aydınlan ile cümle

aydınlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aynı zamanda aydınlanma çağının da ünlü bir düşünürüdür.시대를 앞서는 뛰어난 경영으로도 유명하다.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.אני צובע, אני בונה, אני מלחין באור.
Cumhuriyet Aydınlanmasında Öncü Kadınlarımız.ידועה כתקופת הזוהר של הרפובליקה.
'Hiç kimse aydınlanamaz' ifadesinin önemi nedir?איך מי שלא מבין במשהו יכול להביע דעה?
İçinde var olan toplumsal düzen ile aydınlanmanın kritik tartışması da yansıtılmıştır.הרשימה עוררה ביקורת גם על הכללת אנשים שנויים במחלוקת.
Bunların kişide tam olarak oluşmasının ancak ruhsal aydınlanma veya ruhsal uyanışla mümkün olduğu söylenir.כל זה אפשרי רק אם הגוף והנפש באמת נפרדים.
Fakat Berjon'un stiline aydınlanma çağında adapte olduğunu gösterirler.Умонастроението на Еврипид отговаря на светогледа на елинистичното време.
Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür.Златното слънце е символ на просвещението.
En azından zevk veren bir bahçe değildir ki aydınlanma arayışından şaşırtmasın".Ne štedite se ni u pokorničkim činima, ni u molitvenim bdjenjima.
Her Şey Aydınlandı, Amerikalı yazar Jonathan Safran Foer'in 2002'de yayımlanan ilk romanıdır.Sve je rasvijetljeno prvi je roman mladog spisatelja Jonathana Safrana Foera, objavljen 2002. godine.
Sarı renk güneş ışığının yanı sıra Hristiyanlık inancı ile gelen barışı ve aydınlanmayı temsil etmektedir.Tim simbolima označava se svjetlost i nada koju donosi kršćanstvo.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Kr. — Gautama Buddha postiže prosvjetljenje i počinje propovjedati.
Yeryüzü onun görkemiyle aydınlandı.Želio sam znati zašto zvijedze sjaje.
Yalabımak fiili, parıldamak, aydınlanmak demektir.Ono znači: svjetlucanje, blistavost, sjaj.
Sarnath, Hindistan, Dhamma aydınlandıktan sonra Buda'nın ilk öğretisini verdiği yer.U blizini grada se nalazi Sarmat, mjesto gdje je Buda prvi put propovedao principe budizma.
Yakınlarında bulunan değişen yıldız V380 Orionis'in ışığı ile aydınlanmaktadır.Osvetľuje ju premenná hviezda V380 Orionis.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Slogan tohto roka je internetová skratka #JoinUs.
Bu yayın aydınlanmacı düşünceleri açıklayan bir yayındı.Publikovanie príbehu naňho upriamilo pozornosť Iluminátov.
Ölümü Hala Tam Aydınlanamadı".Z jej smrti sa nikdy nedokázal úplne spamätať.
Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketine büyük katkısı olmuştur.Impulzom bolo osvietenstvo a Francúzska revolúcia.
Cami iç kısmı 28 pencere ile aydınlanmaktadır.Ponoči je osvetljen z 28 lučmi.
Gautama Buddha burada aydınlanmaya ulaşmıştır.Gautama Buddha je dosegel razsvetljenje (bodi) med meditiranjem pod svetim figovcem.
Gece gerçekleştirilen ışık gösterileri ile gökyüzü aydınlanıyor, bir görsel şölen yaşanıyordu.Ponoči je celico obsijala svetloba in nastopili so novi čudeži.
Bu yılın sloganı hashtag içinde #LightUp (Aydınlanmak) olmuştur.Šių metų šūkis yra "#LightUp" (lt.
Elektriğin icadından önce, mumlar, gaz lambalarıyla birlikte aydınlanmanın en önemli araçlarından olmuşlardır.Prieš išrandant elektrą, žvakės bei žibalinės lempos dažniausiai naudotos apšvietimui.
