Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.이것은 정말 뚜렷한 확신을 가질 수 있었던 순간이었어요. 우리가 하는 일에 한계가 없으려면, 일단 한계가 있는 상황에 있어봐야 한다는 것이죠.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Nó là thời điểm mà với tôi mọi thứ trở nên rõ ràng rằng chúng ta cần phải được giới hạn để trở thành vô hạn.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Wtedy doznałem olśnienia: żeby całkowicie pozbyć się ograniczeń, najpierw trzeba je mieć.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Και εκείνη την στιγμή αντιλήφθηκα, ότι πρέπει πρώτα να περιοριστούμε για να ξεπεράσουμε τα όρια.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Однієї миті мене осяяло - мене потрібно обмежити, щоб я позбувся меж.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.Это был момент истины и ясности. Мы должны быть изначально ограничены, чтобы творить без ограничений.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.זה ממש היה רגע שהבהיר לי שאנחנו צריכים להיות מוגבלים קודם, כדי להגיע למצב של היעדר גבולות.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.و صارت حقاً لحظة توضيحية بالنسبة لي نحن بحاجة إلى الحدود لكي نصير بلا حدود.
Bu benim için tam bir aydınlanma anı oldu: eğer limitsiz olmak istiyorsanız önce limitli olmalısınız.限界を超えるためには まず最初に制約が 必要だったのです 私は枠の中で考えることを
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır. Hımm... görebileceğin her şeydir.Acesta este extazul, fericirea, libertatea, iluminarea. ...tot ceea ce poți vedea.
Bu kutsamadır... mutluluktur... özgürlüktür... aydınlanmadır.Tämä on autuus, onnellisuus, vapaus ja valaistuminen.
Bu model Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Dat was een revoutionair idee.
Bu model Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Το οποίο ήταν ουσιαστικά η αντίληψη του Διαφωτισμού για την εφυΐα του ανθρώπου.
Bunlar çoğunlukla katı cisimleri yakan insanlar, aydınlanmak için, ısınmak için, yiyecek için, enerji için.Queste persone bruciano soprattutto solidi, per produrre luce, calore, cibo ed energia.
Bunlar çoğunlukla katı cisimleri yakan insanlar, aydınlanmak için, ısınmak için, yiyecek için, enerji için.הן מדורות בכפרים. כאן שורפים בעיקר מוצקים, לתאורה, חום, מזון, אנרגיה - אין כאן הרבה חשמל.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.그리고 대신에 그들의 미래를 준비하며 22세기의 계몽주의를 일으키기 시작할 것이라 믿습니다.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.22世紀の啓蒙主義を打ち立てていくでしょう ご清聴ありがとうございました
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.A místo toho budou plánovat do budoucna a začnou budovat osvícenství 22. století.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.A namiesto toho, budu plánovať budúcnosť a začnú budovať osvietenstvo 22. storočia.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Dan sebaliknya, mereka akan merencanakan masa depan dan mulai membangun Pencerahan Abad ke-22
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.E invece pianificheranno il futuro e cominceranno a mettere le basi per l'Illuminismo del 22esimo secolo.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Em vez disso, estarão a planear o futuro e a começar a criar o Iluminismo do Século XXII.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.En in plaats daarvan zullen ze zich op de toekomst voorbereiden en werken aan de Verlichting van de 22e eeuw.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.En lugar de eso, estarán planificando su futuro y empezando a construir la Ilustración del siglo XXII.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Et au lieu de ça, ils feront des projets d'avenir et commenceront à construire les Lumières du 22e siècle.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Helyette inkább, a jövőt fogják tervezgetni, és elkezdik megalapozni a 22. századi felvilágosodást.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.În schimb, ei vor planifica viitorul şi vor începe epoca Renaşterii secolului 22.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Och i stället kommer de att planera för framtiden och börja bygga det tjugoandra århundradets upplysningstid.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Thay vào đó, họ sẽ vạch kế họach tương lai và bắt đầu xây dựng thế kỷ 22 khai sáng
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Zamiast tego będą planować przyszłość i zaczną budować oświecenie XXII wieku.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Και αντί αυτού, θα σχεδιάζουν το μέλλον και θα αρχίσουν να κτίζουν το Διαφωτισμό του εικοστού δεύτερου αιώνα.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Вместо това, те ще правят планове за бъдещето и ще започнат да строят Просвещението от XXII век.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Вместо этого, они будут планировать будущее и начнут эпоху Просвещения 22-го века.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.Замість цього, вони будуть планувати майбутнє і почнуть добу просвітництва 22-го сторіччя.
