Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Wiemy, że popierał Oświecenie i był krytyczny wobec monarchii.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Знаем, че той е бил съпричастен към Просвещението и критиките към монархията.
Aslında, sanatçının aydınlanmaya sıcak baktığını ve monarşi rejimine eleştiriler getirdiğini biliyoruz.Насправді ми знаємо, що він був близьким за духом до Просвітництва і критики монархії.
Aydınlanma bu olabilir mi...Cela peut-il être l'illumination...
Aydınlanma bu olabilir mi...Kann dies Erleuchtung sein ...
Aydınlanma bu olabilir mi...¿Puede haber iluminación sin luz?
Aydınlanma, bu terimi kullanıyoruz,Estamos utilizando este término, iluminación.
Aydınlanma, bu terimi kullanıyoruz,Si l'illumination - nous utilisons ce terme, "illumination"-
Aydınlanma, bu terimi kullanıyoruz,Wenn Erleuchtung ... Wwir verwenden diesen Ausdruck, 'Erleuchtung',
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.C'est particulièrement évident à l'ouest, en commençant par l'Angleterre et la Hollande au temps des Lumières.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.É especialmente evidente no Ocidente, a começar na Inglaterra e na Holanda na época do Iluminismo.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.E evident în Vest mai ales, începând cu Anglia și Olanda în vremea Iluminismului.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Es ist besonders offensichtlich im Westen, beginnend mit England und Holland um die Zeit der Aufklärung.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Es muy evidente en Occidente empezando con Inglaterra y Holanda alrededor de la era de la Ilustración.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Het is vooral duidelijk in het westen, beginnend bij Engeland en Nederland rond de tijd van de Verlichting.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Je to zvláště patrné na Západě, a začalo to v Anglii a v Holandsku v období osvícenství.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.특히 계몽시대에 영국과 네덜란드에서 번져나가기 시작한 서양권에서 두드러지게 나타납니다.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Különösen világos ez Nyugaton, kezdve Angliával és Hollandiával a Felvilágosodás kora körül.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Szczególnie widoczny na Zachodzie, rozpoczęty w Anglii i Holandii, w okolicy epoki Oświecenia.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Είναι ιδιαίτερα εμφανές στην Δύση, αρχίζοντας με την Αγγλία και την Ολλανδία κοντά στην εποχή του Διαφωτισμού.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Зокрема це було помітно на Заході, в Англії та Голландії у часи Просвітництва.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Особенно очевидно это было на Западе, начиная с Англии и Голландии в течение Эпохи Просвещения.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.Особено очевидно е в Запада, започвайки от Англия и Холандия около времето на Просвещението.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.זה בולט במיוחד במערב, החל מאנגליה והולנד, בערך בתקופת ההשכלה.
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.إنها دليل خاص في الغرب , إبتداء من إنجلترا وهولندا تقريباً في عصر التنوير .
Aydınlanma çağında, İngiltere ve Hollanda'dan başlayarak, özellikle batıda aşikardır.特に西洋では顕著です では数千年から数年のスケールで
Aydınlanmadan sonra, günümüzde, kraliyet ailelerine yaklaşımımız oldukça farklı. .Trudno rozumieć Oświecenie w inny sposób: nie będziemy już postrzegali rodziny królewskiej jak dawniej.
Aydınlanma (derece)Lyssetting (grader)
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.C'est une épidémie fictive
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.그것은 지성의 계몽주적 관점이었죠.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.la visione illuministica dell'intelligenza )
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Még mindig tételekre oktatjuk gyermekeinket.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.O mejor en grupos más pequeños que en grupos grandes. O a veces prefieren estar por su cuenta.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.Pencerahan pandangan kecerdasan.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.To je samo navidezno epidemija.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.האופן שבו ה"נאורות" ראתה אינטליגנציה.
Aydınlanma döneminin bilgiye dair görüşüydü.لرؤية التنوير عن الفكر.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.Dan dalam keadaan ekonomi Revolusi Industri.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.De la ce? De la chestii plicticoase. La scoală, în cea mai mare parte.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.계몽주의 시대의 지적문화 속에서 생겨났어요. 그리고 경제 상황은
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.Και τις οικονομικές συνθήκες της βιομηχανικής επανάστασης.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.И в экономических условиях Промышленной Революции.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.בתרבות האינטלקטואלית של תקופת הנאורות, ובנסיבות הכלכליות של המהפכה התעשייתית.
Aydınlanma döneminin düşünsel kültüründe ve Sanayi Devriminin ekonomik koşullarında tasarlandı.في اطار التثقيف والتنوير أضف إلى ذلك الظروف الإقتصادية للثورة الصناعية.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Det er det regulerende grundprincip for Oplysningstiden.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.E' il principio che regola alla base l'Illuminismo.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.E principiul de bază impus de Iluminism.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Es el principio básico que regula la Ilustración.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Es ist das grundlegende steuernde Prinzip der Aufklärung.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Het is het basisregulerende principe van de Verlichting.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Jest to podstawowa zasada regulująca Oświecenie.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Je tím základním regulačním principem Osvícenství.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Je to základný regulačný princíp Osvietenstva.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.그것은 유럽의 계몽운동을 규제했던 기본 원칙이었지요.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Nó là nguyên tắc điều chỉnh căn bản của thời kì Khai Sáng
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Είναι η βασική ρυθμιστική αρχή του Διαφωτισμού.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Това е основният регулативен принцип на Просвещението.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.Это основной принцип Просвещения.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.זהו כלל הברזל שביסוד הנאורות.
Aydınlanmanın en temel prensibidir.إنه المبدأ التنظيمي الأساسي للتنوير الفلسفي.