aydınlanma ile cümle

aydınlanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sarı renk güneş ışığının yanı sıra Hristiyanlık inancı ile gelen barışı ve aydınlanmayı temsil etmektedir.Keltainen väri symboloi kristinuskon tuomaa rauhaa ja valoa sekä myös auringonpaistetta.
Aydınlanma çemberi kutup noktalarına teğet geçer.Runoja valon polun kulkijoille.
Avrupa'daki Rönesans ve Aydınlanma dönemi boyunca, Yahudi toplumu içinde kayda değer değişimler yaşanmıştır.Valistuksen ajan Euroopassa myös juutalaisyhteisö koki merkittäviä muutoksia.
Bu aydınlatmanın hedefi bombalanacak yerin aydınlanması için kullanılıyordu.Tämä mahdollisti visuaalisesti kohteen pommittamisen.
Burada her şey yavaş yavaş aydınlanmaya başlar.Lampi on kasvamassa vähitellen umpeen.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Το slogan ήταν το hashtag #LightUp.
Yakınlarında bulunan değişen yıldız V380 Orionis'in ışığı ile aydınlanmaktadır.Είναι νεφέλωμα ανάκλασης, καθώς το φως του είναι ανακλώμενο φως του μεταβλητού αστέρα V380 Ωρίωνος.
Fakat bu, Aydınlanma dönemine kadar farklı bir tarzda ortaya çıkmadı.Δεν κάνει σημάντικες εμφανίσεις μέχρι την ημέρα της εκλείψεως.
Makedonya Cumhuriyetinde ise 24 Mayıs günü Aziz Kiril ve Metodius Aydınlanma Günü olarak kutlanmaktadır.Η Ημέρα της Βιβλιοθήκης είναι η 24η Μαΐου, ημέρα των ιεραποστόλων Αγίων Κύριλλου και Μεθόδιου.
Fakat Berjon'un stiline aydınlanma çağında adapte olduğunu gösterirler.Blondel moderniserede byen i Oplysningstidens æstetik.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Gautama Buddha er altid afbilledet tynd.
Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür.I islam er den symbol for visdom.
Albus, Latince "beyaz" anlamına gelir ve bilgelik ile aydınlanmayı temsil eder.Albus er latin, og betyr «hvit».
Bahçede aydınlanmayı da sağlar.Belysning ble montert i parken.
Sanskrit Bodhisattva kelimesi "aydınlanma ('bodhi') ve gerçek ('sattva')" kelimelerinden oluşmuştur.Satyagraha er sammensatt av sanskrit-ordene Satya («sannhet»] og Graha (fastholde).
Tarih araştırmaları Aydınlanma Çağı'nda ve Romantik dönemde değişmiştir.Tegnér virket i overgangen mellom nyklassisimen og romantikken.
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Diyakini bahwa 250 tahun setelah Pencerahan Buddha Gautama, Raja Asoka mengunjungi Bodh Gaya.
1762-1796 yıllarında hüküm süren II. Katerina, Rus Aydınlanma Çağı'nın önderliğini yaptı.Yekaterina II ("yang Agung") memerintah 1762–96, memimpin pada Zaman Pencerahan Rusia.
Bu akımın sonucu olarak, Avrupa'da bilimsel ilerlemeler kaydedildi (Aydınlanma Çağı ve Bilimsel devrim).Zaman ini dipandang sebagai kelahiran kembali (renaisans) dari ilmu pengetahuan serta kajiannya di Eropa.
Aydınlanma Çağı'nın en önemli kişiliklerinden biri.Ông là một trong những nhân vật quan trọng của thời kỳ Khai sáng.
Bu üç tür aydınlanmaya ulaşmak için bazı yollar vardır.Để đến được ngọn hải đăng này có rất nhiều cách.
Cumhuriyet Aydınlanmasında Öncü Kadınlarımız.Cô đã trở thành cô gái Cộng hòa Séc đầu tiên đăng quang Hoa hậu thế giới.
Yine, Encyclopédie Aydınlanma Çağı düşüncesini temsil açısından diğer her şeyden ünlüdür.Encyclopédie nổi tiếng nhất vì đại diện cho tư tưởng của Khai sáng.
Bu çalışma on sekizinci yüzyıl İspanya'sında aydınlanma yaşatan bir eleştiri oldu.Vấn đề đó đã dẫn đến một cuộc khủng hoảng lương tâm ở Tây Ban Nha thế kỷ 16.
