전기로 도시를 밝히는 것은 단지 시작에 불과합니다.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Menerangi kota ini hanyalah permulaan.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Osvetlenie mesta bol iba začiatok.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Osvětlení města byl jen začátek.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Osvetliti mesto je bil šele začetek.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Oświetlenie miasta było tylko początkiem.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Ο φωτισμός της πόλης ήταν μόνο η αρχή.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Осветяването на града беше само началото.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Освещение города было только началом.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.Освітлення міста було тільки початком.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.הארת העיר היתה רק ההתחלה.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.إنارة المدينة كانت البداية فقط.
Şehri aydınlatmak sadece bir başlangıçtı.世界電信センターだ 想像したまえ
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Când apărea lumina zilei -- era prinsă în exteriorul clădirii și venea să ilumineze fiecare sămânță.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Dan cahaya matahari masuk -- tertangkap di luar kotak dan masuk ke bawah untuk menyinari setiap benih.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.E portanto a luz do dia era captada no exterior da caixa e descia para iluminar cada semente.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Khi ánh sáng đến-- và bị chặn ở phía đầu sợi quang bên ngoài hộp và truyền theo sợ quang rọi lên các hạt.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Si stava appena facendo giorno -- era fuori dalla scatola ed ha cominciato ad illuminare ogni seme.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Sončna svetloba se je zbrala zunaj zgradbe, prodrla skoznjo in osvetlila vsako seme.
Ve gün ışığı geliyordu -- kutunun dışında yakalanıyordu ve tohumları aydınlatmak üzere aşağıya doğru iniyordu.Światło dziennie wpadało -- było łapane na zewnątrz pudła i przebiegało by oświetlić każde nasienie.
Ve karanlık bastığında, Nutmeg'i bir denizfeneri gibi aydınlatmak için, bool bol enerjim olur.Portanto, quando escurece, eu tenho muita energia, e posso iluminar o Nutmeg como um farol.
Ve karanlık bastığında, Nutmeg'i bir denizfeneri gibi aydınlatmak için, bool bol enerjim olur.Wenn es dann dunkel wird, habe ich jede Menge Strom und kann die Nutmeg wie einen Leuchtturm leuchten lassen.
Ve onlar ışığı aşağıyı aydınlatmak için kullanıyorlar.És a fény megvilágítja az odalenti világot.
Ve onlar ışığı aşağıyı aydınlatmak için kullanıyorlar.Es nutzt Licht, um den Raum dort unten zu beleuchten.