aydınlanma ile cümle
aydınlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."De nekem egyedül maradt a magányos gyertya, én továbbra is furcsán világitó.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'하지만 나에게, 고독한 촛불을 혼자, 나는 이상하게 진상을 모르는 있었다.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Maar als voor mij, alleen met de eenzame kaars, bleef ik vreemd onverlicht.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mais quant à moi, laissé seul avec la bougie solitaire, je suis resté étrangement ignorants.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Ma quanto a me, lasciato solo con la candela solitaria, sono rimasto stranamente non illuminata.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mas, como para mim, deixado sozinho com a vela solitária, fiquei estranhamente ignorante.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Men för mig, ensam med den ensliga ljus, förblev jag konstigt oupplysta.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Men som for mig, alene med den ensomme stearinlys, jeg forblev underligt uoplyste.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mutta minulle, jättää yksin yksinäinen kynttilä, olen pysynyt oudon unenlightened.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Pero como a mí, a solas con la vela solitaria, me quedé extrañamente iluminada.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Tapi karena bagi saya, dibiarkan sendiri dengan lilin soliter, saya tetap belum tercerahkan aneh.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.Tuy nhiên, như với tôi, còn lại một mình với ngọn nến đơn độc, tôi vẫn kỳ lạ chưa giác ngộ.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Αλλά, όπως σε μένα, μένει μόνο με το μοναχικό κερί, έμεινα παράξενα αδιαφώτιστος.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Але що стосується мене, залишившись наодинці з самотня свічка, я залишився дивно неосвічених.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Но като мен, останал сам със самотен свещ, аз останах странно непросветени.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Но что касается меня, оставшись наедине с одинокая свеча, я остался странно непросвещенных.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."אבל כמו לי, נשארתי לבד עם נר בודד, אני נשאר חשוך מוזר.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'ولكن بقيت بالنسبة لي ، ترك وحده مع شمعة الانفرادي ، وغير المستنير بغرابة.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.私はもはや毎ターンで私たちをbesets素晴らしさを見張るのに十分な若いなかった
Ama bence oradan dönen herkes dünyanın görünüşünün anısıyla aydınlanmaktadır.Mais je pense que collectivement, tout le monde a cela gravé dans leur mémoire ce à quoi ressemble la planète.
Ama bence oradan dönen herkes dünyanın görünüşünün anısıyla aydınlanmaktadır.Po pobytu ve vesmíru lidé obvykle reagují stejně, ale myslím, že vzpomínky všech zdobí krása naší planety.
Ama bence oradan dönen herkes dünyanın görünüşünün anısıyla aydınlanmaktadır.لكنني أعتقد أنه جماعيا أعتقد أن لدى الجميع تلك البصمة علي ذاكرتهم
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki, İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,Ale myslím, že tento výzkum ukazuje, že britské nebo skotské osvícenství,
Ama sanıyorum bu araştırma gösteriyor ki, İngiliz Aydınlanması ya da İskoç Aydınlanması,De úgy gondolom, ez a kutatás mutatja, hogy a brit felvilágosodás vagy a skót felvilágosodás,
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Víme, že sympatizoval s osvícením a byl kritickým vůči monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Wiemy, że popierał Oświecenie i był krytyczny wobec monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Знаем, че той е бил съпричастен към Просвещението и критиките към монархията.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Насправді ми знаємо, що він був близьким за духом до Просвітництва і критики монархії.
Aydınlanma bu olabilir mi...Cela peut-il être l'illumination...
Aydınlanma bu olabilir mi...Kann dies Erleuchtung sein ...
Aydınlanma bu olabilir mi...¿Puede haber iluminación sin luz?
Aydınlanma, bu terimi kullanıyoruz,Estamos utilizando este término, iluminación.
Aydınlanma, bu terimi kullanıyoruz,Si l'illumination - nous utilisons ce terme, "illumination"-
Aydınlanma, bu terimi kullanıyoruz,Wenn Erleuchtung ... Wwir verwenden diesen Ausdruck, 'Erleuchtung',
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.C'est particulièrement évident à l'ouest, en commençant par l'Angleterre et la Hollande au temps des Lumières.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.É especialmente evidente no Ocidente, a começar na Inglaterra e na Holanda na época do Iluminismo.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.E evident în Vest mai ales, începând cu Anglia și Olanda în vremea Iluminismului.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Es ist besonders offensichtlich im Westen, beginnend mit England und Holland um die Zeit der Aufklärung.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Es muy evidente en Occidente empezando con Inglaterra y Holanda alrededor de la era de la Ilustración.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Het is vooral duidelijk in het westen, beginnend bij Engeland en Nederland rond de tijd van de Verlichting.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Je to zvláště patrné na Západě, a začalo to v Anglii a v Holandsku v období osvícenství.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.특히 계몽시대에 영국과 네덜란드에서 번져나가기 시작한 서양권에서 두드러지게 나타납니다.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Különösen világos ez Nyugaton, kezdve Angliával és Hollandiával a Felvilágosodás kora körül.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Szczególnie widoczny na Zachodzie, rozpoczęty w Anglii i Holandii, w okolicy epoki Oświecenia.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Είναι ιδιαίτερα εμφανές στην Δύση, αρχίζοντας με την Αγγλία και την Ολλανδία κοντά στην εποχή του Διαφωτισμού.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Зокрема це було помітно на Заході, в Англії та Голландії у часи Просвітництва.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Особенно очевидно это было на Западе, начиная с Англии и Голландии в течение Эпохи Просвещения.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Особено очевидно е в Запада, започвайки от Англия и Холандия около времето на Просвещението.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.זה בולט במיוחד במערב, החל מאנגליה והולנד, בערך בתקופת ההשכלה.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.إنها دليل خاص في الغرب , إبتداء من إنجلترا وهولندا تقريباً في عصر التنوير .
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.特に西洋では顕著です では数千年から数年のスケールで
Aydınlanmadan sonra, günümüzde, kraliyet ailelerine yaklaşımımız oldukça farklı. .Trudno rozumieć Oświecenie w inny sposób: nie będziemy już postrzegali rodziny królewskiej jak dawniej.
Aydınlanma (derece)Lyssetting (grader)
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.C'est une épidémie fictive
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.그것은 지성의 계몽주적 관점이었죠.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.la visione illuministica dell'intelligenza )
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Még mindig tételekre oktatjuk gyermekeinket.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.O mejor en grupos más pequeños que en grupos grandes. O a veces prefieren estar por su cuenta.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Pencerahan pandangan kecerdasan.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.To je samo navidezno epidemija.