Kavramsal netlik olması açısından, aydınlanma enerjisini ya da enerjiyi düşünmek yerine fotonlar düşünülür.概念の明確化のため、光度エネルギーあるいは輝度ではなく、光子を用いて考える。
Aydınlanma Çağı'nın önde gelen temsilcilerindendir.光の過去のアルバイト先の先輩。
Aydınlanmaya ulaşılacak veya zorlanılacak bir şey değil sadece olan (happen) bir şeydir.これは弓術のみならず馬術も兼ね備えていなければ嗜む(たしなむ)ことが出来ないからである。
Avrupa'daki Rönesans ve Aydınlanma dönemi boyunca, Yahudi toplumu içinde kayda değer değişimler yaşanmıştır.在欧洲文艺复兴与启蒙时期,犹太社群发生了重大变化。
Hem uygulama hem de aydınlanma pek de mümkün değildir.廉吏可为而不可为,亶其然哉!
Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.명도는 빛의 밝기를 나타내는 지표이다.
Aynı zamanda aydınlanma çağının da ünlü bir düşünürüdür.시대를 앞서는 뛰어난 경영으로도 유명하다.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.אני צובע, אני בונה, אני מלחין באור.
Cumhuriyet Aydınlanmasında Öncü Kadınlarımız.ידועה כתקופת הזוהר של הרפובליקה.
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.
Bunların kişide tam olarak oluşmasının ancak ruhsal aydınlanma veya ruhsal uyanışla mümkün olduğu söylenir.כל זה אפשרי רק אם הגוף והנפש באמת נפרדים.
Fakat Berjon'un stiline aydınlanma çağında adapte olduğunu gösterirler.Умонастроението на Еврипид отговаря на светогледа на елинистичното време.
Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür.Златното слънце е символ на просвещението.
En azından zevk veren bir bahçe değildir ki aydınlanma arayışından şaşırtmasın".Ne štedite se ni u pokorničkim činima, ni u molitvenim bdjenjima.
Sarı renk güneş ışığının yanı sıra Hristiyanlık inancı ile gelen barışı ve aydınlanmayı temsil etmektedir.Tim simbolima označava se svjetlost i nada koju donosi kršćanstvo.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Kr. — Gautama Buddha postiže prosvjetljenje i počinje propovjedati.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.Ono znači: svjetlucanje, blistavost, sjaj.
Yakınlarında bulunan değişen yıldız V380 Orionis'in ışığı ile aydınlanmaktadır.Osvetľuje ju premenná hviezda V380 Orionis.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Slogan tohto roka je internetová skratka #JoinUs.
Bu yayın aydınlanmacı düşünceleri açıklayan bir yayındı.Publikovanie príbehu naňho upriamilo pozornosť Iluminátov.
Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.Impulzom bolo osvietenstvo a Francúzska revolúcia.
Cami iç kısmı 28 pencere ile aydınlanmaktadır.Ponoči je osvetljen z 28 lučmi.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Gautama Buddha je dosegel razsvetljenje (bodi) med meditiranjem pod svetim figovcem.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Šių metų šūkis yra "#LightUp" (lt.
Elektriğin icadından önce, mumlar, gaz lambalarıyla birlikte aydınlanmanın en önemli araçlarından olmuşlardır.Prieš išrandant elektrą, žvakės bei žibalinės lempos dažniausiai naudotos apšvietimui.
Yine alt kavuşum anına yakın günlerde gezegenin karanlık yüzünde çok hafif bir aydınlanma hissedilebilir.Ir tik dabar galima pamatyti viską, ką neseniai slėpė nakties tamsa.
Fransız Devrimi sonrasında Avusturya'da Aydınlanmacı görüşler askıya alındı.Prantsuse revolutsiooni järel näis valgustatud absolutism end olevat ammendanud.
Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.Ajastu tunnussõnaks on valgustus.
Aydınlanmanın ilk temsilcileri olarak genellikle Rene Descartes ve Gottfried Wilhelm Leibniz kabul edilir.Kolmeks peamiseks ratsionalistiks on tavaliselt René Descartes, Baruch Spinoza ja Gottfried Leibniz.
Ama artık Malthus'u geride bıraktım. Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Але я залишаю Мальтуса в минулому, тому що думаю, що приблизно через 150 років настане нове просвітлення.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Aber wie mir, allein gelassen mit der einsamen Kerze, ich blieb seltsam unaufgeklärten.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale co do mnie, sam na sam z samotności świecy, zostałem dziwnie ciemny.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale pokiaľ ide o mňa, o samote s osamelé sviečky, zostával som podivne neosvietenej.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale pokud jde o mě, o samotě s osamělé svíčky, zůstával jsem podivně neosvícené.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ampak, da bi me, ostal sam s samotno svečo, sem ostal čudno Neosvijetljen.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Dar pentru mine, rămas singur cu lumanarea solitare, am rămas ciudat neiluminate.

İlgili Sayfalar