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.ובמקום, הם יתכננו את העתיד ויתחילו לבנות את המאה ה-22 הנאורה
Bunun yerine, gelecek için plan yapıp 22. yüzyıl aydınlanmasını başlatacaklar.وبدلاً عنه، سيخططون للمستقبل ويبدأوا في بناء تنوير القرن الثاني والعشرين
Bu resimde ilginç bulduğum bir şey var, aydınlık olmasını bekleyeceğiniz bölgeler aydınlanmamış.Je to zajímavé, protože části obrazu, od kterých by člověk čekal, že budou osvětlené, osvětlené nejsou.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.왜냐하면 어쩌면 지금부터 약 150년 후에는 새로운 계몽주의가 도래할 수도 있기 때문입니다.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Bởi vì tôi nghĩ rằng chúng ta chỉ mới cách 150 năm từ kỷ nguyên khai sáng.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Deoarece eu cred, că noi suntem la 150 de ani de o nouă percepţie a lumii.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.För jag tror att vi kanske kan vara 150 år från en ny sorts upplysningstid.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Karena saya pikir bahwa kita mungkin hanya sekitar 150 tahun dari semacam pencerahan baru.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Mert úgy gondolom, hogy csupán 150 évre lehetünk egy újfajta felvilágosodástól.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Myslím si totiž, že jsme možná jen kolem 150ti let od nové verze osvícení.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Parce que je pense que nous pourrions bien être à environ 150 ans d'une sorte de nouveau siècle des lumières.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Perché penso che potremmo essere a circa 150 anni da una specie di nuovo illuminismo.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Ponieważ, jak sądzę, za około 150 lat możemy być świadkami swego rodzaju nowego oświecenia.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Porque creo que podríamos estar a 150 años del nacimiento de una nueva Ilustración.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Pretože si myslím, že zhruba o 150 rokov môžeme zažiť nové osvietenstvo.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Want ik denk dat wij wellicht zo'n 150 jaar verwijderd zijn van een soort nieuwe verlichting.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Weil ich glaube, dass wir nur ungefähr 150 Jahre von einer neuen Aufklärung entfernt sein könnten.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Επειδή πιστεύω πως μπορεί να βρισκόμαστε περίπου 150 χρόνια πριν από ένα είδος καινούργιου διαφωτισμού.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Защото смятам, че може би сме едва на около 150 години от един вид ново просвещение.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Потому что думаю, что примерно через 150 лет наступит новое просвещение.
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.מפני שאני חושב שאנו עשויים להיות במרחק 150 שנים מסוג חדש של הארה
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.لأنني أعتقد بأننا قد نكون على بُعد 150 عاماً من نوع جديد من التنوير
Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.思っているからです 理由を説明しましょう
Goya'nın da aydınlanma düşüncesine ulaştığı sonucuna varıyoruz.Tak właśnie widział Oświecenie Goya.
Goya'nın da aydınlanma düşüncesine ulaştığı sonucuna varıyoruz.Важко не помітити це розуміння Просвітництва розумом де Гойя.
Hepimizin her şeyi bilmesiyle, teknoloji tarafından birer Buda gibi bir şey olmaya, aydınlanmaya zorlanıyoruz.Când toți ştim totul, suntem cam forţaţi de tehnologie să devenim Buddha sau aşa ceva, să fim iluminaţi.