Yine alt kavuşum anına yakın günlerde gezegenin karanlık yüzünde çok hafif bir aydınlanma hissedilebilir.Ir tik dabar galima pamatyti viską, ką neseniai slėpė nakties tamsa.
Hava aydınlandı.Ilm näib selginevat.
Fransız Devrimi sonrasında Avusturya'da Aydınlanmacı görüşler askıya alındı.Prantsuse revolutsiooni järel näis valgustatud absolutism end olevat ammendanud.
Sözü şimdi Aydınlanmanın parolası olmaktadır.Ajastu tunnussõnaks on valgustus.
Refrain Güneş yükselir O gün, Ve Kongo diyarı aydınlanır.Horisondi tagant tõuseb päike ja krahv sureb.
Aydınlanmanın ilk temsilcileri olarak genellikle Rene Descartes ve Gottfried Wilhelm Leibniz kabul edilir.Kolmeks peamiseks ratsionalistiks on tavaliselt René Descartes, Baruch Spinoza ja Gottfried Leibniz.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE — Adolescentes Esclarecidos Que Inspiram A Alimentação Inteligente.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - das heißt "Aufgeklärte und bewusste Teenager, die mit Köpfchen essen"
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- "Egyél bölcsen!"
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- Enlightened and Aware Teens Who Inspire Smart Eating.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- Enlightened and Aware Teens Who Inspire Smart Eating.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - Jeunes Conscients et Eclairés qui Inspirent une Alimentation Intelligente
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE, 영리한 식사를 고무시키는 깨어있는 청소년들.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE-- Ragazzi Documentati e Consapevoli che Ispirano un'Alimentazione Intelligente.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- razsvetljeni in zavedni najstniki, ki navdušujejo prehranjevanje s pametjo.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- Tineri Luminati si Constienti care Inspira Mancatul Inteligent.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE -- 'Verlichte en bewuste tieners die bewust eten inspireren'
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - Просветени и разбиращи тийнейджъри, които вдъхновяват умното хранене.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.EATWISE - сокращение, в переводе - дети которые едят умно.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.Grupa Świadome Nastolatki i Mądre Odżywianie.
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.شباب مستنيرون ومدركون .. هم الذين يلهمون الغذاء الذكي
AKILLICA YE (EATWISE) - Akıllıca yemek yemeyi aşılayan aydınlanmış ve farkında gençlik.子供たちに教えなきゃいけないのです
Ama artık Malthus'u geride bıraktım. Çünkü 150 yıl içerisinde yeni bir aydınlanma yaşayacağımızı düşünüyorum.Але я залишаю Мальтуса в минулому, тому що думаю, що приблизно через 150 років настане нове просвітлення.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Aber wie mir, allein gelassen mit der einsamen Kerze, ich blieb seltsam unaufgeklärten.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale co do mnie, sam na sam z samotności świecy, zostałem dziwnie ciemny.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale pokiaľ ide o mňa, o samote s osamelé sviečky, zostával som podivne neosvietenej.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ale pokud jde o mě, o samotě s osamělé svíčky, zůstával jsem podivně neosvícené.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Ampak, da bi me, ostal sam s samotno svečo, sem ostal čudno Neosvijetljen.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Dar pentru mine, rămas singur cu lumanarea solitare, am rămas ciudat neiluminate.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."De nekem egyedül maradt a magányos gyertya, én továbbra is furcsán világitó.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'하지만 나에게, 고독한 촛불을 혼자, 나는 이상하게 진상을 모르는 있었다.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Maar als voor mij, alleen met de eenzame kaars, bleef ik vreemd onverlicht.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mais quant à moi, laissé seul avec la bougie solitaire, je suis resté étrangement ignorants.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı.'Ma quanto a me, lasciato solo con la candela solitaria, sono rimasto stranamente non illuminata.
'Ama bana göre, tek başına bir mum yalnız bıraktı, ben garip aydınlanmamış kaldı."Mas, como para mim, deixado sozinho com a vela solitária, fiquei estranhamente ignorante.

İlgili Sayfalar